STAR'ın ulaştığı bilgilere göre, 2010'da bir kadın savcılığa "Kocam yasadışı dinci örgüt kuruyor" iddiasıyla şikayette bulundu. Beşiktaş Adliyesi'ndeki özel yetkili savcılar, emniyetten soruşturma yürütmelerini istedi. Emniyetin savcılığa sunduğu dosyalar üzerine savcılık mahkemelerden "Selam Terör Örgütü" soruşturması kapsamında 2010'da dinleme talebinde bulundu. Dinleme sonrası ek bir soruşturma daha açıldı. Aralarında özellikle İran uyruklu kişilerin de yer aldığı binlerce kişi yıllarca dinlendi. Bu isimlerin TCK 220, 314 ve TMK 5-1. maddeleri kapsamında "Silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek üye olmak" suçlamalarıyla dinlendikleri kaydedildi.

Dosyaları birleştirdiler

Zamanla açılan iki ayrı soruşturma 2011 tarihli tek soruşturma dosyası altında birleştirildi. TMK savcısı Adem Özcan'm başında olduğu soruşturma dosyası 25 Aralık İSTANBUL 2013 operasyonu sürecinde el değiştirdi. TMK'lardan sorumlu Başsavcıvekili Oktay Erdoğan'ın yerine atanan Başsavcıvekili Oğuzhan Atamtürk tüm dosyaları alarak incelemeye bizzat soruşturmayı kendisi yürütmeye başladı. Atamtürk'ün HSYK'dan üst düzey yetkili biriyle dosyadaki tüm bilgileri paylaştığı belirtildi.

Komployla operasyon

İddiaya göre, aralarında yabancı uyruklu binlerce kişi yasadışı bir şekilde dinlendi. Dinlenen kişilerden bazı isimlerin karşısına el yazısıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İran eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ve Hizbullah lideri seyyid Hasan Nasrallah'ın ismi yazıldı. Amaç soruşturma dosyasında yer alan isimleri üç liderle irtibatlandırarak "Ulusal ve uluslararası terör örgütü" komplo suyla operasyonlar yapmaktı. Liderler yasal bir şekilde dinlenmediği için isimleri dosyaya savcı tarafından el yazısıyla yazılarak örgütle itrtibatlandırılmaya çalışıldı. Türkiye'yi uluslararası arenada zor duruma sokmayı amaçlayan soruşturmanın hedefinde Başbakan'ı terör örgütleriyle irtibatlandmp hükümeti devirmek olduğu belirtildi. Paralel yapının bu dosyayla Başbakan'a şantaj yapmak için hazırlık yaptığı da gelen iddialar arasında. (STAR)