Uyuşturucu baronlarıyla iş tuttuğu bilinen PKK'nin, uyuşturucu sevkiyatı yapabilmek ve çocuklarını dağa kaçırdığı annelerin eylemlerini büyümeden akamete uğratmak adına HÜDA PAR camiasına yaptığı saldırıların yankıları devam ediyor.

PKK'den 13 yıl hapis yatıp çıktıktan sonra 3 yıl Özgür Gündem'de çalışan ve PKK'yi iyi tanıdığı belirtilen isimlerden biri olan Akşam Gazetesi yazarı Kurtuluş Tayiz, son üç gündür yaşanan olayları ele aldığı, "PKK-Hizbullah savaşı mı?" başlıklı yazısında, böyle bir savaşa ihtimal vermediğini yazdı.

HÜDA PAR'ın açıklamalarında, PKK'nin son günlerde üye ve çalışanlarına karşı gerçekleştirdiği saldırıları "savaş ilanı" olarak değerlendirmesine değinerek yazıya başlayan Tayiz, "Hüda-Par Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu tarafından yapılan bu açıklama yeni bir PKK-Hizbullah savaşının başlayacağı şeklinde yorumlandı. İki taraf arasındaki gerilimin 1990'larda olduğu gibi savaşa dönüşmesini şimdilik biraz uzak bir ihtimal olarak görüyorum; ancak bir süredir iki taraf arasında, bölgede yaşanan gerilimin önüne geçilmezse çatışma kaçınılmaz olabilir." şeklinde görüşlerini dile getirdi. 

"BDP ile Hüda-Par veya PKK-Hizbullah arasındaki gerilim 30 Mart öncesine uzanıyor. Hüda-Par'ın seçim çalışmaları için uzun yıllardan sonra sokağa çıkması, kendini görünür kılması Kürt hareketi tarafından sindirilemedi." ifadeleriyle yazısına devan Tayiz, yerel seçim öncesi Batman'da HÜDA PAR'a karşı girişilen komployu işaret ederek, şunları kaydetti: "Batman'da iki taraf arasında çıkan bir arbedede BDP'ye yakın bir kişinin ölmesi iplerin iyice gerilmesine neden oldu. Ancak 1990'lı yılların kanlı günlerini unutmayan bölge halkının sağduyusu olayların büyümesini engelledi. Batman'daki olayın büyümemesi iki tarafın da eski günlere dönme niyetinin olmadığını gösterdi."  

PKK/BDP saldırılarının neden olduğu gerilimin seçim sonrasında da devam ettiğine dikkat çeken Tayiz, "BDP,  bölgede yönettiği belediye sayısını artırırken, Hüda-Par görünür bir başarı elde edemedi. Seçim sonuçlarının özellikle BDP için yatıştırıcı olması gerekirken, Kürt hareketi Hüda-Par üzerindeki baskısını daha da artırdı. Bunda Hüda-Par çevrelerinin payı ne kadardır, doğrusu kestiremiyorum; Hüda-Par'ın BDP'ye karşı kullandığı sert üslubun gerilimin tırmanmasında etkili olduğu öne sürülüyor. Ancak iki taraf arasındaki asıl gerginliğin Hüda-Par'ın bölgede KCK ve BDP'nin otoritesi altına girmemesinden kaynaklandığını düşünüyorum. Hatırlanacak olursa Abdullah Öcalan, bir süre önce Diyarbakır'da toplanan İslam Konferansı'na Hüda-Par'ın da katılabileceğini söylemişti. Ancak Hüda-Par, BDP ve KCK kontrolündeki herhangi bir etkinliğe dâhil olmaya yanaşmıyor. Hüda-Par'a yönelik saldırıların Demokratik İslam Konferansı'nın ardından gelmesi, bu anlamda dikkat çekiyor." tespitinde bulundu.

"PKK, Tek Alternatifi Olan HÜDA PAR'ı Bastırmak İstiyor"

PKK'nin, Diyarbakır'ın Lice İlçesi’nde HÜDA PAR belediye meclis adayı Mikail Ayık'ı kaçırmaya çalışması üzerine, buna karşı direnen ailesine yönelik rast gele açarak katliam girişiminde bulunması olayına da değinen Tayiz, Mardin Dargeçit'te HÜDA PAR'ın aktif bir üyesinin motosikletli iki militan tarafından suikastla katledilmesi ve Dicle'de HÜDA PAR ilçe başkanının PKK'ce kaçırılmasını değerlendiren Tayiz, PKK'nin bölgede kendilerine tek alternatif gücün HÜDA PAR olmasından dolayı endişe duyduğunu ve bundan dolayı da bugünden HÜDA PAR'ı sınırlamaya-bastırmaya çalıştığının bir göstergesi olduğunu belirtti.
 
Bu ve benzeri saldırıların PKK-Hizbullah savaşını yeniden başlatma tehlikesine dikkat çeken Tayiz, "Ancak hem PKK'nın, hem de Hizbullah'ın son noktada bundan kaçınacağını düşünüyorum. Çünkü geçmişte iki taraf arasındaki çatışmalar sadece iki taraf arasında değildi, 1990'ların kanlı çatışmalarının arkasında devlet de vardı." iddiasında bulundu.

Resmi verilere göre 1990'lardaki PKK-Hizbullah çatışmasında 700 kişinin hayatını kaybettiğini anımsatan Tayiz, "Bugün aynı kanlı senaryonun tekrarlanabileceğini sanmıyorum. Türkiye büyük bir değişimden geçiyor. Abdullah Öcalan, devletin muhatap aldığı bir isim. Ateşkes ilan eden KCK ise çözüm sürecinin bir parçası. Kürt siyasi hareketi bölgede 100 kadar belediyeyi yönetiyor. Hizbullah'ın devamı olarak nitelenen Hüda-Par da silahları gömerek seçimlere girdi. Artık sahne arkasında çatışmaları başlatacak veya körükleyecek bir devlet yok. Hükümet akan kanın durması için büyük bir risk alarak barış sürecini başlattı. Mevcut tabloya bakarak 1990'larda olduğu gibi bir PKK-Hizbullah savaşına ihtimal vermiyorum." şeklinde görüşmelerini dile getirirken Sağduyu'nun sorunların çözümü adına önemli bir durum olduğuna da dikkat çekti. (Hürseda Haber)