Şırnak'ın Cizre ilçesinde geçtiğimiz Cuma günü saat 20.00'den bu yana uygulanan sokağa çıkma yasağı 6 gündür kesintisiz devam ediyor.

PKK’nın ilçede özerklik ilan etmesi sonrası başlayan çatışmalardan dolayı sivil halkın feryatlarına kulak tıkayan HDP yönetimi, dün bir PKK sorumlusunun canlı yayında ağlayarak, "Bütün Kürt güçlerine, bunu KDP, HPG, YPG’ye seslenmek istiyorum. Artık son noktalardayız. Bin kişi, iki bin kişi kayıpla yüz yüze çünkü. Attıkları toplar, attıkları havanlar, attıkları bomba atarlarla, artık çember her geçen dakika daralıyor. Şu an elimizde belki 100-200 genç var artık ne yapacağımızı… Artık bunları teslim mi alacaklar? Bunlar teslim olmak da istemiyorlar. Bunlar direnecekler. Biz kent meclisi olarak… Başkanlığıyla beraber, onlarla beraberiz. Gerekirse biz… Bütün halka seslenmek istiyoruz: Cizre’yi kurtarın." şeklinde çağrı üzerine bugün harekete geçti.

 30 kişilik Milletvekili heyetiyle Cizre’ye gitmek için yola çıkan HDP heyeti, Midyat-İdil yol ayrımında durduruldu. Güvenlik güçlerinin, 'Valiliğin talimatıyla güvenlik gerekçesiyle geçişe izin verilmeyeceğini' belirtmesi üzerine heyet burada bir süre bekledi.  Daha sonra araçları yolda bırakan heyet Cizre'ye gitmek için yürüyüşe geçti. Bir süre yürüyen ve Şırnak'ın İdil ilçesinin Karalar beldesi mevkisinde durdurulan heyetin yürümesine de izin verilmeyeceğinin belirtilmesi üzerine Demirtaş ve beraberindekiler araçlarıyla bölgeden ayrıldı.

HÜDA PAR'lılar ablukaya alındığında HDP neredeydi?

Haber Türk televizyonunda HDP heyetinin Cizre’ye gitmesini değerlendiren güvenlik uzmanı Mete Yarar, Cizre’de geçtiğimiz Aralık ayında yaşananları hatırlatarak PKK’nın o günlerde Cizre’de aralarında HÜDA PAR üyelerinin bulunduğu bir mahalleyi aylarca abluka altına aldığı söyledi. PKK’nın bu zulmü karşısında HDP’nin sesinin çıkmadığını belirten Yarar, şunları kaydetti: “Bu olaylar yaşandığında normalde siyasetin görevi nedir? Bunu direk HDP’yi hedef alarak söylemiyorum. Ki sonuçta HDP en çok o bölgeden milletvekili çıkardı ve temsiliyet olarak o bölgeyi temsil ettiğini söylüyor… Aylar öncesinde birçok sorun varken, o yollar kesilmişken, yollara hendek kazılmışken veya başka türlü olaylar yaşanırken normalde siyaset ne yapması gerekir? Buna karşı çıkması gerekir. Yani, ‘arkadaşlar siz ne yapıyorsunuz, elinizde silah ve roketatarlarla şehrin ortasında ne geziyorsunuz?’ demesi gerekmiyor muydu. Bir soru daha, o bölgede 6-8 Ekim olaylarından sonra yaşanan dönemde Cizre’nin içerisinde HÜDA PAR’a yakın muhafazakar ailelerin yaşadığı mahalleler vardır. O aileler aylar abluka altında kaldığında neden bölgenin milletvekilleri, ‘arkadaşlar siz ne yapıyorsunuz, bu arkadaşlara niye ekmek göndermiyorsunuz? Bu arkadaşların elektriğini niye kesiyorsunuz, suyunu niye kesiyorsunuz?’ diye kimse söylemedi. Türkiye’de en büyük sıkıntı nedir biliyor musunuz? Kendimize Demokratız, kendimize Müslamanız… O gün onlar gitmiş olsaydı, bugün yaptıkları çok değerli olmuş olacaktı… Ben ‘o’, ‘bu’ diye ayrım yapmak istemiyorum, Cizre’de HÜDA PAR’lılar, bir mahalle mahsur kaldı siz benden daha iyi biliyorsunuz. İnsanlar ölüsünü çıkaramadı. Hatırlayın, içeriye ambulans girmeye kalktı insanları almak için, ambulans gönderemediler ve iki kişi hayatını kaybetti Cizre’nin ortasında. O zaman neden kimse, ‘arkadaşlar ne oluyor, bu insanların niye cenazesini çıkarttırmıyorsunuz?’ demediler? O yüzden toplumsal anlamda çok değeri olmuyor.”

27 Aralık 2014: PKK’nın Cizre Saldırıları

Hatırlanacağı üzere PKK’nın 6-8 Ekim saldırılarının toplumda oluşturduğu yara tazeliğini korurken, Aralık ayının sonlarında Cizre’de HÜDA PAR’lılara yönelik katliam girişiminde bulunmuştu. Söz konusu saldırı HÜDA PAR raporuna şöyle yansımıştı:

“6 – 8 Ekim olaylarından sonra Şırnak’ın Cizre ilçesinde bulunan Nur ve Sur mahallelerinin etrafına PKK yandaşları tarafından hendekler kazılmış, söz konusu mahallelerde kendilerine YDG-H adını veren gruplar uzun namlulu silahlarla gezmeye başlamışlardır. Mahalle giriş ve çıkışlarını kendi kontrolleri altına almak ve halkı korkutup sindirmek için sokaklarda yol kesmektedirler.

