Ali Gülsoy'un yaptığı analizi sizlerle paylaşıyoruz:

"Kuzey Kürdistan'da Yeni Dönem

Kobani ve onunla bağlantılı olarak gelişen üzücü hadiseler ve PKK/HDP'den kaynaklı kardeş kavgasını çıkartma gayretlerinden sonra; Kuzey Kürdistan'daki siyasi ve içtimai hayat yeni bir safhaya girmiş bulunmaktadır.

Ortalık sakinleştikten sonra, halkımız ve PKK'nin kışkırtmasına kapılmış gençler "nerede hata yaptık" diye düşüneceklerdir, diye düşünüyorum.

Çünkü; Kobani tüm Kürdistan halkının feryadıdır ve Kobani'nin şehadeti de tıpkı Dersim, Geliyê Zîlan, Halepçe gibi tarihte yerini alacak ve Kürdistan'ın bağımsızlığı ve özgürlüğü yolunda bir meşale olacaktır.

Ancak; PKK ve HDP ve dolayısıyla PYD ve YPG'nin başarısızlığını örtmek için ve "Türkiye, Esad, ABD ve Barzani'ye rağmen Rojava'da devrim yapıldığı yalanı"nı izah etmede zorlanacaklardır.

Çünkü; artık PKK ile ABD, Ortadoğu'ya şekil vermek için inşa edilen İŞİD'e karşı müttefiktirler. Rojava devrimi de ABD'nin himayesinde olmak durumundadır. Bu netice zorunlu olsa da PKK'nin marksist, soyalist, antiemperyalist veya antiamerikancı tezi ve söylemi çökmüş olacaktır.

İŞİD'leştirme ile bir süre işi götürecek olan PKK ve HDP, sonrasında doğru dürüst bir söylem bulmakta zorlanacaktır. Çünkü, Kuzey Kürdistan'da Hüda-Par ve çarşaflı-sakallı vatandaşlar üzerinden İŞİD'leştirme yalanı, talanının foyası çıktı, çıkacaktır.

Hele bir de yağma, talan ve sivillere saldırılar var ki, bunlar YDG-H tarafından organizeli bir şekilde yapıldı ve tehdit devam ediyor; halkımız tarafından sorgulanıyor, sorgulanacaktır. Sanık ayağa kalk, denildiğinde PKK cenahında mahcubiyet ve derin bir hezimet olacaktır.

Çünkü; Kuzey Kürdistan gençliği okuyor, sorguluyor. Başta Hüda-Par olmak üzere siyasi muhalefet de medya, kadro, maddi imkana ve sağlam bir programa, hedefe sahiptir. PKK'nin demode, şiddetten medet uman, tehditle, haraçla, dağa adam kaldırmakla yürütülen siyaseti de yürümeyecektir ve deşifre olacaktır.

PKK'lilerin iç infazlarda gerekçe olarak kullandığı "objektif ajanlık" yaftası, bugünlerde herkesten ziyade PKK'lilere, HDP'lilere tıpa tıp uymaktadır. Zira; kardeş kavgasına sebep olan onlar, yalan beyanda bulunan onlar, Kürdistani birliği engelleyen onlar, Kürdistan'da yakın tarihlerdeki katliamlarda parmağı olanların çocuklarını ve torunlarını bizim kurumların başına getiren onlar, bu tip gazetecileri akıl hocası ve baştacı eden hep onlar. Zazakî ve Kurmancî bilmeyenleri (velev ki Kürt olup Komünizm davası için bedel ödemiş olsalar da) DBP'nin başına getirenler onlar, keza Kurmancî ve Zazakî bilmeyen ve kırk yıllık Apocu olan birini zorla ve hileyle Kuzey Kürdistan'ın Başkenti Diyarbekir'e Belediye Başkanı yapan onlar. Velev ki Diyarbekir Zindanında köpek kulübesinde zaman geçirse de, bu hıncını zavallı Hüda-Par'lılardan çıkarmaya çalışan ve kışkırtıcılık yapanlar ortada.

Kıyaslama yaparsak; Hüda-Par sapına kadar Kürt ve Kürdistani, PKK ise ismindeki Kürdistan kelimesiyle uyuşmayan fiiliyatıyla Kürdistan davasını kriminal bir davaya dönüştüren, doksanlı yıllarda kardeş kavgasını körükleyerek Kürdistan'ı insansızlaştıran, sermayenin kaçmasını sağlayan, Kuzey Kore modelini elan bile yürüten bir örgüt, hareket.

Hedefinde; Rojava'da, Kobani'de, yarın başka bir mekanda; Hüda-Par'lı kardeşiyle omuz omuza Kürdistan'ın işgalcisi ordularla savaşmayı, Kürdistan'ı bağımsızlaştırmayı düşlemeyen bir PKK'li nasıl hakiki anlamda Kürdistani olabilir? Kemalist kaçkınları, qûnekleri kendine müttefik ve kardeşi bilen, Müslüman Kürt çoğunluğun oylarıyla bu kaçkınlara makam ve mevki sağlayan, onları bize amir yapan PKK nasıl bir mekanizmadır?

Şİddete hayır ama eleştiri olacak ve HDP'liler buna hazırlıklı olmalıdır. Kürdistan'ı Kobani'ye çevirmek PKK ve HDP'nin mi, yok sa İŞİD'in mi hedefi olmalıdır?

Asıl İŞİD pratiği, PKK ve HDP'nin bu günlerde bize yaşattığıdır. Evet PKK, İŞİD'in ikiz kardeşidir, bunu bir Kürt olarak; aklı başında, emeği ve çabası olan, vatanına ve milletine bağlı, insanlarını ve milletini ve PKK'lileri de seven, akıl ile hareket eden bir Kürt olarak söylüyorum.

Yağma, talan, evlere saldırı, İŞİD'leştirme projesi Kürdistani maslahat değil, Kürdistan'ın işgalcisi rejimin projesidir. Ve PKK bidayetinden beri bu projeyi gönüllü olarak yürütmektedir:

PKK, Kuzey Kürdistan'da Kemalist Dönüşüm Projesidir."

Bu arada PKK'nin düzenlediği son saldırılarda basına yansıyan bu resim, Ali Gülsoy'un, "PKK, Kuzey Kürdistan'da Kemalist Dönüşüm Projesidir." görüşünü destekler nitelikte.

(Hürseda Haber)