Fransız Karikatür Dergisi Charlie Hebdo yönetimi ile Hükümet arasında, Fransa'nın işgal politikası ile ilgili kimi sorunların yaşandığı ve saldırıların yaşanan bu sorunların sonrasında düzenlendiğine dikkat çekiliyor.
Fransa medyasından edinilen bilgiye göre, her konuda muhalif olan Charlie Hebdo isimli derginin Fransa'nın Libya'yı işgal etme planını deşifre etmek üzere olduğu, bundan dolayı Fransa yönetimiyle öldürülen Dergi yöneticileri arasında çok büyük sorunların yaşandığı iddia ediliyor.
Fransa'nın işgal politikalarını ve Afrika'da yaptığı katliamları da sayfalarına taşımak isteyen derginin, yaşanan sorunların hemen ardından böyle bir saldırıya uğraması Fransa Hükümeti hakkındaki iddiaların güçlenmesine neden oldu.
Daha önceden İslam'a ve İslami değerlere de hakaret ettiği için İslam Dünyası tarafından da tepkiyle karşılanan Charlie Hebdo'ya gösterilen tepkiden istifade etmek isteyen Fransa'nın bu komployu düzenlemiş olabileceği belirtiliyor.
Hollande işgal sinyali vermişti
Nitekim Aralık sonunda France-Inter radyosuna konuşan Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Batılı ülkelerin istikrarsızlığa sürüklediği Libya’yı işgal sinyali vermişti.
Fransa hali hazırda Libya'nın güney komşusu Nijer’de, Libya sınırına yaklaşık 100 kilometre mesafede bir askeri üs kuruyor. Ayrıca Nijer’in başkenti Niamey’de ABD ve Fransa insansız uçakları bulunuyor.
Geçmişten bu yana Afrika kıtası üzerinde emperyal emelleri olan Fransa'nın özellikle Cezayir, Libya, Tunus, Nijer ve Mali gibi Afrika ülkeleri üzerindeki ırkçı emperyalist sömürgeci hayalleri öteden beri biliniyor.
"Fransa’da yaşanan saldırı Haçlı terörü"
Öte yandan söz konusu iddiayı destekleyecek nitelikte değerlendirmeler yapılmaya başlandı.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul İl Başkanı Birol Aydın, Fransa’da yaşanan saldırıyı ‘Haçlı terörü’ olarak nitelendirerek, Haçlı terörü ile hem Batı’da İslam karşıtlığının artmasının hem de İslam ülkelerine yönelik yeni işgal hareketlerinin amaçlandığını kaydetti.
“Bu bir Haçlı seferidir” hatırlatması
Kaddafi'yi devirmek bahanesiyle Libya'ya ilk saldıran ülkenin Fransa olduğunu ve dönemin Fransa İçişleri Bakanı Claude Gueant'in "bu bir Haçlı seferidir" yönündeki sözlerini hatırlatan Aydın, “Fransa, Mali'ye "İslamcı militanları önlemek" bahanesiyle askeri müdahalede bulunmuştu. Özellikle Kuzey ve Kuzey Batı Afrika üzerinde etkili olmayı ve bu sayede Akdeniz'i kontrolü altında tutmayı amaçlayan Fransa buna zemin hazırlamak için kendi ülkesinde bir takım trajik oyunlar sergilemekten geri durmuyor. Şunu çok net bir şekilde söyleyebiliriz ki, Fransa Haçlı saldırılarına zemin oluşturmak için kendi ülkesinde çatapat patlatmaktadır. Tıpkı ABD'nin Afganistan ve Irak'ı işgal etmek için 11 Eylül'ü tertiplemesi gibi!” diye konuştu.
