DİYARBAKIR- Diyarbakır’da faaliyet yürüten bazı gazeteci ve siyasetçiler, İlke Haber Ajansı (İLKHA) Diyarbakır muhabiri Ali Adiyaman’ın Silvan’ın Dağcılar köyünde bulunan evinde kaçırılmasına tepki gösterdi.

Yaptığı objektif haberlerle bilinen gazeteci Ali Adiyaman’ın kaçırılmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını belirten gazeteci ve siyasetçiler, hayatını kamuoyunun yararına adamış insanların zulüm görmelerini kabul etmediklerini söyledi.

Diyarbakır Medya Mensupları Derneği Genel Başkanı Mahmut İrtem,  bu tür olayların hiç kimseye faydasının olmadığını ifade etti.

“Güvenlik güçlerinin tavrı ibret vericidir”

Bu tür olayları toplum içinde başlayan huzur ortamının baltalanması şeklinde yorumlayan İrtem, “Bu asla tavsiye edilecek bir şey değil. Güvenlik güçlerinin tavrı ibret vericidir. Güvenlik güçleri, maalesef güvenlik kelimesini oradan almak lazım, görevlerini yapmıyorlar. Dün karakola yakın bir mesafede olan bu olaya jandarma karakolu ve güvenlik güçleri hiçbir müdahalede bulunmadılar. Şu anda öyle bir girişim olsa bile bizim haberimiz yok. Adiyaman’ın köyde kalan ailesini bile almak istemeyen bir güvenlik biriminden ne kadar söz edebiliriz?” dedi.

 Kamuoyunun bilgilenmesi için haber yapan gazetecinin kaçırılmasının kabul edilemez olduğunu kaydeden Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) kurucu üyelerinden araştırmacı Vedat Turgut, böyle olayların çözüm sürecini baltaladığını söyledi.

“Halkı gerçekleri görmeye, haksızın karşısında durmaya çalışıyoruz”

Turgut, sözlerine şöyle devam etti: “Gazeteci arkadaşımızın kaçırılması kabul edilemez bir durumdur. Bir taraftan sürekli gazetecilerin kaçırılmasından ya da basın özgürlüğünden bahsedeceksiniz öte taraftan sırf objektif haber yaptığı için bir muhabiri kaçıracaksınız. Bu kabul edilemez. Şu an devlet bu olaya karşı sessiz durumda. Aldığımız duyumlara göre kaçırma hadisesini anında öğrenen devlet, hiçbir şekilde müdahale etmemiş, müdahale etmediği gibi gazetecinin orada mağdur olan anne babasını ve kardeşini kurtarmaya yönelik çalışma yapmamış. Sabır taşının çatladığı ana gelmişiz. Biz HÜDA PAR olarak aracıyız. Halkı gerçekleri görmeye çalışıyoruz. Herkesin haksızın karşısında durması gerektiğini düşünüyoruz.”

“Bu olay kaçırma şeklinde değil ödüllendirme ile desteklenmeliydi”

Hayatını kamuoyu için ortaya koyan insanların bu şekilde zulüm görmelerini kabul etmediğini aktaran Diyarbakır Haber Gazetesi Haber Müdürü Ahmet Beşenk ise, “Doksanlı yıllardaki görüntülerle şimdiki görüntüler biraz daha şekil değiştirip yeniden hayat buluyor. O dönem farklı zihniyetler tarafından alıkonulan ve caydırma politikası ile başarmak istenen şeyler görüyorum ki aradan geçen 20 yıl sonra kimsenin gazetecilere zulmetmeye hakkı yoktur. Bunu yaparken biraz oturup düşünmeleri gerekiyor. Zira İlke Haber Ajansı’nın muhabiri olan kardeşimiz, Diyarbakır’da başarılı haberlere imza atarken sırf bu şehirde yaşayan düşüncesi her ne olursa olsun insanlara hizmet etmek onların daha insani şartlarda yaşaması için mücadele eden bir arkadaşımızdır. Bana göre bu kaçırma ile değil de ödüllendirilme ile desteklenmeliydi. Ben bu tür ve benzeri olayları kınıyorum doğru bulmuyorum.” şeklinde konuştu. (Fikret Kavgalı/Hüseyin İçli – İLKHA)