13 Aralık'ta Cizre merkezde Silopi'de tesettüre ve İslam’ın şiarlarına yapılan hakareti kınamak amacıyla yapılan basın açıklaması ve ardından yaşanan PKK’nin silahlı saldırısı bölgede tansiyonu yükseltmiştir. DBP Cizre ilçe eş başkanı Ali Akdeniz 26 Aralık günü Hür Dava Partisi Cizre ilçe teşkilatımızla görüşmüş, 13 Aralıkta yapılan basın açıklamasından dolayı rahatsız olduklarını beyan özür beyanında bulunulmasını istemiştir. Bu görüşmede adeta gece gerçekleştirilecek saldırının sinyalini vermiştir.

Görgü tanıklarından alınan bilgilere göre, saldırının gerçekleştiği gece dağ kadrosuna mensup bazı PKK militanları, Nuh Mahallesi İdil Caddesi üzerinde bulunan Dalmış Petrol civarında bir kamyondan inerek mahalleye dağılmışlardır. Silahlı militanların mahalleye dağılmasını kolaylaştırmak için HDP milletvekili Faysal Sarıyıldız ve HDP ilçe başkanı Ali Akdeniz ev ev dolaşarak kadın ve çocukları sokağa çıkmaya teşvik etmiştir.

Saldırı hazırlıkları tamamlandıktan sonra Aralık ayının 26’sını 27’ye bağlayan gece saat 03.00 sıralarında elektrik trafoları devre dışı bırakılarak, Şırnak’ın Cizre İlçesi Nur Mahallesi Özkan Caddesi Sultan Sokak’ta bulunan Hür Dava Partisi üyesi 19 aile evi, 1 dernek binası ve 1 camiye PKK’nin dağ kadrosu militanlarının da desteğiyle uzun namlulu ağır silahlarla saldırı başlatılmıştır.

Nur Mahallesi'ndeki Botan Caddesi ile Özkan Caddesi üzerinde YDG-H ve YDGK-H üyeleri tarafından kurulan yol kesme çadırına herhangi bir saldırı olmamasına rağmen PKK’nin haber ajansı olan ANF'de, çadıra saldırı olmuş şeklinde yalan haberler yapılmak suretiyle evlere saldırılara gerekçe oluşturulmak istenmiştir.

Saldırılar devam ederken saat 05.00 dolaylarında, saldırı altındaki halk tarafından emniyet birimleri aranmış; ancak kolluk güçlerinin bilgisi dâhilinde ve gözleri önünde gerçekleşen ve saatlerce süren saldırıya hiçbir müdahalede bulunulmamıştır.

Sekiz saat süren saldırılar gündüz saat 11.00’e doğru sona ermiştir. Saldırıların devam ettiği saat 07.30 sıralarında saldırıya uğrayan evlerden Muhlis Gözüngü’ye ait konut alev almış ve yanmıştır.

Aynı saatlerde parti üyesi Şemsettin Gözüngü’nün de evi ateşe verilmiş, saldırı sırasında evde bulunan Gözüngü’nün hamile eşi ve çocukları yanma tehlikesi geçirmiş, sığındıkları banyo duvarının dışarıdan kırılması suretiyle dışarı çıkarılarak diri diri yakılmaktan kurtarılmışlardır.

Yine saldırıların devam ettiği saat 09.30 dolaylarında parti üyemizin babası 65 yaşındaki Abdullah Deniz evinden dışarı çıkar çıkmaz evinin karşısında bulunan kültür merkezi inşaatından açılan ateşle vurulmuş, devam eden saldırıların yoğunluğu nedeniyle Abdullah Deniz hastaneye kaldırılamamış, bu sırada kan kaybından yaşamını yitirmiştir. Bu sırada kolluk güçleri ile saldırganlar arasında devam eden çatışmalar ve mahallenin abluka altında olmasından ötürü cenazesi 19.30’a kadar yerde kalmıştır.

Cizre Garnizon Komutanlığı’na 100 metre, tank taburuna ise yaklaşık 500 metre mesafedeki mahallede gerçekleşen saldırılara ancak gündüz 11.00 dolaylarında kolluk kuvvetleri tarafından müdahalede bulunulmuştur.

8 saat süren vahim saldırılarda PKK/ydg-h üyesi Yasin Özer (19) ve Barış Dalmış (15) adlı kişiler ölmüş, Cizre’nin Cudi mahallesinde ikamet eden Hakim Budak, Dicle Mahallesi’nde ikamet eden Hekim Kasırga ve Nedim Kültür adlı kişiler ise olay yerinde yaralanmışlardır.

Saldırılarda Şemsettin Gözüngü ve Muhlis Gözüngü adlı 2 parti üyesine ait 2 ev yanmış, H.G, M.H.G, S.G, O.G, C.G, Ö.G, Y.P, İ.P, M.K, N.S, H.T, H.D, A.D, A.D, L.D, N.D, Ç.K adlı 17 parti üyesinin de evleri saatlerce ateş altında tutulmuştur.

Evlerin yan ısıra bu kişilerden bir kısmının üyesi olduğu Nur Der adlı dernek binası ve bu kişilerin müdavimi olduğu Şeyh Zeki Atak Camii ve Kur’an Kursu da yaylım ateşine tutulmuştur.” (Hürseda Haber)