Çözüm Sürecinin istismar edildiğini söyleyen Tasalı, “Son dönemde yaşanan olaylar ile sözde Çözüm Süreci bizlerin için ölüm sürecine döndü. PKK baskı kurduğu bölgelerde Meclis kurup, mahkemeler yapıyor. Halka ceza kesiyor, cezayı ödemeyeni de infaz ediyor. Bunu Karlıova olaylarında gördük. Hüda Parlı iki kardeşimiz Cengiz Tiryaki ve Fethi Yalçın aynı şekilde katledildi. Cengiz kardeşimize partiden istifa etmesi için önce baskı yapmışlar sonra da ceza kesmişler. Bu yaptırımlara boyun eğmeyince bu de katlettiler” dedi.
“Hükümet Pkk’dan Başka Muhattap Tanımıyor
Çözüm bahanesiyle PKK’nın baskılarına ve eylemlerine göz yumulduğunu söyleyen Tasalı, “Hükümet çözümün bir tarafına kendisi oturmuş diğer tarafına ise PKK ve uzantılarını oturtmuş. Sanki Kürt halkının tek temsilcisi PKK! Eğer Kürt Sorunu çözülecekse çözümün muhattabı halk olmalı. Bu bölgede yaklaşık 8-9 tane Kürt hareketi var. Hükümet nazarında muhattap alınmak için silah mı kullanmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Huzurun Olmadığı Yerde Barış Olmaz”
Huzurun olmadığı yerde barışın olmayacağını söyleyen Tasalı, “Yapılan eylemler ve baskılarla barışı, özgürlüğü huzuru getiremezsiniz. Bir taraftan baskı yapacaksınız, katledeceksiniz diğer taraftan demokrasi diyeceksiniz bu samimiyet değil. Çözümü herkes ister istemeyen vampirdir. Ama çözümün yolu yordamı şideetle, baskıyla olmaz. Başından beri süreç şeffaf yürümüyor. İçerik hakkında hiçbir bilgi yok.” dedi.
“Olayların Üzeri Örtülmeye Çalışılıyor”
Hükümeti olayları aydınlatmadığı için eleştiren Tasalı, “Onlarca insan katledildi ama hükümet ve PKK olayların üzerini örtmeye çalışıyor. Katledilen insanalardan hiçbirinin dosyası aydınlatılmadı. Hükümet 90’lı yılların katliamlarını malzeme yapıyordu; ancak kendi dönemindeki katliamların üzerini örtüyor. Bunca kameraya ve teknolojiye rağmen bu olaylar faili meçhul olursa bu olayların ardı gelir. Bu olayları yapanlar ikinci bir olayı yapmaktan çekinmez. Şimdide tuttrumuşlar bir “Paralel Yapı’ gidiyorlar. Olayları bu yöneçekmeye çalışıyorlar. Olayları kim yaptıksa hükümet bulmalı ve kamuoyunun güvenliğini sağlamalıdır” dedi. Tasalı, faili belli olan olayları faili meçhul olarak kalmaması gerektiğini sözlerine ekledi.
“Silahla Demokrasi Olmaz”
Silahla çözümün birarada olamayacağını söyleyen Tasalı, “Bizler silahlar sussun, siyaset konuşsun diyoruz ama maalesef birileri hala silahların gölgesinde siyaset yapıyor. Silahların susmadığı yerde barış, çözüm ve huzur olmaz. Demokrasi muhaliflere baskı yapmakla, silahla tehdit etmekle gelmez. Herkes kendi fikrini, inancını savunmalıdır; ancak bu topluma kin ve nefreti yaymakla da olmaz. Bu halk yıllarca kan ve göz yaşı gördü. Bu halkın kurtuluşu yeni kanlar ve göz yaşıyla gerçekleşmez” dedi. (Bingöl Gazetesi)



