Kadere İman eden, kederden emin olur Biismihi Subhanehu Kadere İman, insan için en büyük huzur kaynağıdır. Bu manada kadere İman eden birisi, kederden ve üzüntüden emin olur, rahatlığa kavuşur, nitekim Resulullah (sav) bir Hadisi Şerifinde bu gerçeğe dikkat çekerek ‘’Kadere İman kaygı ve üzüntüyü giderir.’’ buyurmuşlardır.
Amentudeki ‘’Ve bil kaderi heyrıhı ve şerrihı minellahi teala‘’ya iman eden insan gerek kendi nefsinde gerek gözüne çarpan herşeyde gaybi bir el olduğunu ve nice hikmetlerle dolup taştığını ve hepsininde sonunun güzel neticeler verdiğini düşünür.
‘’Kaderin herşeyi güzeldir’’ diyerek başına gelen tüm hadiselerin altında rahmet ve hikmeti arar. Demek dünya ve ahiret saadetini, mutluluğunu ve huzurunu isteyen Allah (cc)’a tevekkül eder tüm sıkıntılardan kurtulur. Kaybettiğine gam çekmez, kaçırdığı şeylere ah! etmez böyle olmasaydı şöyle olurdu, yada şöyle olsaydı böyle olmazdı! gibi lafların ruha sıkıntı vermekten başka fayda sağlamadığını bilir ve geçmişin yükünü sırtından atar.
Kader kalemini elinde bulunduran Allah (cc) güvenerek ileriye doğru tüm samimiyetiyle yola koyulur, huzur bulur. Canab-ı Hak hayrı ve şerri (itaat ve günahı) ve bu iksinin hallerini öğretip bunlardan birini tutmak için irade-i cüziye yani tercih hakkı verdi. Nefsini teskiye eden (kötülüklerden temizleyip faziletlerle dolduran) kurtuldu. Nefsini günahta, cehalette ve delalette bırakan ziyan etti. (Şems Suresi 7-10) buyurur.
Bu ayeti celile çerçevesinde anlaşılan iyi kimse iyilik yapmak isterse Allah-u Teala irade edip yaratır, kötü kimse kötülük yapmak isteyince yine Allah-u Teala yaratır. İnsan irade-i cüziyesini kullanarak iyilik yaratılmasını isterse ve öyle amel ederse sevap, kötülük yaratılmasını isterse günah kazanır. Bediüzzaman Hazretleri Mesnevi-i Nuriye isimli eserinde şöyle der: ‘’İlem eyyuhel aziz! Nefis daima ızdıraplar, kalaklar içinde evhamdan kurtulup tevekküle yanaşmıyor. Hükmü kadere razı olmuyor halbuki her türlü ameli kalem-i kaderle cephesinde yazılıdır. İsterse başını taşa vursunki o yazıları silsin fakat başı kırılır yazılara birşey olmaz ha! Bu noktada insanın imdadına yetişebilen tek yardımcı hakkındaki İlahi takdire imandır. Kadere hakiki manada iman eden biri ihtiyaçlarının ve korkularının hasıl ettiği manevi baskıları ve ağır yükü zihninden çıkarıp tabiri caiz ise kader şelalesine damlatır ve suyu akışına bırakır. Hem zihni hem de kalbi ve ruhu sükun ve rahata kavuşur. Bu misalin açığa kavuşması babından şu hadiseyi de aktaralım inşaALLAH. Resullullah (s.a.v) bir bedeviye ‘’Deveni ne yaptın?’’ diye sorunca O da : ’’Allah’a tevekkül edip kendi haline bıraktım dedi‘’ Bedeviye ‘’Deveni sıkı bağla ve sonra tevekkül et‘’ diye buyurdu.
Tabi nefis rahat bırakır mı? Vesvese ile şöyle dedi: ’’Peki anladım kaderin herşeyi güzeldir hayırdır. Ondan gelen şer de hayırdır, çirkinlikte güzeldir fakat şu dar-ı dünyadaki musibetlere ne demeli, hikmet bunun neresinde? Elcevap: Mesnevi’deki çok manidar bir ifadeyi daha hatırlayalım isterseniz: “Meraya tecavüz eden koyun sürüsünü çevirmek için çobanın attığı taşlara musab olan bir koyun, lisan-ı haliyle, ‘Biz çobanın emri altındayız! O bizden daha ziyade faydamızı düşünür! Madem onun rızası yoktur; dönelim’ diye kendisi döner, sürü de döner. Ey nefis! Sen o koyundan fazla asi ve dall değilsin! Kaderden sana atılan bir musibet taşına maruz kaldığın zaman; ‘İnna lillahi ve innâ ileyhi raciun’ söyle ve merci-i hakikîye dön! İmana gel! Mükedder olma! O seni senden daha ziyade düşünür!” Demek başına gelen belalar çektiğin sıkıntılar helal daireden çıktığından hep dine uygun olmayan uygun işlerindendir.
Yani işlediğin günahlar sebebiyle başına bunlar geliyor. Sonrada kader böyleymiş dersin, kendi suçunu kadere yüklersin. Kadere iman okadar lezzetli saadetlidir ki tarif edilmez. Netice olarak ilah takdirin (Kaderin) herşeyi güzeldir, doğruyu bulmaya yardımdır, bu hakikati yakalayıp ona teslim olan bir insan herşeyde ilahi kaderin hikmet ve adaletini görür. Hem zaten kaderin iman esasları arasına girmesinin bir diğer hikmeti de, insanı hayatının ağır yüklerinden kurtarıp ruhuna bir rahatlık ve hafiflik vermesidir.
Emrullah Emin / HÜRSEDA HABER
Emrullah Emin
07.02.2010 00:00