Hey canımı feda ettiğim güzelim Diyarbakır!.. Sen nice olup biten tarihi hadiselere, kadim kültürlere ve sıradışı zulümlere ev sahipliği yapmış bir şehirsin. Dilin olsa da ifede etsen. Bugün azıcık bir huzuru sana reva görmeyenler var bu tür kimselere sesslenmek istemez misiniz?
“Elbetteki elbetteki isterim” diyor şehri Qedim Amed, Bakalım ne diyecek?
“Son elli yılda hiç bu kadar umutlanmamıştım, artık ben de hakettiğim barıçıl bir ortamı yaşayabileceğim, sakinlerim bir nebze olsun huzur içinde gülümseme hissini yaşayacaklar diye. Ama ne ilginçtir ki bakıyorum kimisi kendi aleminde, “Bu diyarın horuzu benim” havasında iken, kimisi de barışı zedeleyip umutlarımı suya düşürmek için menhus düşmanlarımın oyununa geliyorlar, demem o ki bağrımda yaşayan her vatandaş huzur içinde yaşamaya hakkı var, bu düşünceyi içselleyemeyen biri varsa ya kendini yoklayıp, zihnini formatlasın ve huzura katkı versin ya da ne olur beni terk etsin artık benim kavga görültüye tahammulum kalmadı, Ankara bunu fark etmiş, İmralı bunu fark etmiş birilerinin basireti mi kapandı ki hala hak ve hakikatı göremiyor? Diyarbakır insanı diline, dininine ve namusuna düşkündür bu hassasiyetine saygı duymak gerekir diyorum, daha ne diyebilirim”
Sevgili dostlar intak sanatı marifetiyle Diyarbakır’ın sesini duygunuz soluğunu hissettiniz bence bu dertli sese kulak vermek lazım. Kürtler özellikle son yüz yılda çok sıkıntılar çektiler. Diyarbakır Şeyx Sait ve arkadaşlarının idamından günümüze kadar nice nice olaylara tanıklık etti ve hep dünyanın gündeminde oldu. İlk sefer aklı selimin işret ettiği yol ve yöntemle barış havasını yaşıyor bu havayı tenefüs etmeyi Diyarbakırlılara fazla görmemek lazım.
Şu an itibaliyle Diyarbakırda üç eğilim var; AK Parti, BDP ve Hüda-Par. Bu üç kesim de şehri Amed'in var olan renkleridir. “Ben Diyarbakırlıyım” diyen her kesin bu üç cenahta da akrabaları var ve kendi içinde barışçıldırlar. Dolayısıyla bu barışçıl havayı bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bireysel, fevri vakaları yatıştırmak için her üç tarafın da asıl görevi, Amede karşı ödevleridir.Ufak tefek tepkileri büyütmek kabahatın en alasıdır. Selam vermeyi beceremiyenler saldırıya tevesül ederler. Haline bırakın şeytanıyla başbaşa kalsınlar ki utanmak durumunda kalıp karşı tarafa borçlu olsunlar. Seçim sonrası başları önlerine eğik olsun. Tarihi bir ders alsınlar.
Bir vatandaş, bir oluşum bilmeliki birileri ondan korkuyorsa bu durum onun için bir kusurdur, medeni değildir, eninde sonunda modası geçip defolu olarak bir kenara atılmaya mahkum olacaktır. Kürtlerin birbirine yan bakmaya hakkı yoktur. Diyarbakır insanı olarak bizi MHP’den utanır hale getirmeyin. Baksanıza Devlet Bahçeli her fırsatta nasıl da ülkücü gençliği uyarıyor.
Kendi aleminde yaşayıp “Buralar benden sorulur” diyen hakka karşı gözlerini kapatmak demektir. Üstad Bediüzzamanın bir ifadesi var “Güneşli ortamda gözünü kapatan sadece kendine karanlık yapar” böyle bir yanlışa düşmenin zamanı değildir.
Hazreti Peygamber zamanında iki kişi başka bir beldeden geliyor. Resulüllah aleyhisselatuvesselam soruyor, beldenin sosyal hayatı nasıldır diye,
biri diyor ki,
- valla meyhaneler doludur,
diğeri diyor ki,
- camiler doludur islami değerler azami derecede yaşanıyor.
Hz.Peygamber ikisine de,
- Doğru dediniz.
Biri soruyor,
- Nasıl oluyor ya Resulüllah birbirine zıt şeyler söylediler.
Hz.Muhammed (sav) diyor ki,
- Farklı ortamın insanlarıdır, şehri o gözle görmüşler.
Bu gün Diyarbakırı böyle tek taraflı görmeye hakkımız yoktur. Diyarbakırı varolan bu üç eğilimi, diğer eğilimlerle birlikte yaşatma yoluna gitmeliyiz.
Eğer mümkünse Büyükşehir Belediye Başkanları adayları ya da İl başkanları hep birlikye Şeyx Sait meydanına tüm partilerin amblemlerini hep beraber assınlar. Bu manidar bir hoşgörü örneği olarak hem tarihi bir davranış olur hem de Türkiye kamuyouna bir mesaj verir kanaatindeyim. Bu şehrin barışçıl bir otamda yaşanır olması bin belediyeden daha hayırlıdır.
Diyarbakır küçük Millet Meclisi (DkMM), sorumlu olduğum 2012’in Ocak ayından bu yana bu Cumartesi itibariyle 20. toplantımızı yapacağız, en önemli faydalarından birisi kentin farklı düşünen eğilimlerinin DkMM’ de bir araya gelmeleridir. Şükürler olsun hiçbir toplantımızda saygı sınırlarını aşan bir tavır gelişmedi. Belediye Başkan adaylarımızı toplantıya davet ettik, umarım teşrif ederler, selamlaşırlar, tokalaşırlar. Selam ve duayı unuttuğumuz için bazı sorunları yaşıyoruz. Bizim görevimiz toplumuzda denge unsuru olmak, insanımızın hizmetinde bulunmaktır. Bunu yaptığımız için de mutluyum umutluyum.
Barış ve huzur içinde yaşamak ve yaşamaya katkıda bulunmak dileğiyle. (Haberx)



