DİYARBAKIR

Bangladeş’te Cemaat-i İslami lideri Motiur Rahman Nizami’nin laik Hasina yönetimi tarafından idam edilmesi Diyarbakır’da Cuma namazı sonrası düzenlenen basın açıklamasıyla telin edildi.

Yapılan basın açıklamasını Diyarbakır İslami STK’ları adına okuyan Recep İdikut, Bangladeş’te Müslümanlara karşı işlenen cinayet ve uygulamaların hiçbir meşru dayanağının olmadığını söyledi.

Bangladeş hükümetinin uyduruk itham, karalama ve ucuz iftiralarla Cemaat -i İslami’yi yok etmek istediğine dikkat çeken İdikut,  bu tür uygulamalarının gerekçesinin Cemaat-i İslami’nin Bangladeş’in Pakistan’dan kopmak istemesine ümmet adına karşı çıkmak olduğunu gayet iyi bildiklerini belirtti.

İdikut açıklamasının devamında, “Bangladeş zalim hükümetin kuklası olan mahkeme, Cemaat-i İslami partisi liderlerinden olan Mutiur Rahman Nizami hakkında sözüm ona 1971'deki bağımsızlık savaşı sırasında ‘insanlığa karşı suç işlediği’ gerekçesiyle idam kararı verdi ve Mutiur Rahman Nizami idam edildi.” ifadeleri kullanıldı.

İdikut, zalim Hasina’nın bu idamları diktatörlüğü için milli ve hukuki bir görev haline getirdiğine dikkat çekti.

Tüm zulümlere rağmen Cemaat-i İslami şiddete başvurmadı

Batı emperyalizminin kuklası Hasina rejiminin daha önce de Cemaat-i İslami partisi üyesi olan Abdulkelam Azad ve Abdulkadir Molla’yı da idam ettiğini hatırlatan İdikut,  “Yine Bangladeş’teki uyduruk mahkemelerin 90 yıl hapse mahkûm ettiği Gulam Azzam’da hapishanede hakkın rahmetine kavuşmuştu. Bütün bu yapılanlara rağmen hiçbir şiddet olayına başvurmadan Müslüman’ca tavır sergileyen Cemaat-i İslami bu süreçte barış ve adaletten yana gösterdiği duruşu ile Bangladeş’te huzur ortamını sağlamaya çalışmış ve baskılara boyun eğmemiştir.”  ifadelerini kullandı.

İdikut açıklamasının devamında, “Tüm dünya zalimleri şunu bilmeli ki Allah'tan başkasına itaat etmeyen, dini yalnızca ona has kılan öncü şahsiyetlerimizin hayatı mücadele tarihimizde birer onur vesikası olarak karşımızdadır. Şeyh Said Efendi, Hasan Elbenna, Seyyid Kutup, Şeyh Ahmed Yasin,  Abdulkadir Molla ve Motiur Rahman Nizami gibi öncü şahsiyetler sadece bir düsturu kendilerine hayat felsefesi edindiler.” şeklinde konuştu.

“Zulümlerin son bulması ve idamların durdurulması için Bangladeş ile ilişkilerinizi gözden geçirin”

Bir kez daha tüm dünya Müslümanlarına ve duyarlı insanlara seslendiğini belirten İdikut, “Azıcık adalet ve insaf sahibi olan devletlere sesleniyoruz.  Zalim Bangladeş devletinin insanlığa karşı olan bu uygulamalarının son bulması için harekete geçin. Bu zulümlerin son bulması ve idamların durdurulması için Bangladeş ile ilişkilerinizi gözden geçirin. Aksi halde bu kukla yönetimin cinayetleri devam edecek ve siz de buna seyirci kalıp karşı çıkmadığınız için bu suça ortak olmuş olursunuz.” dedi.  

Bangladeş hükümetinin halkı ve Cemaati İslami mensuplarına yönelik baskı, yıldırma ve sindirip yok etme politikalarının Bangladeş’e barış getirmeyeceklerini vurgulayan İdikut,  “Hindistan’ın kuklası olan Bangladeş ulusal diktatörlüğü bu zulümlerle ayakta kalabileceğine inanıyorsa elbette bu çok büyük bir yanılgıdır. Çünkü nice firavunlar, nemrutlar ve Ebu Cehiller, Şaronlar kahrolup gitmişlerdir. Ve biz inanıyoruz ki, günü gelince Hasina, Beşşar, Sisi ve Netanyahu gibi zalimler de aynı akibete uğrayıp cehennemi boylayacaklardır.” diye belirtti.

ŞIRNAK

Bangladeş'te zalim Hasina yönetimi tarafından idam edilen Cemaati İslami liderleri Motiur Rahman Nizami için gıyabi cenaze namazı kılındı.

Cizre Meydan (Mirega) Camii’nde Cuma namazı sonrası kılınan gıyabi cenaze namazını Cami İmamı Mervan Doğan kıldırdı.

Gıyabi Cenaze namazına HÜDA PAR ilçe teşkilatı, Mustazaflar Cemiyeti Cizre Şubesi Başkanı Kadri Özalp, Nur-Der Başkanı Veysi Durgun ile diğer sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve halk iştirak etti.

