29 Ekim’de T24.com sitesinde yayınlanan, “Kobanê'den sonra çözüm süreci ve AKP'nin tükenişi” başlıklı yazısında, “Açıkça belirtmek gerekiyor ki, AKP kesin bir şekilde partner olmaktan çıkmıştır. Zira, IŞİD kartı ile sürece karşı en büyük komployu kurdu. Bu açıdan süreç konusunda devletin geleceğini düşünenler ve seküler güçler hızla sorumluluk almalıdır.” diyerek Laik-Seküler güçleri AK Parti'ye karşı harekete geçmeye çağıran HDP Van Milletvekili Aysel Tuğluk, Al Jazeera’ye konuştu.
‘Çözüm sürecine” pek inancının kalmadığına vurgu yapan Tuğluk, “Çok fazla inancım yok sürece. Bir kere zaten seçimlerin sonuna ertelediler. Bu arada dişe dokunur bir şey olmayacak. Seçim sonrasında yeni bir başlangıç yaparlar mı, bundan emin değilim.” dedi.
Süreçle ilgili AK Parti hükümetine suçlamalar yönelten Tuğluk, “Karşılarında el pençe bekleyecek bir halk da yok, Kürt hareketi de. 'Vatandaşlarımızın sorunları var' diye geçiştirilecek bir mesele değil bu. Statü meselesi var, kendi kendini yönetme meselesi var. ‘Şu anda bunları konuşmak da olur mu?’ diyebilirsiniz. Ama en nihayetinde Kürtlerin anayasal hakları nasıl tanımlanacak?” sorusunu yöneltti.
“Ben Alevi ve sol bakan birisiyim”
Kandil ile İmralı arasında görüş farklılığı olduğu yönündeki değerlendirmeleri bulmadığını söyleyen Tuğluk, tepki çeken sözleriyle ilgili kendisini şu sözlerle savundu: “Ben bir tartışma yaratmak istiyorum ama sonuçta ben IŞİD’e karşı başka bir seçenek derken Aleviler, Gezi direnişçileri, değişim isteyen tüm kesimlere bir çağrıda bulunuyorum. Bu ülkede demokrasi, özgürlük, eşitlik isteyen, çağdaş değerlerle yaşamak isteyenleri kastediyorum. Bunların içinde İslami kesimler de var. HDP içinde farklı bakışlar olabilir ama ben Alevi ve sol bakan birisiyim. Başka türlü bakamam zaten meseleye. Ama bizim ortak paydalarımız bizi bir araya getiriyor. Farklılıklar da aslında güzel.”
Altan Tan'dan Tuğluk'a Yanıt
Aysel Tuğluk'un açıklamalarını T24.com sitesinde yayınlanan “Kürtler, dindarlar, sekülerler” başlıklı yazısında değerlendiren HDP Diyarbakır Altan Tan, "Kürt meselesi siyasal İslamcı, ‘gerici’ güçlerce değil, ancak bunların dışındaki tüm laik, seküler (sol-sosyalist, Marksist- liberal…) çevrelerce çözülebilir’ şeklinde özetlenebilecek fikre katılmıyorum" dedi.
Laiklerin İslamcılardan daha temiz olmadığının altını çizen Altan Tan, şunları kaydetti: “Yüzyıldan fazla süredir bir türlü neticeye kavuşturulamayan Kürt Sorunu’nun çözümü geciktikçe her geçen gün sorun daha da griftleşmekte bu doğrultudaki polemik ve tartışmalar da derinleşmektedir.
Son günlerin polemik konusu ise AKP’nin, AKP’nin şahsında İslamcıların çözüm sürecinin partneri olmaktan çıktıkları ve çözümün ancak seküler güçlerin devreye girmesi ile sağlanabileceği ile ilgili çağrıdır.
Çağrıda zikredilen ‘Seküler çevreler’den neyin ve kimlerin kastedildiği tam olarak ifade edilmemekle birlikte akıllara CHP’den Orduya; Beyaz Türklerden, Sol-Marksist örgütlere kadar geniş bir yelpaze gelmekte ve bunlar üzerinden tartışmalar sürmektedir.
Açıkça ifade etmek isterim ki ‘Kürt meselesi siyasal İslamcı, ‘gerici’ güçlerce değil, ancak bunların dışındaki tüm laik,seküler (sol-sosyalist, Marksist- liberal…) çevrelerce çözülebilir’ şeklinde özetlenebilecek fikre katılmıyorum.
Elinden geldiğince Ortadoğu ve Türkiye yakın tarihini okumuş örgüt ve partilerini incelemiş ve halen de bu çabasını sürdürmeye çalışan biri olarak yine açıkça ifade etmek isterim ki Kürt sorununda laik sekülerlerin ‘dosyasının’ İslamcılardan daha ‘temiz’ olduğuna da inanmıyorum.” (Hürseda Haber)



