Paralel yapıyla mücadele bağlamında bu yapının neden olduğu mağduriyetlerin de giderilmesi gerektiğini belirten hukukçular, sadece bunu hükümetin kendisini güvene alma operasyonu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söylediler.
“İslami STK’lara yönelik uygulanan kirli senaryo ortaya çıkarılmalıdır”
Paralel yapının bu güne kadar yaşattığı mağduriyetlerin ortadan kaldırılmadığına dikkat çeken Avukat Hüseyin Kurşun, “Paralel yapıya yönelik yapılan operasyonlar tabi ki olumlu ve yerinde gelişmelerdir. Tabi bunun yanında bu operasyonun eksik yönleri de bulunmaktadır. Bu güne kadar hükümet ve hükümete yakın basında hep paralel yapının kendisi hedef alındı. Fakat paralel yapının bu güne kadar yaşattığı mağduriyetler ortadan kaldırılmadı. Özellikle paralel yapının yargıda ve emniyette etkin olduğu son yıllarda Müslümanlara yönelik operasyonlar söz konusuydu. Özellikle Mustazaflar camiası ve ona bağlı STK’lara yönelik yapılan operasyonlar ve Elazığ İhya Der’e yapılan operasyon, Şahımerdan Sarı Hoca ve talebelerine yönelik yapılan operasyonlar, gerekse de İstanbul merkezli Molla Muhammed ve talebelerine yönelik operasyonlar sonucu yaşatılan mağduriyetler giderilmiş değildir. Bu anlamda paralel yapıyla mücadele konseptli yapılan operasyonlarda Müslümanlara ve İslami STK’lara yönelik uygulanan kirli senaryo ve mağduriyetlerin de giderilmesi lazım. Müslümanlara yönelik paralel yapıyla ilişkili ve bu operasyonlarda parmağı olan emniyet mensuplarının, amirlerinin, hâkim ve savcıların vermiş olduğu kararların iptal edilmesi ve paralel yapının mağdur etmiş olduğu kesimlere yönelik yeniden yargılama yolunun açılması gerektiğini düşünüyoruz.” diye konuştu.
“Müslümanların mağduriyetleri giderilsin”
Paralel yapının medya yoluyla hep kendi dışındaki Müslüman grupları hedef haline getirdiğini vurgulayan Kurşun, “Biliyorsunuz paralel yapı medya ayağı vasıtasıyla önce basın yoluyla yani dizilerle olumsuz bir imaj şeklinde yansıtılıyor. Daha sonra halka lanse ediliyor. Bir kısmını dizilerle bir kısmını ise emniyet ve yargıyla yapmış olduğu düzmece senaryolarla terör suçlusu olarak lanse ediyor. Bundan dolayı şuan cezaevlerinde Müslümanlar mahkûm ediliyor. Hükümetin bir an önce paralel yapıyla mücadele noktasında Müslümanların mağduriyetlerini gidermesi gerektiğini düşünüyoruz. Son yapılan operasyon elbette önemli özellikle basın ağırlıklı olması, çünkü bu yapı basını çok iyi kullanıyor. Gerek TV’leriyle, gerek halkın üzerinde ciddi anlamda iz bırakacak yayınlarıyla bir algı operasyonu yapıyor. Bu anlamda kendileri dışındaki yapı ve kurumları toplum nazarında yanlış bir algı oluşturuyorlardı.” ifadelerini kullandı.
"Paralel yapı mağdurlarının da yeniden adil bir şekilde yargılanması gerekiyor"
Paralel yapının etkin olduğu dönemde halka yani mütedeyyin şahıslara yönelik yapılmış operasyonlar olduğunu ifade eden Kurşun, "Paralel yapıyla mücadele bağlamında bu yapının neden olduğu yargı, emniyet ve basın ayağıyla yaşatılan mağduriyetlerin giderilmesi de gerekiyor. Yani sadece hükümetin kendisini güvene alma operasyonu olarak değerlendirilmemelidir. Bu şekilde değerlendirmek yanlış olur. Aynı zamanda mütedeyyin kişilerin terör suçuyla yargılandığı ve mahkûm olduğu birçok dava söz konusu, dolayısıyla bu davalarında paralel yapının yaşattığı mağduriyetlerin de adil bir şekilde tekrar yeniden yargılanması gerekiyor. Aksi takdirde siz paralel yapıyla mücadele noktasında samimi olmamış olursunuz. Özellikle bu yapının mağdur ettiği hâkim ve diğer unsurlar hala görevlerine devam ederse, örneğin mağdur olan mütedeyyin kişiler cezaevinde olacak, hakkındaki dava devam ediyor olacak bu yanlış ve adil olmaz. Bu sadece hükümet kendini güvene almak istiyor diye algılanılır. Çünkü mütedeyyin kişi ve kurumlara yönelik yapılan operasyonlar devlet adına yapılmadı. Tamamen cemaati koruma altına alma ve kendi dışındaki yapıları sindirme amaçlı yapılmıştır. Dolayısıyla bu davalarında adil bir mahkemeye taşınarak yeniden yargılama yolu açılmalıdır.” şeklinde konuştu. (İbrahim Koçyiğit - İLKHA)