GAZİANTEP

 

Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Gaziantep Şubesi, Bangladeş'te Cemaat-i İslami’nin lideri Motiur Rahman Nizami’nin, laik Hasina hükümeti tarafından idam edilmesini yaptığı basın açıklaması ile kınadı.

Bangladeş’teki idamların son bulması çağrısında bulunulan basın açıklamasında, Bangladeş halkı ve Cemaat-i İslami'ye yönelik baskı, yıldırma ve sindirip yok etme politikalarının Bangladeş’e barış getirmeyeceği vurgulandı. Cuma namazında Ulu Cami’de bir araya gelen Anadolu Gençlik Derneği üyeleri, Cuma namazının ardından ilk olarak Bangladeş'te idam edilen Cemaat-i İslami lideri Motiur Rahman Nizami için gıyabi cenaze namazı kılındı.

Kılınana gıyabi cenaze namazının ardından, AGD Gaziantep Şube Başkanı Özcan Fidan, yaptığı basın açıklamasında, Suriye, Irak, Mısır, Yemen ve birçok İslam ülkesinde yaşanan sıkıntıların ardından ırkçı emperyalizmin olduğuna dikkat çekti.

Fidan, “Irkçı emperyalizm, bölgeyi nerdeyse bütün uluslararası haber ajanslarında etnik ve mezhepsel adlandırmalar ile tasnif eden; tasnifte işine geldiğinde etnik yapıyı, işine geldiğinde mezhep farklılığını kullanan yapıdır. Bölge insanlarının emperyalizme karşı ortak bir tavır sergilemesini önleyebilmek için her dönemde ırkçılığı ve mezhepçiliği körüklemişler, provakatif olaylarla bölge insanını birbirine düşürmüşlerdir.”dedi.

İslam coğrafyasında yaşanılan bu sıkıntıların bir benzerinin Bangladeş’te de yaşandığına işaret eden Fidan, laik Hasina hükümetinin daha öncede Cemaat-i İslami liderlerini idam ettiğini hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Bangladeş'te Cemaat-i İslami Partisi Liderlerinden Motiur Rahman Nizami hakkında 1971'deki bağımsızlık savaşı sırasında sözde insanlığa karşı suç işlediği gerekçesiyle verilen bu idam kararı mahkemece onanarak haksız yere idam edilmiştir. Mahkeme tarafından suçlu bulunan, idam cezasına mahkûm edilen ilk kişi, Cemaat-i İslami Partisi'nden Abdülkelam Azad,  daha sonra partinin Genel Sekreter Yardımcısı Abdülkadir Molla cezası infaz edilen ilk Cemaat-i İslami lideri olmuştu ve maalesef mahkemenin 90 yıl hapse mahkûm ettiği Cemaat-i İslami'nin 92 yaşındaki lideri Gulam Azzam da hapishanede ölmüştü. Hasina hükümetinin kurduğu mahkeme, parti liderliğini üstlenen Rahman Nizami'yi, sonrasında partinin Merkezi Yürütme Kurulu üyesi Mir Kasım Ali'yi bağımsızlık savaşı sırasındaki bazı olaylardan idam cezasına mahkum etmişti. Ayrıca cezası, Yüksek Mahkeme tarafından onanan partinin Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed Kamaruzzaman, 11 Nisan 2015'te idam edilmişti.”

Bangladeş'te Cemaati İslami Partisinin Genel Başkanlarından Motiur Rahman Nizami’nin idam edilmesinin de hukuk dışı bir karar olduğunun altını çizen Fidan, “Bangladeş’te Cemaat-i İslami Partisindeki yönetici ve üyelerine yeniden idam cezaları verilmemesi, verilen idam cezalarının uygulanmaması, yeniden yargılanma sürecine gidilmesi, halkın taleplerine ve iradesine karşı işletilen baskı sürecine son verilmesi bu ülkelerin normalleşmesine katkıda bulunacaktır. Bangladeş halkı ve Cemaat-i İslami mensuplarına yönelik baskı, yıldırma ve sindirip yok etme politikaları Bangladeş’e barış getirmeyecektir. Hiçbir şiddet olayına başvurmadan Müslümanca tavır sergileyen Cemaat-i İslami bu süreçte barış ve adaletten yana gösterdiği duruşu ile Bangladeş’te huzur ortamını sağlamaya çalışmıştır.” ifadelerini kullandı.

Fidan, “Hukuk, halkın meşru taleplerine ya da tercihlerine karşı en acımasız bir şekilde yaptırımlar uygulayarak işletilemez. Zulüm ilelebet devam edemez. Dünyanın vicdanında yer bulmayan, hiçbir hukuki dayanağı olmayan, darbeci ya da baskıcı rejimlerin gölgesinde kalınarak alınan idam kararları ile Bangladeş’te barış ve huzur ortamının da tesis edilemeyeceği açıktır. Bütün bu kaos ortamını elini ovuşturarak izleyen İsrail’in güvenliği için kan ve gözyaşı tüm coğrafyaya hakim oldu. Emperyalizm İslam Coğrafyasında postallarıyla cirit atarak Müslüman’ı Müslüman’a kırdırmaya devam ediyor. Bu oyunların farkında olan Cemaat-i İslami itidalli duruşunu kaybetmemiştir.”şeklinde konuştu.

