"Her gün yeni tehditler etrafında yapılan devasa askeri üsler, devasa askeri uçaklar, uçak gemileri, füzeler sadece cihad azmini körüklüyor. Düşman sayende vurduğunda vurulacağını da öğrendi. Artık daha temkinli hatta daha korkak... Vampir melun Netenyaho hem müminleri hem de münafıkları isim isim saymakla kalmadı Birleşmiş Milletlerde haritalarla bütün dünyaya gösterdi..."
Bu işin tabiatı böyle. Eğer gerçekten iman ettiysen çok ağır bir imtihana tabi tutulacaksın. Sarsıcı fırtınalara maruz kalacaksın. Sadece kâfirlerle değil onlardan daha eşedd olan münafıklarla da savaşmak zorunda kalacaksın.
Hem içerden hem dışardan vurulacaksın. Bu imtihana seninle beraber tabi tutulanların bir kısmı (imanı zayıf olanlar) seni terk edecek. Hatta bazıları karşı saflara geçecek. Çember giderek daralacak ve sen umursamayacaksın. Çünkü sen "İnna Ale’l-Ahd" demişsin bir kere.
Sendeki imanın idrakinde olamayanlar; bu kuşatılmışlığına, zayıflığına imkânsızlıklarına düşmanın cesametine, vahametine bakarak sana acırlar. “Keşke teslim olsa da canını cananını kurtarsa” derler. Oysa sen zaten teslim olmuşsun Âlemlerin Rab’ına.
Sen, bütün bu olup bitenleri, tehdit ve tehlikeleri imtihanın şiddetine sayar ödülün büyüklüğü karşısında hafife alırsın. Belayı bal bilip kana kana içersin. Makammış, koltukmuş, sınırlarmış, vatanmış ki hiç biri canından ve ciğerparelerinden kıymetli değil hepsini gözden çıkarmışsın. Çünkü gözünü rabbinin rızasına ve mükâfatlarına dikmişsin. Başka bir şey görmüyorsun.
Ahiret yurduna diktiğin gözlerin dünya yurdunu görmeyince onlar seni kör ve sağır zannediyorlar. Çünkü onların seni korkutmaya çalıştıkları vahşeti görmüyor, nasihatlarını duymuyorsun. Kâfirler ve münafıklar seni öldürdüklerini sanarak aslında seni ölümsüzleştiriyorlar. Sen gözünü kırpmadan ölüme gitmiyor ölümü öldürmeye gidiyorsun.
Her gün yeni tehditler etrafında yapılan devasa askeri üsler, devasa askeri uçaklar, uçak gemileri, füzeler sadece cihad azmini körüklüyor. Düşman sayende vurduğunda vurulacağını da öğrendi. Artık daha temkinli hatta daha korkak.
Sen Allah için en azizlerini verdiğinde keşke daha azizi de olsaydı verseydik diye hayıflanıyorsun. Mesela keşke Seyyid Hasan Nasrallah’tan, Serdar Kasım Süleymani’den daha azizlerimiz olsaydı da onları da bu uğurda verebilseydik diyorsun.
Ahiret inancı olmayan ya da sadece dillerinde olup henüz kalplerine yerleşmemiş olanlar seni asla anlayamaz ve takdir edemezler.
Büyük şeytan askeri malzemeleri müminleri kuşatmak için bölgeye nakledince ancak kendi dostlarının korkusu artar. Çıkması muhtemel bir savaşta arada telef olmaktan korkarlar. Oysa Müminler zaten Allah’tan korktukları için kalplerinde başka korkuya zerrece yer kalmamıştır.
Eskiden Müslümanlar arasındaki münafıkları tanımak bilmek kolay değildi. Ama şimdi vampir melun Netenyaho hem müminleri hem de münafıkları isim isim saymakla kalmadı Birleşmiş Milletlerde haritalarla bütün dünyaya gösterdi.
Melun Netenyaho ve büyük şeytan ABD başkanın sevgisini, takdirini muhabbetini kazananlara yazıklar olsun. Nefretini kazananlara selam olsun! (Emin Güneş - Hürseda)