İnsanların hayatı amaçları çerçevesinde belli bir mücadelenin verilmesini gerekli kılmaktadır. Bir şekilde her insan bu mücadeleyle hayata bağlanmaktadır. Yine bu mücadele ile yapıp etmelerini gerçekleştirmektedir. Öyle ki bu insanda belli bir alışkanlık ve anlayış haline gelebilmektedir. Ve sonunda insan edinmiş olduğu bir anlayışın ürünü olarak yaşamaya çalışır. İnsan anlayışının ne olduğunu çok iyi bilmelidir.
Müslümanların mücadelesinin özünde ve temelinde Allah sevgisi, peygamber sevgisi ve İslam’a hizmet edebilme sevgisi vardır. Yaşamlarını ve yapıp ettiklerini bu çerçevede gerçekleştirmeye çalışır. Bir bakıma hayat gaye ve mücadeleden ibarettir her biri kendi amacına ulaşma mücadelesi verir. Müslümanların hizmet ve çalışmaları daima Allaha davet ve Resule (sav) yolculuk merkezlidir. Bu uzun soluklu ve uzun vadeli bir süreç olduğu için Müslümanların ciddi bir mücadele anlayışı ve ruhuna sahip olmaları gerekmektedir. Süreçte yaşanılabilecek her türlü sıkıntı ve olumsuzlukları ve sebeplerin ağırlıklarını göğüsleyebilmek için böyle bir mücadele ruhuna ihtiyaç vardır. Amaç ve hedef ne kadar büyük, yüce, kutsal ise mücadele o oranda büyük, yüce ve kutsal olacaktır. Bu mücadeleyi aynı azimlilik, kararlılık, yararlılık ve kutsallıkla sürdürebilmek, ve mücadele ruhuna sahip olabilmek için şu üç şeyi çok iyi anlamak gerekmektedir. Bunun doğru şekilde anlaşılması ve içselleştirilmesi mücadele ruhunu sağlayacaktır. Bunlar; bir muhasebe yetisinin geliştirilmesi, iki sorumluluklarını öğrenme ve üç aceleci olmamak.
İnsanlar gerek kişisel gerekse ait oldukları camia ve topluluklarda İslam’a hizmet çalışmalarında bulunurken aynı zamanda bir mücadele örneği de sergilemektedir. Her camianın kendisine uygun belirlenmiş bir mücadele şekli, karakteri ve anlayışı vardır. Her fert ve birey bu mücadelenin bir parçası olmak durumundadır. Yararlı ve başarılı çalışmalarda bulunabilmek için mücadeleyi benimsemek gereklidir. Fertler kendi güç, yetenek, bilgi ve potansiyeli ile bunu ortaya koymaya çalışır. Bazıları da buna ayak uydurmakta zorlanabilir. Mücadele ne kadar anlaşılır ve ne kadar içselleştirilir, özümsenir ve kabullenilirse o kadar zevkli hale gelir, kolaylaşır ve kişi yaptıklarından büyük mutluluk duyar. Mücadeleyi benimsemiş olmak kalıcı işler başarmak demektedir. Hizmet çalışmalarının anlamlı, yararlı, kalıcı ve başarılı olması mücadele ruhuna bağlıdır.
Bunlardan birincisi muhasebe yetisini geliştirmektir. Her Müslüman kendisini yaratan Rabbine karşı sorumlu olduğunu onun gözetiminde olduğunu, düşüncelerinden bile haberdar olduğunu, bütün yapıp ettiklerinden hesaba çekileceğini bilir ve bunun bilincini taşır. Allah’ın rızasını kazanabilme derdi ve endişesiyle hayatını yaşama ve amacına ulaşma kararındadır. Allaha ve peygambere (sav) olan sevgi ve iştiyakı içinde bir volkan gibi kaynamakta kaynayışın vermiş olduğu coşku ile Allah’ın emirleri doğrultusunda ve peygamberin direktifinde ve kontrolünde hayatını, eylemlerini, düşünce ve duygularını ilahi bir nefesle ve manayla anlamlandırmaya gayret etmektedir. Hep dolu dolu yaşama ve yaşatma anlayışında, iman şuuruyla ahiretin imarıyla meşgul olurken dünyasını da ihmal etmez. Dünyasındaki nasibin kendisini Allaha ulaştıracak nitelikte olmasına dikkat eder aynı zamanda dünyayı da ahiretin tarlası olarak imar etme anlayışında olur. Hayatı ve dünyayı Allah ve Peygamber (sav) Efendimizin emir ve öğretileri doğrultusunda şekillendirmeye imar etmeye çalışır. Hayata ilahi bir nefes, ruhani bir boyut, ahiret şuuru ve bilinci kazandırmaya, yaratılışın gaye ve amacını tam anlayabilme idraki kazandırma gayretinde olur. Böylece yaşadığı her andan büyük bir haz ve mutluluk duyar.
Allah’ın teveccühünü kazanabilme beklentisiyle islam adına hizmet çalışmalarında bulunurken gönülden ve özveriyle hareket etmeli. Kendisi ve yaptığı çalışmalar adına her gün daha iyi ve mükemmelin olması, gelişip olgunlaşması ve teveccüh görebilmesi için daha bir arzu ve şevkle katkıda bulunmalıdır.
