CHP İstanbul Milletvekili Fatma Nur Serter ve Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz üniversiteye giriş sınavında yerleştirme puanlarının hesaplanmasında kullanılan katsayı uygulamasının kaldırılması kararının iptali ve yürütmenin durdurulması için Danıştay’da ayrı ayrı dava açtı.

28 Şubat darbesinin eğitim üzerindeki vesayetin devamını isteyen CHP, geçmişte yaptığı gibi, halkın yararına olan bir karara karşı çıkarak aynı dili konuşan, aynı dine mensup, aynı tarihi ve kültürü paylaşan insanları, sudan ucuz bahaneler yüzünden ayrıştırmaya çalışıyor.

CHP anayasal bir hak olan eğitim hakkını akıl ve mantık dışı, çağın gerisinde kalmış, paranoyak bir zihniyetle Danıştay’a taşıyarak, halktan ve değerlerinden ne kadar uzak, topluma ne kadar yabancı olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

CHP normalleşen Türkiye’de normal olmayan ancak kendisinden beklenen çıkışı yaparak bu ülkenin değerlerine ne kadar sahip çıktığını bir kez daha göstermiştir. Yaptıkları kronik İmam Hatip düşmanlığı şeklinde algılanabilecek bir davranıştır.

Seçim sürecinde ve sonrasında yaptıkları açıklamalarda sürekli, herkesin özgür olacağı, herkesi kucaklayacağı, kimseyle problemleri olmadığını dile getiren CHP yönetiminin bu davranışı en azından kendi özgürlük söylemi ile çelişmektedir.

Türkiye’de anayasa güvencesiyle her vatandaşın eşit olduğu ilkesine rağmen, yıllardır devlet eliyle kurulmuş İmam Hatip Liseleri başta olmak üzere tüm meslek liselerinin üniversite giriş sınavında eşit haklara sahip olunmasına karşı çıkılmakta. Yeni düzenleme ile bu adaletsizlik giderilmişken, bu tavrın CHP’nin genel yapısının değişmediğini göstermektedir.

İmam Hatip düşmanlığı, başörtüsü düşmanlığı, dindarları çekememe hastalığı... Bunlar CHP’nin kanında var. 13 yıldır süregelen katsayı ve benzeri uygulamalar ile yüz binlerce gencimiz mağdur edildi ve “kayıp nesil-kayıp dönem” olarak tarihteki yerini aldı.

Anayasada ve Milli Eğitimin Temel İlkeleri arasında yer alan fırsat ve imkân eşitliği halka inat halkçılık yapmaya çalışan, eğitimcilere inat eğitimi dizayn etmeye girişen CHP’nin bölücü duruşu sayesinde sekteye uğratılıyor.

Fakir ve kabiliyetli Anadolu insanının yüksek öğretime devam etmesini ve toplumda itibarlı yerlere gelmesini hazmedemeyen tuzu kuru halkçılar, adaletin rafa kaldırıldığı, hukukun keyfiliklere kurban edildiği, yoktan sebeplerle dindar insanların hedef alındığı, hatta bizatihi “din”e savaş açılan 28 Şubat’tan sonra siyasallaşmış yüksek yargıyı da kullanarak bu eşitsizliğin devamını sağlamaya muvaffak olmuşlardır.

İmam Hatip Liseleri Anadolu insanının çocuklarını üniversitelerden uzak tutmak için toplama kampı görevi görüyor. İmam Hatip Liseleri sayesinde üniversiteye gitmesi bu ülkenin geleceğinde söz hakkı olması sakıncalı görülen nesiller İmam Hatip Liseleri sayesinde kolayca süzülüyor. Geriye kalan, süzülemeyen ve üniversiteyi kazanıp mezun olan kimseler ise fişlemeler neticesinde süzülüp, maniple ediliyor.

İmam Hatip düşmanlığı aynı zamanda Endüstri Meslek liselerinin Ticaret Liseleri’nin önünü kesti. O yüzden sanayide ara elaman yok. Sanatkâr yok, çalışacak insan bulamıyor. Neydi bu İmam Hatip Lisesi düşmanlığı. Bu okullarda aynı zamanda dini eğitimin küçük bir parçası veriliyor. Anadolu insanı bu okulu kendisi yapıyor. Diğer liselerde okunan derslerin aynısı okunuyor.

Bunların derdi meslek okulları mezunları da değil, İmam Hatip Liselerinden mezun olan yavrularımız. Bu ülkenin siyasetçileri, bu milletin evlatlarının bir kısmına hasım gözüyle bakamaz, bakmamalı ve bakmak da hiç kimsenin haddi değildir, olamaz da. Bu ülkenin çocukları eşit şartlarda her türlü yarışa gireceklerdir.

CHP hangi adımı atarsa atsın bunu engellemesi mümkün değildir. Bu ülkede yaşanan haksızlıkların, bu ülkede yaşanan hukuksuzlukların, başörtüsü zulmünün temelinde CHP’nin bu hastalıklı zihniyeti vardır. Bu milletin evlatlarını ağlattığınız artık yeter.

Eğitim öğretim sistemi içerisinde büyük bir kambur olarak var olan katsayı gibi çağın gerisinde kalan uygulamalar hem heyecanımızı hem enerjimizi tüketiyor. Milletin evlatlarını ağlattığınız yeter artık. Düşünseniz 62 yıldır iktidar olamamanızın tesadüf olmadığını göreceksiniz.

Taşların yerine oturduğu, vesayet sisteminin ortadan kaldırıldığı Türkiye’de, sudan bahanelerle insanlar arasında ayrım yaparak, herkesin sahip olması gereken hakları bir kısmının elinden alarak, toplumun bir kısmını giyim tarzı, kişisel tercihleri gibi nedenlerden dolayı yücelterek, diğer kısmını beşinci sınıf vatandaş olarak görerek halkı birbirine düşman hale getirmeye çalışmak CHP’nin “zihin haritası”dır.

CHP’nin öfkesi sırf İmam Hatip okullarına duyduğu kin üzerinden nitelikli iş gücü bakımından ülke geleceği açısından çok önemli bir yere sahip olan meslek okullarını yerle bir etti.

Ancak engellemelerin kaldırıldığı, özgürlüklerin evrensel boyutlara taşındığı, hakların adil bir şekilde dağıtıldığı ülkeler geleceğe güvenle bakar, istikrarla yürür.

Aynı kökenden, aynı dilden, aynı dinden, aynı ülkenin gençlerine uygulanan bu ayrımcılık hangi mantıkla açıklanabilir ki? CHP’ye rağmen büyümeye, ilerlemeye, etki alanını genişletmeye devam... (Yeni Akit)