“Müslümanlar daha uyanık olmalı”
Batı'nın işgal ettiği ülkelerde her gün onlarca sivilin yaşamını yitirdiğini ancak Fransa'daki saldırı gibi yankı uyandırmadığını da sorgulayan Aydın, “Bunu Batı'nın ırkçı emperyalist politikaları açısından anlayabiliriz; ancak İslam ülkelerinin Yemen'deki olaya Fransız kalmasını anlamakta güçlük çekiyoruz. Müslümanlar her zamankinden daha uyanık olmak ve olaylar karşısında ferasetli davranmak zorundadır.” uyarısında bulundu.
“Charlie Hebdo Libya’daki Fransız işgaline karşı çıktı”
Benzer bir değerlendirme Leman Dergisi Yazı işleri müdürü Zafer Aknar’dan geldi.
Charlie Hebdo’nun Fransa’nın Libya’yı işgal planına çok ağır bir şekilde eleştidiğini belirten Aknar, “Çizdiklerinin yüzde 80-90’ı da kendi toplumlarına, kendi siyasetçilerine dönük. Charlie Hebdo Irak’taki, Libya’daki Fransız işgalini mi desteklemiş? Charlie Hebdo’nun Fransız işgalini destekleyen bir tane karikatürü var mı? Hangi savaşı desteklemiş? Nasıl ağır eleştiriler var. Biz burada bunları siyasetçilere yapsak sokağa çıkamayız.” dedi.
Saldırıdan önce polis koruması kaldırıldı
Paris'teki saldırıyla ilgili şüpheleri arttıran olaylardan biri 2011’den bu yana polis koruması altında bulunan derginin polis koruması altında olmadığı ortaya çıkması.
CİHAN’ın bildirdiğine göre, saldırının olduğu gün sadece derginin baş editörü Stephane Charbonnier, tehdit aldığı için polis tarafından korunuyordu. Öldürülen iki polisin, saldırı anında dergide olan Charbonnier'i korumakta olduğu belirtildi. Saldırıda, Charbonnier'in de aralarında olduğu 10 dergi çalışanı ölmüştü.
Toplantının yapıldığı günü nasıl haber aldılar?
Yine şüpheleri arttıran bir başka nokta ise, saldırının dergi çalışanlarının haftalık editoryal toplantı için masada toplandığı sırada yapılması oldu.
BBC’nin haberine göre silahlı baskın eylemini düzenleyenler toplantının düzenleneceği günden daha önce haberdar edildi. Dergi binasına giren ve mükemmel derecede iyi Fransızca konuşan eylemciler, masadakilere tek tek isimlerini sordu ve listelerinde olanları öldürdü.
Charlie Hebdo'dan kehanet gibi karikatür
Charle Hebdo binasına yapılan saldırı öncesi, derginin genel yayın yönetmeninin son karikatüründe silahlı bir kişinin "Ocak sonuna kadar bekleyin" dediği resmedildi.
2009 yılından beri derginin Genel Yayın Yönetmeni olan ve 'Charb' takma adını kullanan Stephane Charbonnier (47), çizdiği son karikatürde sanki saldırının haberini vermişti. "Fransa'da hâlâ saldırı yok" başlıklı karikatürde silahlı bir kişinin "Temennileri sunmak için ocak sonuna kadar bekleyin" dediği resmediliyordu.
Ayakkabıyı unutmayan kimliği unuttu!

Öte yandan eylem günü basına yansıyan görüntülerde Citroen marka bir araçtan inerek sokaktaki polise ateş eden ve daha sonra aynı araçla uzaklaşırken kanıt bırakmamak için arabadan düşen ayakkabıyı alan saldırganlardan birinin, kimliğini çalıntı olduğu söylenen arabada unutması, akıllara 11 Eylül saldırısında yanmayan pasaportu getirdi. Amerika’nın New York şehrinde 11 Eylül 2001’de uçaklarla düzenlendiği iddia edilen saldırıda 106 katlı ikiz kuleler yerle bir olurken, binaya çakılan uçakta bulunduğu iddia edilen saldırgana ait pasaportun yanmadığı ileri sürülmüştü. (Hürseda Haber)