Her gün yeni bir fırsat ve yeni bir hayattır, bunu en anlamlı bir şekilde değerlendirme anlayışı içinde bulunulmalıdır. Her yeni günü yeni bir fırsatmış gibi görebilmek ve değerlendirmeğe tabi tutmak gerekir. İnsanlar bireysel ve ait olduğu yerdeki çalışmalar adına her gün kendisini sorgulayabilmelidir. Bireysel anlamda tekâmül ve gelişme kazanabilmesi çalışmalarında daha hayırlı ve başarılı olabilmesi için bu muhasebe yetisini geliştirmelidir. Muhasebe insandaki dikkati hareke geçirir, sorumluluk bilincini uyandırır insanın yenilenmesini sağlar. İnsanı yeni güne hazırlayacak olan muhasebe yetisidir. Yeni güne ne kadar hazırlıklı ve hazır girilirse o günden o kadar istifade edilebilir. O zaman her gün düzenli olarak muhasebeyi yapmalıyız. Bu bizlerde meleke ve bir anlayış haline gelene kadar istikrarlı olarak devam etmeliyiz. Bu aynı zamanda bir sorumluluktur.
Muhasebe becerisini kazanma sayesinde, kendini daha iyi ve derinden anlayabilme ve görebilme imkanı yakalanır. Bireysel olarak Allah’ın emrettiği şekilde hareket edebiliyor muyum? Tüm yapıp ettiklerimde Allah’a ait bir şuur ve derinlik var mı? bunu gösterebiliyor muyum? Eksik ya da hatalarımın ne kadar farkındayım? Ya tüm yapıp ettiklerimde nefsimden bir pay bulaşmışsa ben ne yaparım? Bildiklerimi ve öğrendiklerimi yaşayabiliyor muyum? Yaşayamıyorsam neden bunu yapmıyor yapamıyorum. Hep Allah’ın rızasını gözetme dikkati ve endişesi içinde bulunarak, kendi açısından meseleyi daha iyi anlamaya çalışarak doğru ve eksik yönlerini tespit etmelidir. Yapmakta olduğu bu muhasebe ile o günün tüm stres, yorgunluk, tüm çevresel etkenlerinden kurtularak düşünce ve düşünme dimağını yenileyerek duygularını ilahi teveccüh arzusu ile besleyerek yarına net bir kafa ve ruhla tap taze bir imanla dolu gönülle yenilenmiş olarak başlayabilmesi için mutlaka muhasebe yapmalıdır.
Müslümanların çalışmalarında daha hareketli, hayırlı ve yararlı olabilmesi, almış olduğu görev ve sorumluluklara kendini tam verebilmesi, kendisindeki bilgi, yetenek ve tecrübeleri aktarabilmesi, muhatap olduğu insanları oldukları gibi kabul ederek anlayabilmesi, çalışmaların insanlar tarafından daha iyi anlaşılmasının sağlanabilmesi içinde kendimizi hesaba çekip sorgulamalıyız. Ben bu işe ne kadar istekli ve gönüllüyüm? Kendimi her gün aynı coşku, heyecan ve fedakârlıkla verebiliyor muyum? Her şeyin daha güzel ve anlaşılır olması için kendimden ne kadar fedakârlık yapıyorum, dahasını yapamaz mıyım? Bunun için kendimi hiç zorluyor muyum? Bütün yapıp etmelerimle bu işin olabilmesi için ne kadar samimi ve istekliyim? Yorgunluk, stres her türlü olumsuz etkenlerde ve çeşitli engeller karşısında kendimi ne kadar motive ederek çalışmalarıma verebiliyorum çalışma esnasında hatalarım, eksiklerim yapamadıklarım nelerdir. Benden kaynaklanan çeşitli nedenlerle çalışmalara zararım dokunuyor mu? Çalışmalara ne kadar yararlıyım, insanlar benden memnun mu veya değil mi? Değil se nedenleri nelerdir. Çalışmalarda daha faydalı ve etkili olamaz mıyım? Yapılanları bir ibadet gibi algılıyor ve o şuurla yapıyor muyum? Kişisel engellerimi her zaman aşabiliyor muyum? Dünyayı bir amaç değil bir araç olarak görebilmeli, bunu kendime sorun etmemeli, kendimi her konuda ikna edebilmeliyim bunu mutlaka öğrenmeliyim diyerek hep daha iyi bir çalışmanın içinde olmayı ve başarının sağlanabilmesini amaçlıyor muyum? Tüm bunlar ancak muhasebe yetisinin geliştirilmesiyle olacaktır. Bu yeti sayesinde her şeye dolu dolu başlayabilecek ve yeni günde ki fırsatları en yüksek düzeyde değerlendirme imkanı yakalanacaktır.
Kişinin her gün düzenli kendisini sorgulaması ruh dünyasında bir derinlik arz edeceğinden, yapıp ettiklerini Allah nazarında ve ihsan şuuruyla, ben ne ediyorum ne yapıyorum ne haldeyim, nefsim ne durumda diyerek hep bir endişe ve dikkat içerisinde olmasını sağlayacaktır. Allah için hep daha iyi biri olma hevesiyle, hep daha iyisini isteyerek kendini yeterli görmeme, çalışmalarında başarılı olabilmek adına daha fazla fedakârlıkta bulunma, dünyadan nasibini azaltarak katkıda bulunmayı bir ibadet görebilmeyi sağlar muhasebe yetisi.
Muhasebe yetisi mücadeleye yeni bir katkı olacağından kişi çalışmalarında, mücadelesinde her gün daha büyük bir performans gösterecek, ruhen hizmete hazır hale gelmiş olacak Allah’ın davasını Resulünün sünneti çerçevesinde yaşayabilecek ve temsil edebilecektir.
(SUSANINGULLERI.BIZ)