Çarşaf giymenin bir Müslüman kadın için kölelik olmadığını belirten Kaya, “Kadına şiddete hayır adı altında kendini bilmezler. İslam’ın emri Müslüman kadının şiarı olan çarşafa dil uzatmaları hakaret etmeleri onların acizliğinin göstergesidir. Bu zihniyet her fırsat bulduğunda İslam’a ve İslam’ın değerlerine saldırmaktadır. Bu bozuk zihniyet herhangi bir sebeple İslam’a sürekli saldırıp toplumu İslam’dan uzaklaştırmak için var gücüyle çalışmaktadır. En son bunların İslam düşmanlığı ve kinlerini Müslüman halkımız Kurban bayramında görmüşlerdir. Çarşaf kadını ne geri bırakmıştır. Nede çarşaf giymek bir Müslüman kadın için köleliktir. Aslında kadınları köleleştiren kendileridir. İşte Yasin Börü ve arkadaşları katledilirken onları o zalimane ve vahşice katledilmeleri yüreğinde vicdan olan herkesi üzerken onların zihniyetine yakın kadınlar ise zılgıt çaldılar. İşte PKK Kürt kadınını bu hale getirdi. Onların amacı Kürtleri dininden ve örf ve adetlerinden uzaklaştırmaktır. Onların bu saldırıları İslam’a ve toplumun örf adetlerine karşı bir savaştır. Bu zihniyet kadını, gençlerimizi ve bölge halkını dini değerlerinden ve geleneklerinden uzaklaştırmak için elinden geleni yapmaktadır.”dedi.

“Kürt toplumu dinini seven örf ve adetlerini bilen bir toplumdur”

 Kürt toplumunun dinini seven örf ve adetlerini bilen bir toplum olduğuna dikkat çeken Kaya açıklamasının devamında, “Kadına Şiddete Hayır gününde bu zihniyet Ayşe ve Fatma’nın giydiği çarşafa hakaret etmemişlerdir. Bu hakaret İslam’a yapılmıştır. Bu zihniyet güya kadın haklarını savunduğunu belirtir. Fakat en son birkaç ay önce bu zihniyet değilmiydi? Van’da Sokak ortasında çarşaflı Müslüman bacılarımızı tekmelerle döverek hastanelik etmişti. Rabbim bunlara fırsat vermesin Allah korusun eğer fırsat bunların eline geçse bunlar Kemalistlerin yıllardır Tesettürlü bacılarımıza yaptıklarının fazlasını yaparlar. Kemalistler bacılarımızı okul kapısından içeri almıyorlardı. Veya hapis cezası veriyorlardı. Ama eğer bunlar fırsatını bulsa değil kızlarımızı okulları almamayı hiçbir Tesettürlü Müslüman’ı bu topraklarda bile barındırmazlar. Fakat halkımız bu zihniyete fırsat vermeyecektir. Çünkü Kürt toplumu dinini seven örf ve adetlerini bilen bir toplumdur. Onların ataları bu savaşı kazanamadı. Allah’ın izniyle bunlar hiç kazanamayacaklardır.”ifadelerine yer verdi.

“İslam’ın olmadığı yerde kadın bir meta ve köledir”

İslam dininin kadın hakları üzerinde titizlikle durduğunu ve kadını, hiçbir nizam ve sistemin veremediği makama yükselttiğini belirten Kaya daha sonra, “En son birkaç gün önce gördük. Yıllardır Tesettürlü kızlarımızı Üniversite kapısında fişleyen Profesörü bak ne oldu. Gün geldi devran döndü. Şimdi ise ağlaya ağlaya cezaevine girdi. HDP ve bileşenleri şunu bilmelidir.  Bazı kadınlara çarşaf giydirip, ellerini zincirlerle bağlayıp köle gibi çarşının ortasında gezdirmek o beyaz tülbentli annelerimize hakarettir. İslam’a hakarettir. Bundan ziyade terbiyesizliktir ve saygısızlıktır. Haddini bilmeyen bu zihniyette bu şahıstan ve kendileri gibi İslam’a savaş açmış helak olmuş atalarından ibret almalıdır. İslâm Dini, kadın hakları üzerinde titizlikle durmuş ve kadını, hiçbir nizam ve sistemin veremediği makama yükseltip en iyi değeri vermiştir. Bugün İslam’ın kadına verdiği değeri hangi fikir veriyor. TV’lerde İslam dışı fikirlerin kadına verdiği değeri reklamlarda görüyoruz. Yine İslam’ın olmadığı toplumlarda boşanma oranlarını her gün haberlerden izliyoruz. İşte sokak ortasında vurulan kadınlar görüyoruz. Ülkemizde dahi boşanma oranları her geçen gün artmaktadır. Neden çünkü İslam’ı hakkı ile yaşamıyoruz. İslam’ın olmadığı yerde kadın bir metadır. Kadın bir köledir. İşte Hz. Peygamber (s.a.v.) “Kadınlar hakkında birbirinize hayır tavsiye ediniz.”  buyurmaktadır. Kadınlara karşı daima hoşgörülü olunmalıdır diye buyurmuştur.” Açıklamasında bulundu.

“Örtünmek imanın, edebin, hayânın açık bir ifadesidir”

İslam’a karşı yapılan bu hayâsızca eylemi kınadıklarını belirten Kaya son olarak, “İslam’ın hiçbir fikir ve yapı İslam’ın kadına verdiği değeri vermemiştir. Yine şu bilinmelidir ki, Tesettür Allah’a karşı kulun itaat ölçülerinden biridir. Tesettür aynı zamanda iffet, fazilet, şeref, hürriyet ve saadettir. Bunu anlayamayanlar ise Tesettürü ikinci plan atarlar. Kuvvetli bir iman ve hayânın neticesi olan örtünme büyük bir değer ifade etmektedir. Nefsin süfli arzularına uyma yerine, kâinatın şirin bir misafiri olarak, misafirhane sahibinin emirleri istikametinde hareket etmektir. Zira kadının kalesi ve siperi örtüsüdür. Tesettür, Müslüman kadının hürriyetini gasb etmek, kısıtlamak, medeni haklarını çiğnemek için değil, bilakis bunları yerli yerine koymak ve korumak içindir. Tesettür, asalet ve faziletin ölçüsüdür. Çünkü asalet ve fazilet, dinin emirlerine uyup uymama bakımından kıyaslanır. Örtünmek imanın, edebin, hayânın açık bir ifadesidir. İşte bunu anlayamayanlar her fırsatı bulduklarında Tesettüre dil uzatırlar. İslam’a ve İslam’ın değerlerine hakaret etmekten geri kalmazlar. Müslüman halkımız bunları iyi tanımalıdır. Yine İslam’a karşı yapılan bu hayâsızca eylemi kınıyoruz.”ifadelerini kaydetti. (İLKHA)