ANKARA - Saadet Partisi, ''Erbakan'ı Anlamak'' başlığıyla ''2. Uluslararası Erbakan Sempozyumu'' düzenledi. Ankara’da Kocatepe Kültür Merkezi’nde düzenlenen sempozyuma Lübnan, Ürdün, Sudan, Mısır, İran ve Pakistan’dan gelen çeşitli siyasi hareketlerin temsilcilerinin yanı sıra Hür Dava Partisi Genel Sekreteri Mehmet Yavuz, Ankara İl Başkanı Reşat Uçar ve çok sayıda davetli katıldı.
Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından sempozyumun açılış konuşmasını yapan Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, 1969'da tanıdığı Erbakan ile vefatına kadar birlikte olduklarını, en zor günlerde omuz omuza mücadele ettiklerini belirten Kamalak, “Bugün geldiğimiz noktada onun yokluğunu çok daha fazla hissediyoruz. Onun asaletini, duruşunu, mücadelesini daha iyi anlıyoruz. Bu yılki Erbakan Haftası etkinliklerinin temasının 'Erbakan'ı Anlamak' olarak belirlenmesi hem çok yerinde hem de manidardır. Geçen her gün onun söylediklerini daha anlamlı ve önemli hale getiriyor. Bugün gerçekten Erbakan'ı anmaya değil anlamaya ihtiyacımız var.” dedi.
''Erbakan Hocamız hakkın ve hakikatin peşinden giden bir mücahitti''
“Türkiye ve İslam âlemi bugün siyaseten, ahlaken, ekonomide, dış politikada tıkanmıştır” diye konuşan Kamalak, “Yazık ki, kısır kavgaların, içi boş polemiklerin, seviyesiz tartışmaların esiri edilmiştir. Onun ortaya koyduğu basiret ve feraseti örnek almadığımız sürece selamet ve saadete kavuşmamız mümkün değildir. Çünkü Erbakan Hocamız sadece hakkın ve hakikatin peşinden giden bir mücahitti. Kimseyi kandırmamış, kimseyi yanıltmamıştır. Hiçbir zaman birlikte yola çıktığı insanları, dava arkadaşlarını yarı yolda bırakmamıştır. Yol arkadaşlarını yolda bulduklarıyla asla ve asla değiştirmemiştir. Dava arkadaşlarını hiçbir zaman satmamıştır. Gizli Kapaklı işlere kalkışmamış, şartlar ne olursa olsun en gür sesle hakkı haykırmıştır. Çünkü o hep Allah'ın rızasını gözetmiştir. Kendisi bedel Ödemiş ama ülkesine, milletine, insanına ve Müslümanlara asla bedel ödetmemiştir.'' şeklinde konuştu.
Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk ise, sempozyumda yaptığı konuşmada, İslam âleminin içinde bulunduğu baskı ve zulümden Müslümanların birlik haline gelmesiyle kurtulabileceğine işaret ederek, Müslüman ülkeler Birleşmiş Milletler teşkilatının kurulması gerektiğini söyledi.
''Siyonizm'in hedefi büyük İsrail’i kurmaktır''
Asiltürk konuşmasını şu sözlerle tamamladı: ''Siyonizm'in hedeflediği büyük İsrail'in kurulmasının önünde engel olacak üç güç vardı. Biri Irak'tı, Irak'ı hallettiler. Diğer ikisi İran ve Türkiye'dir. Bunları da birbirine karşı hale getirerek, hazırladıkları ancak henüz güçleri yetmediği için başaramadıkları İran'ı ortadan kaldırma projesinde Türkiye'yi yanlarına almak istiyorlar. Onun için bunlar yapılıyor. Buna hem müsaade etmeyiz hem de gerektiği şekilde karşı çıkarız.'' diye konuştu.
''Erbakan bir müceditti''
Ürdün Müslüman Kardeşler Genel Başkanı Hammam Said, “Erbakan ümmeti bir araya getirmek için milli görüşe çağırarak, İslam Birliği kurmayı amaçlamıştır. O tek başına bir ümmettir. O bir mücedditti. İslam dünyasına her yüz yılda bir gelen müceditlerin aksine o bin yıla etki edecek bir müceditti. Ümmetin tekrardan dirilmesi bağlamından bir mücedditti. Erbakan, bütün dünyada yeni bir düzenin kurulması, İslam’ın yeniden tesisi ve mazlumların korunduğu bir anlayışla yola çıkmıştı. Adaleti tesis etmek için uğraşıyordu. Mevdudi, Hasan El Benna ve Erbakan gibi insanlar İslam birliğini istediler. Ama her zaman için onlara karşı duran bir zalim güç oldu. Örneğin Mısır’da bir darbe oldu. Çünkü Siyonistler böyle istedi. Erbakan, bu Siyonistlerin ne kadar tehlikeli olduğunu biliyor ve her yerde bunu haykırıyordu.” diye konuştu.
“Düşmanının en büyük silahı mezhep çatışmalarıdır”
İran Büyükelçisi Alireza Bıkdeli de, “Müslümanlar arasında İslami vahdete her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır. Bugün düşmanların en büyük silah olarak kullandığı şey mezhep çatışmasıdır. Bununla Müslümanları birbirine düşürüyorlar. Merhum Erbakan bunun çok iyi farkındaydı. Bunun da Siyonistlerin bir oyunu olduğunu defaatle tekrarlıyordu. Siyonizm, namaz ve ibadete karışmaz. Ama ne zaman bir ülke İslam’ı devletin temel ilkeleri olarak belirlese ona karşı çıkmıştır. Bütün Mücahitlerde olduğu gibi bugün andığımız merhum Erbakan Hoca da zor zamanlarda sabredip şu güzel sözü söylüyordu. Ya bir yol bulacaksın ya da bir yol açacaksın. Bizler de İran olarak diyoruz ki, İran ve Türkiye ya bir yol bulacaktır ya da bir yol açacaktır İnşallah.” dedi. (Enes Durmaz, Erkan Yavuz - İLKHA)








