Avrupa’nın dört bir yanından katılımın olduğu Avrupa Geneli Kutlu Doğum programında birbirinden çarpıcı mesajlar veren Molla Yahya Yılmaz, “Bizde itmek yok, ötekileştirmek yok, bizde Kürdün, Türkün, Arabın, Lazın, Fransızın, Almanın farkı yok. İnsan insandır. Hz. Peygamberin 1400 sene önce insanlara yaklaşım biçimi modeli ne idiyse bu gün bu Camiaya mensup insanların da bundan başka hiçbir şey değildir.” diyerek her işte ve durumda Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.s) öğretilerini esas aldıklarını vurguladı.
Konuşmasında Yılmaz, “O rahmet peygamberidir geleceğe ışık tutmuş, bir çağı kapatmış nurani bir çağı açmış. Zulümatın bütün karanlık dehlizlerini tıkamış, merhamet barış ve kardeşliğin deryasına insanlığın kulaç açmasına öncülük ve rehberlik etmiştir.
Allah (cc) bu mübarek merasimi hayırlara vesile eylesin. Allah hepinizi Hz. Muhammed’in bayrağı altında cem etsin haşir etsin. Endişeli Müminler dert sahibi bacılar ve kardeşler Hz. Muhammed’in (s.a.s)bin dört yüz yıl önce açmış olduğu bu yolda ömrünü harcayacaklardır. Allah say ve gayretinizi şimdiden kabul buyursun. Hz. Sevban (r.a) sorar, Ya Resulallah Kıyamet ne zaman kopacaktır? diye.
Barışın sembolü, sevgi deryası merhamet Peygamberi, “Kıyametin ne zaman kopacağını soruyorsunuz da acaba siz kıyamet için ne hazırladınız?” Onun mektebinde büyüyen ders alan ve tedrisat alan bütün müminler elbette hikmetli bir cevaba muhatap olacaklardır. Fahri kainat Hz. Sevban’ın sorusuna şöyle cevap veriyor, “Kişi sevdiğiyle beraberdir, kişi sevdiğiyle beraber olacaktır.” dedi.
Hakiki Vuslat Hz. Muhammed’dedir
Avrupa’da yaşayan Müslümanların Hz. Muhammed’in (s.a.s) muhabbet ve sevdasına talip olduklarını vurgulayan Molla Yahya Yılmaz, “Hz. Enes rivayet ediyor, Allah’a kasem ederim ki bizlerin en sevdiği söz Hz. Muhammed’in (s.a.s) evrensel müjdesi olmuştur. Gel ey gönül hakiki bayram Hz. Mustafa ya vuslattır. Ey dağılmış düşünceler hakiki vuslat, hakiki bayram Hz. Muhammed Mustafa’dadır. Kurtuluş reçetesi iki cihan güneşi Muhammed aleyhisselamın getirdiklerindedir. Avrupalı müminler Avrupalı Müslümanlar bu salonda olanlar Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde muhacir olarak yaşayan bütün bacı ve kardeşler de inanıyoruz ve iman ediyoruz ki Hz. Muhammed aleyhisselamın muhabbet ve sevdasına taliptir sevdalıdır. Ondan başka hiçbir şeyimiz yoktur.” ifadelerini kullandı.
Hz. Muhammed’in Öğretilerinde Hüseyni Beykozi Olmak O’nun (s.a.s) Güzelliğindendir
Yılmaz, “Kim Allah’a ve onun resulüne ibadet ederse dediklerini yaparsa Sertaç ederse, hikmetle yaklaşırsa aşk deryasında kolaçan gezerse Hz. Muhammed’in (s.a.s) öğretilerinde yunus olabiliyorsa, bazen Mevlana olabiliyorsa, bazen Sait olabiliyorsa, bazen Hüseyni Beykozi olabiliyorsa, Malaya Ceziri olabiliyorsa bu onun öğretisinin güzelliğindendir.
Kim onları sever ve itaat ederse, nebilerden, sıdık ve şehit olanlardan kendilerine nimet verilenlerden sadıklarla şehitlerle Allah onları onlarla beraber hesap edecektir onları onlardan sayacaktır. Ne güzel bir arkadaştır değimli? Salihlerin, şehitlerin sadıkların arkadaşı olmak ne müthiş bir imtiyaz. Tüm bunları kazanma yolu Hz. Muhammed’in (s.a.s) muhabbet ve sevgisinden geçiyor. O’nun söylediklerini yaşamakta geçiyor. İtici olmamak lazım kırıcı olmamak lazım. Fikir ve düşünceler üzerinde oluşturulmuş olan o kirli ve paslı düşünceleri tahribatları giderebilmenin tek yolu Hz. Muhammed’e tabi olmaktır.” şeklinde konuştu.
Hakikatler Örtülemez
Müslümanların bireysel, ailevi, sosyal, siyasi ve hareket hayatımızın merkezine Muhammed aleyhisselamı oturtmak zorunda olduklarını hatırlatan Yılmaz, “Muhammed aleyhisselatu ve selam’ın kutlu mücadelesi ardında, Avrupa da yaşayan biz Müminlerin ve Müslümanların onun yolunda yürüme zorunluluğu vardır. Ruhlar kirlenmiş, kucaklayan yok, rahmetten ve barıştan dem vuran yok. Kavgadan, fitneden ve kargaşadan dem vuranlar vardır. Biz Peygamber Sevdalılarının Muhammed aleyhisselama inanan Müslümanlar vahdetin sembolü olmak zorundayız, birliğin sembolü olmak zorundayız. İticilik namına hiçbir iş ve hareket tarzı içerisinde olmamalıyız. Bilakis çekici olacağız çekim gücümüz kuvvetli olacaktır.
Bakınız Hz. Muhammed’e 14 asırdan beridir onun kutlu siret mücadelesinde insanlık ve medeniyet mücadelesinde rahmet mücadelesinde barış mücadelesinde nice yiğitler onun muhabbetine fedai olmuşlardır. Nice gözyaşları dökülmüş, nice aşıklar, nice bülbüller onun aşk bahçesinde ötmüşlerdir. Bu modern cahiliyet çağı Hz. Muhammed’in değerlerine muhtaçtır. Örtemezsiniz, örtülemez. Hakikat örtülemez. Ne kadar örtmeye çalışırsanız çalışın ne kadar uğraşırsanız uğraşın bu güzelliği bu nuru örtmeye gücünüz yetmeyecektir.” açıklamasında bulundu.
‘İtmek ve Öteleştirmek Bizde Yoktur’
Yılmaz konuşmasını “Allah (cc), O’nun açmış olduğu bu yolda yürüyenlere zaferi ihsan edecektir. Barışı ihsan edecektir. Yeter ki ruhlarımızı, kafa yapılarımızı cihan Peygamber Hz. Muhammed’in (s.a.s) istediği şekle getirebilelim. Ruhlarımız ve iç dünyamız, O’nun muhabbet ve sevgisiyle şekillensin.
Bizde itmek yok, ötekileştirmek yok, bizde Kürdün, Türkün, Arabın, Lazın, Fransızın, Almanın farkı yok. İnsan insandır. Hz. Peygamberin 1400 sene önce insanlara yaklaşım biçimi modeli ne idiyse bu gün bu camiaya mensup insanların da bundan başka hiçbir şey değildir. Allah Subhanehu Tebareke ve Teala bu yolculukta yar ve yardımcımız olsun. Allah (cc) bu programımızı dağılmış, tefrikaya düşmüş, ihtilafa düşmüş bütün Müslümanların vahdetini ve birliğini sağlamaya vesile kılsın.” diyerek sonlandırdı. (Hürseda Haber)



