Konuyla ilgili AA'nın sorularını cevaplayan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay, Almanya ile Türkiye arasında karşılıklı güvene dayanan tarihsel bir ilişki olduğuna dikkati çekerek, “Bu olay, karşılıklı güveni büyük ölçüde zedeleyici bir hadise. Bu hadise ortaya çıktığı andan itibaren bunun telafisi için mutlaka bir açıklama gerekiyor” dedi.

Der Spiegel dergisi tarafından ortaya atılan iddiaların aynı zamanda Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkileri bozmaya dönük ciddi şüpheler olduğunu belirten Aktay, şimdiye kadar yapılan yayınların, Der Spiegel’in güvenilirliğine dair ciddi şüpheler ortaya koyduğunu savundu.

Aktay, böyle bir durumun telafi edilmeden ilişkilerin hiçbir şey olmamış gibi devam etmesinin mümkün olmadığını ifade ederek, "Genellikle dinleniyor olmak ya da dinlemek, güven ilişkilerini bozan bir durumdur ve bundan da öte bir saldırıdır, bir hukuk ihlalidir" dedi.

Terör örgütlerine yönelik önleyici istihbarat faaliyetlerinin anlaşılabilir olduğunu söyleyen Aktay, devletlere ve kişilere yönelik istihbarat faaliyetleriyle karşılıklı güven ilişkisinin zedelenebileceğini belirterek, “Güven ilişkisi zedelendiğinde bunun tesisi zordur ama imkansız değildir. Biz, Almanya’dan güçlü bir özür bekleriz ve bir daha böyle bir durumun yaşanmayacağına dair güvence isteriz” değerlendirmesini yaptı.

-"Pacta Sunt Servanda'ya aykırı"-

Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mesut Hakkı Caşın da Almanya gibi tarihi açıdan dost bir ülkede bu tür habersiz istihbari dinleme faaliyetlerinin, sonuçları ne olursa olsun Türk kamuoyu ve halkı tarafından dostça karşılanacak bir tutum olmadığını belirtti.

"Bu durum öncelikle uluslararası hukukta ahde vefa ilkesi dediğimiz 'Pacta Sunt Servanda'ya aykırıdır" diyen Çaşın, NATO içerisinde Almanya'nın ABD'den sonra Türkiye’nin siyasi tarihi içerisinde son derece önemli bir pozisyonda olduğuna dikkati çekti.

Prof. Dr. Caşın, "Almanya devletinin Türkiye’den özür dilemesini istiyorum ve böyle bir olayın bir kere daha tekerrür etmemesi için gerekli tedbirleri alması gerektiğini düşünüyorum" dedi.

İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Selman Öğüt ise Almanya'nın casusluk faaliyetlerinin, uluslararası hukukta genel olarak ne yasaklayan ne de onaylayan bir düzlemde olduğunu belirterek, "Ancak bu şekilde Almanya, TCK hükümleri yanında, hem NATO Antlaşması'nı hem de Dostane İlişkiler Bildirisi'ni çiğnemiş oldu" dedi.

Uluslararası hukukta casusluk konusunda bir düzenleme boşluğu olduğunu ve bunun genel olarak kabul gördüğünü belirten Öğüt, "Ancak her ülkenin siyasal ve ülkesel bütünlüğü açısından casusluğu bir uluslararası hukuk ihlali olarak görme hakkı var. Bunun uygulamada çok örneği var. Yakın bir örnek verirsek 24 Eylül 2013 te Brezilya Başkanı, NSA için 'uluslararası hukuku ihlal ediyor' demişti. Velhasıl biz de diyebiliriz" değerlendirmesini yaptı.

Öğüt konuşmasını şöyle sürdürdü: "NATO Antlaşması'nın 4. Maddesi toprak bütünlüğüne, siyasi bağımsızlık ve güvenliğe dikkati çekiyor. Eğer Türkiye, 'Almanya 4. Maddeyi ihlal etti' derse kimse 'hayır' diyemez. 'Söz konusu bilgiler, benim ulusal güvenliğimle ilgiliydi' deme hakkımız var.

Ayrıca BM'nin kısa adı Dostane İlişkiler Bildirisi olan (Devletler Arasında Birleşmiş Milletler Şartı'na Uygun Şekilde Dostane  Münasebetler Kurma ve İşbirliği Yapmaya Dair Milletlerarası Hukuk İlkeleri Hakkında Bildiri) bir bildirisi var. Burada da ülke bütünlüğünün ve siyasi bağımsızlığın gözetilmesi gerektiği söyleniyor. Almanya, buna da aykırı davranmış olur."

-Dinleme iddiaların Türkiye'deki yankıları-

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin ise iddiaların kaynağı olan Der Spiegel dergisi odaklı yaptığı açıklamada, "Der Spiegel Dergisi, Türkiye ile ilgili hayırlı rüya görmeyen bir dergidir. Özellikle AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan'la ilgili çok haksız haberler yapmış olan bir dergidir. O nedenle onun bu haberini ihtiyatla karşılamak gerekir. Ancak üzerine de ciddiyetle gitmek gerektiği kanaatindeyim" şeklinde konuşmuştu.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da iddialarla ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la da görüş alışverişinde bulunduklarını ve Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ile görüşeceğini bildirmiş, "Eğer bu iddialar gerçek değilse, onunla ilgili adımlar atılmalı ve basındaki ifadeler açıklığa kavuşturulmalıdır. Eğer bu iddialarda herhangi bir gerçeklik payı var ise de bu konularda bize en tutarlı izahat verilmesi zarureti vardır" açıklamasını yapmıştı.

Uluslararası politikada dikkat edilmesi gereken bazı temel ilkeler bulunduğunu hatırlatan Davutoğlu, iddiaların doğru olması halinde bu açıdan da kabul edilemeyeceğine ve mazur görülemeyeceğine dikkati çekmişti. (AA)