Yılbaşında eylem yapacaklarına yönelik istihbarat üzerine 3 gün önce Mamak ilçesinde kiraladıkları hücre evine düzenlenen operasyonda yakalanan Musa Canöz (28) ve Adnan Yıldırım (40), Ankara Adliyesi'ne gönderildi.

Zanlılar, nöbetçi Cumhuriyet Savcısına ifade verdikten sonra tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevk edildi.

Burada hakim karşısına çıkan zanlılar hakkında, "terör örgütü üyesi olmak" ve "patlayıcı madde bulundurmak" suçlarından tutuklama kararı verildi. Zanlılar Sincan Cezaevi'ne gönderildi.

"Beş ayrı DAEŞ grubu Ankara’da" iddiası

Yılbaşında başkentte eylem yapmayı planlayan ve dün Adnan Yıldırım (40) ile birlikte tutuklanan DAEŞ üyesi Musa Canöz’ün (28) yakalanması Ankara’daki DAEŞ gruplarının ortaya çıkarılmasını sağladığı iddia edildi.
 
Milliyet'in haberine göre, Canlı bomba eylemcisi Canöz’ü elde edilen istihbaratlar sonrasında eylemini gerçekleştiremeden yakalayan Ankara Emniyeti, başkentte beş ayrı DAEŞ grubunun faaliyet gösterdiğini ortaya çıkardı. Cönöz’ün geriye dönük bağlantılarını ortaya koyan Ankara Emniyeti İstihbarat ve TEM Şubeleri, şüphelinin, Samanpazarı Grubu adıyla faaliyet gösteren DAEŞ grubunda eylemsellik sürecini yaşadığını tespit etti. Yaklaşık iki ay takip edilen Cönöz’ün bağlı olduğu Samanpazarı Grubu’nun, Ulus ve çevresindeki bazı esnaflar tarafından oluşturulup desteklendiği belirlendi.
 
Aynı zamanda halen Suriye’deki çatışma bölgelerinde bulunduğu belirlenen Kamil Nuhoğlu’nun liderliğini yaptığı ve “Nuhoğlu Grubu” olarak bilinen Samanpazarı Grubu’nun “Ankara’daki en güçlü grup” olarak tanımlandığı öğrenildi.
 
İstihbarat birimlerinin tespitlerine göre, bu gurup içinde DAEŞ’le bağlantılı yaklaşık 300 kişi Suriye’deki çatışma bölgelerine gitti ve 100’e yakın üyesi Suriye’de öldü. Samanpazarı Grubu’nnu Ankara’da “beş” ayrı DAEŞ grubunun faaliyet yürüttüğü ortaya çıkarıldı. Ayrıca, DAEŞ’e katılmak için Suriye’ye geçmek isterken yakalanan örgüt üyesi ve sempatizanları listesinde Ankara’nın birinci sırada yer aldığı öğrenildi. Suriye’deki çatışma bölgelerine yasadışı biçimde geçmek isterken sınırdaki güvenlik güçlerince yakalanan DAEŞ üyesi ya da sempatizanlarında Ankara’nın ilk sırada yeraldığı da anlaşıldı. Bu çerçevede Kilis-Gaziantep hattında 30’dan fazla Ankaralı DAEŞ’çinin yakalandığı öğrenildi.

Canöz ile ilgili yapılan araştırmalarda, şüphelinin aynı zamanda örgütün istihbarat ekibi içinde bulunduğu belirlendi.
DAEŞ yönetiminin, yaşanan son süreçte hedef aldığı gruplar ile kapalı mekanlara yönelik istihbarat çalışmaları içinde yeralan Canöz’ün cep telefonu tamir ve satış işiyle uğraması sonucu çok iyi bir elektronik bomba düzeneği imal ettiği anlaşıldı. Ele geçirilen patlayıcı düzeneğini tamamen kendisi yapan Canöz’ün demir Çubuklarla desteklediği bomba düzeneğini TNT yerine potasyum ve amonyum nitrattan oluşturduğu saptandı.
 
Şimdiye kadar DAEŞ’de ele geçirilen canlı bomba düzeneklerine benzemeyen bu düzenekte şüphelinin “on-off (açma-kapama)” düğmeleri koyarak düzeneği garantili hale getirdiği görüldü. Şüpheli Musa C.’nin hazırladığı canlı bomba yeleğinde demir çubukların yanısıra 2 bine yakın demir bilye yerleştirildiği anlaşıldı.
 
Alınan bilgiye göre, Canöz ifadesinde Ankara Tren Garı önünde 102 kişinin ölümüne neden olan 5 kilogramlık patlayıcıdan daha etkili nitelikte olan 7-8 kilogramlık patlayıcıyı, Rakka’daki “İbrahim” kod sözde emirden aldıkları talimat doğrultusunda bizzat kendisinin hazırladığını, yapımı için 5 bin dolar aldığını söyledi. Canlı bomba yeleğinde kullanılan demir çubukları Ulus’tan aldıkları demir kesme makasıyla kestiğini anlatan Canöz’ün, amonyum nitratı ise Çubuk ilçesinden temin ettiği anlaşıldı.
 
Canöz’ün suçtan kurtulmak amacıyla “Biz bombaları hazırladık. Eylemi başkası yapacaktı. Gelip bombaları alacaklardı” dediği öğrenildi. Ancak savcılık ve istihbarat birimleri, Canöz’ün de DAEŞ’in canlı bomba eylemcileri arasında bulunduğunu tespit etti. Suriye’de akrabaları DAEŞ saflarında savaşırken öldürülen ve burada eylem yapmasına izin verilmeyen Canöz’ün, Yıldırım ile birlikte Ekim ayında DAEŞ kontrolündeki Cerablus’tan Gaziantep’in Karkamış ilçesine giriş yaptığı saptandı. Türkiye’ye intikam amaçlı girdiği belirtilen Canöz ve Yıldırım’ın, olası bir eylem hazırlığı içinde oldukları, Kızılay ile İstanbul yolu üzerindeki iki büyük AVM, Sakarya Caddesi’ndeki barlar, Etlik semtinde Caferi vatandaşların rağbet ettiği bir cami ve bir kilisede keşif yaptıkları kaydedildi.
 
Otobüsle gelen iki şüpheli, Yakupabdal Mahallesi’nde üç aylık kirasını peşin ödeyerek kiraladıkları hücre evinde yakalanmıştı. (AA / Milliyet)