Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Muhtar bile olamaz” manşetini aklından çıkartmadığı için haklı olarak kendisine en yakın topluluk olarak benimsediği muhtarları karşısında görünce HDP’ye feveran ediyor.  

Recep Tayyip Erdoğan, terör eylemlerini siyaset gibi sunan ve devletin ekmeğini yiyip devlete kılıç çalanları uyarıyor.   

HDP bunu hep yaptı ve yapmaya devam edeceğinin sinyallerini aslında bugün vermedi. Devlet çözüm için masaya otururken HDP ciddi anlamda işi çözümsüzlüğe getirmek için arayışa girmiş.   

Demokratik Toplum Kongresi Genel Kurulu, Diyarbakır’da toplandığında bir konuşma yapan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın konuşmasında söylediği sözlerin üzerinden henüz haftalar geçmedi.  

Demirtaş, “Artık gelecek yüzyılda Kürdistan olacak! Özerk bölgeleri de olacak, belki devleti de olacak. Kürt halkı burada nasıl yaşamak istiyorsa önce Kürt halkı buna karar verir” diye konuşmuştu.  

Rus savaş uçağını düşürmemizden kısa bir süre sonra Moskova’ya gidip gelen ve bu açıklamayı yapan Selahattin Demirtaş’ın bir çağrısı daha var ki bu yoğun gündem bombardımanı altında unuttuk, unutturdular.  

Su yolu yaptığı Amerika Birleşik Devletleri’ne gidip geldikten sonra bölge inşasına yaptığı direniş çağrısı ve bunun neticesinde Kobani (Ayn el Arap) bahanesiyle ortaya çıkan 6-8 Ekim katliamı.  

Diyarbakır’da, Selahattin Demirtaş’ın çağrısı neticesinde gerçekleştirilen izinsiz gösterilerde Yasin Börü, Ahmet Dakak, Riyat Güneş ve Hasan Gökguz öldürülmüş, yakılmış ve hunharca katledilmişti.  

Ankara’da Yasin Börü ve arkadaşlarının öldürülmesine ilişkin 21’i tutuklu 34 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşması dün Ankara’da gerçekleşti.  

Ankara büromuzdan, önemli FETÖ haberlerine imza atan muhabir arkadaşımız Özlem Berdibek ile duruşma salonundan gün boyu dakika dakika bilgi aldım.   

Yazıya oturduğumda henüz bir gelişme yoktu.  

Ama bu dava ihmal ediliyor, ihmalde en büyük sorumluluk ise yazılı ve görsel medyanındır.   

Özlem Berdibek’ten Yasin Börü davası mahkeme salonunda sürerken gelen mesajları alt alta yazıyorum.  

Otopsi raporuna cesetlerin yakıldığına dair tek kelime eklenmemiş.  

Mahkemenin MOBESE kaydı talebi olmamış.  

Sanıklar polislerin ifadelerini değiştirdiğini, olayları polislerin yönettiğini iddia ettiler.  

Anlayacağınız bir arpa boyu yol alınamamış.   

Ben masum insanların öldürülmesinden, suçlu gibi kamuoyunun önüne çıkartılmasından yana değilim.  

Bizim gibi insanlar her olayda olduğu gibi Yasin Börü davasında da gerçeği sadece ve sadece gerçeği arıyor.  

Elimi vicdanıma koyduğumda…  

Yaşadığım tecrübelerin de ışığında…  

Yasin Börü ve arkadaşlarının katledilmesinin arkasında bölgedeki HDP–PKK-FETÖ işbirliğini görüyorum.  

Ne diyordu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: “Türkiye gereğinden fazla müsamahakar ülkedir ama bıçak kemiğe dayandı.”  

İki lider Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu dışındaki tüm mekanizmalarda birkaç istisna mevki ve makamdaki yöneticiler hariç hem PKK hem de FETÖ’ye müsamaha bıçağın kemiği geçtiğini gösteriyor.   

Bilginize…

(Bugün)