PKK gibi DHKP/C de Avrupa terör örgütleri listesinde.
DHKP/C, Politikleşmiş Askeri Savaş Stratejisi'ne (PASS) göre hareket eder.
Buna göre devrim uzun süreli bir halk savaşı sonucu iktidarın ele geçirilmesiyle olacaktır.
DHKP/C, Marksist-Leninist halk ihtilali yolunda ilk safhada halkı yanına çekmek için geniş bir propaganda yapma çabası içerisindedir.
Propaganda türü olarak silahlı propagandayı benimsemiştir.
PKK'dan da önce kurulmuş Parti Cephe, muhtelif türevleriyle 40 yıldır faaliyette olmasına rağmen PKK kadar etkili olamamış, devletle masaya oturma seviyesine ulaşamamıştır.
Bunun sebepleri PKK'nın aksine Türk solunda örgüte eleman sağlama zorluğu, eylem ve silah potansiyeli yetersizliği ve PKK gibi kısmi halk desteğinin sağlanamaması gibi unsurlardır.
PKK silahlı propagandada başarılı olmuş ve korku saikiyle Kürtler'in bir kısmını yanına çekmeyi, büyük bir kısmını da suskunluğa mahkûm etmeyi başarmıştır.
Türk solunda ise PKK kadar yoğun eylem yapıp halkın gözünü korkutacak eleman, mühimmat ve eylem potansiyeline ulaşılamamıştır.
Fakat DHKP/C'nin PKK'ya üstünlüğü, şehir gerillacılığını ve şehirlerde teşkilatlanmayı yıllardır PKK'dan çok iyi bilmesi, legal örgütlenmeler üzerinden illegal faaliyetleri yürütmede usta olmasıdır.
DHKP/C, PKK'nın çok sonraları öğrendiği avukatlarla örgütlenme, iletişim ve organize olma sistematiğini yıllardır başarıyla uygulamaktadır.
Zira kanunların avukatlara verdiği imtiyazlar, dava dosyalarına bakabilme, cezaevlerinde tutuklu ve hükümlülerle görüş yapabilme, üst arama ve avukat büro aramalarının belirli şartlara tabi olması, terör örgütleri açısından iletişim, kamuflaj ve kuryelikte avukatları cazibe merkezi haline getirmektedir.
Bu cazibeyle en evvel kucaklaşan terör örgütleri arasında DHKP/C önde gelmektedir.
Halkın Hukuk Bürosu (HHB), DHKP/C'nin yıllardır işleyen alt seksiyonu konumundadır.
Bugün DHKP/C'nin lider kadrodaki "abla"sı avukat Zerrin Sarı da bir zamanlar HHB'de avukatlık yapmıştı.
DHKP/C, 17 Ekim 1970 tarihinde yapılan Dev-Genç kurultayından sonra Mahir Çayan'ın liderliğinde kurulan THKP/C (Türkiye Halk Kurtuluş Partisi/Cephesi) adlı örgütlenmeye dayanır.
O da terör örgütüydü, devamcısı olma iddiasıyla Dursun Karataş tarafından 1978'de Devrimci Yol'dan (Dev-Yol) ayrılarak kurulan Devrimci Sol da (Dev-Sol)...
Dev-Yol'un başında Oğuzhan Müftüoğlu vardı.
Dev-Sol'un Dev-Yol'dan ayrılma sebebi olarak Dev-Yol'un silahlı mücadeleyi tasfiye etmeye çalışması gösterilmiştir.
Dev-Sol'un 1991 ve 1992 yıllarında güvenlik güçleri ile mücadelede açık mağlubiyetlere uğraması ve önemli kayıplar vermesi örgütün üst kademelerinde tartışmalara neden oldu.
Örgüt içi çekişmenin büyümesiyle nihayet bir darbe patlak verdi.
1992'de Dev-Sol'un Ortadoğu sorumlusu Bedri Yağan, yönetim kademesindeki bazı arkadaşlarıyla birlikte Almanya'da bulunan örgüt lideri Dursun Karataş'ı bir darbeyle görevinden alarak yönetime el koydu.
Darbe, Ocak 1993'te örgütün diğer kadroları tarafından duyuldu.
Ve örgüt, Dursun Karataş Grubu ve Darbeciler Grubu olarak ikiye bölündü.
Bölünme sonrası örgüt hâkimiyetini ele geçirmek için karşılıklı şiddet eylemleri başladı.
1994'te Suriye'de 1. kongresini gerçekleştiren Dev-Sol Dursun Karataş Grubu, aldığı kararla ismini DHKP/C (Devrimci Halk Kurtuluş Partisi/Cephesi) olarak değiştirdi.
Böylelikle Devrimci Sol ismi Darbeci Gruba kaldı. (Bugün)