İslam Coğrafyasının bu sıkıntılı süreçten kurtulması için bölge ülkelerinin mutlaka bir araya gelmesi gerektiğini belirten Fidan, Birleşmiş Milletlerin mevcut yapısıyla Müslümanlar lehine olacak bir karar alamayacağı açıktır. NATO’nun ırkçı emperyalizmin emrinden çıkmayacağı açıktır. Bizler Anadolu Gençlik Derneği mensupları olarak yaşama hakkını, mülkiyet hakkını, akıl ve nesil emniyetini, inanç ve düşünce hürriyetini her insan için istiyoruz. Bu hakların tesisi için Müslümanların güçlü olması gerekir. Bunun da yolu D-8’i canlandırmaktır. Her şeye rağmen Mısır, İran, Suriye, Yemen, Suudi Arabistan, Irak ve Türkiye aynı masa etrafında bir araya gelmelidir. Daha fazla kan dökülmesinin ve bölge ülkelerinin daha çok zarar görmesinin önüne geçilmelidir.”diye konuştu.

Fidan açıklamasının sonunda, idam edilerek şehit edilen Motiur Rahman Nizami’ye Allah’tan rahmet dileyerek, şehadetinin olmasını temenni etti.

GÜMÜŞHANE

Bangladeş’te laik Hasina yönetimi tarafından idam edilen Cemaati İslami Lideri Mevlana Motiur Rahman Nizami için kitlesel basın açıklaması düzenlendi.

Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Gümüşhane temsilciliği tarafından yapılan basın açıklamasında Suriye, Irak, Mısır, Yemen ve birçok İslam ülkesinde yaşanan sorunların ardında emperyalizmin olduğu vurgulandı.

Cemaati İslami lideri Rahman Nizami’nin idam edilişinin hukuk dışı olduğunun belirtildiği basın açıklamasında, “Bangladeş’te Cemaat-i İslami Partisi liderlerinden Mevlana Motiur Rahman Nizami hakkında 1971’deki bağımsızlık savaşı sırasında sözde insanlığa karşı suç işlediği gerekçesiyle verilen idam kararı mahkemede onanmış ve infaz edilmiştir. Mahkeme tarafından suçlu bulunan ve idam cezasına mahkûm edilen ilk kişi Cemaat-i İslami Lideri Abdulhâkim Azak, daha sonra partinin genel sekreter yardımcısı Abdulkadir Molla idam edilen ilk Cemaat-i İslami Liderleri olmuşlardır. Mahkemenin 90 yıl hapse mahkûm ettiği Cemaat-i İslami’nin 92 yaşındaki lideri Gulam Azam da hapishanede şehit edilmiştir. Hasina hükümetinin kurduğu mahkeme, parti liderliğini üstlenen Rahman Nizami’yi, sonrasında partinin MYK üyesi Mir Kasım Ali’yi bağımsızlık savaşı sırasındaki bazı olaylardan dolayı idam cezasına mahkum etmişti. Ayrıca ceza yüksek mahkeme tarafından onanarak partinin genel sekreter yardımcısı Muhammed Kameruzzaman da 11 Nisan 2015’de idam edilmişti. Aynı şekilde Bangladeş’te Cemaat-i İslami Partisi Genel Başkanlarından Rahman Nizami’ye verilen hukuk dışı idam cezasının ardından geçtiğimiz günlerde şehit edilip Rahmet-i Rahman’a kavuşmuştur.” ifadeleri kullanıldı.

“Zulüm ilelebet devam edemez”

Açıklamanın devamında, “Hukuk, halkın meşru taleplerine ya da tercihlerine karşı en acımasız bir şekilde yaptırımlar uygulayarak işletilemez. Zulüm ilelebet devam edemez. Dünyanın lisanında yer bulmayan, hiçbir hukuki dayanağı olmayan darbeci ya da baskıcı rejimlerin gölgesinde kalınarak alınan idam kararları ile Bangladeş’te barış ve huzur sağlanamayacaktır. Bütün bu kaos ortamını elini ovuşturarak izleyen İsrail’in güvenliği için kan ve gözyaşı tüm coğrafyaya hakim olmuştur. Emperyalizm İslam coğrafyasında postallarıyla cirit atarak Müslüman’ı Müslüman’a kırdırmaya devam ediyor. Bu oyunların farkında olan Cemaat-i İslami hiçbir zaman itidali elden bırakmamıştır.” denildi.

“Her şeye rağmen Türkiye, Mısır, İran, Suriye, Yemen, Suudi Arabistan ve Irak aynı masa etrafında bir araya gelmelidir”

Bölgenin kurtuluşu için İslam ülkelerinin bir araya gelmesinin elzem olduğuna vurgu yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“İslam coğrafyasının bu sıkıntılı süreçten kurtulması için bölge ülkeleri mutlaka bir araya gelmeli ve sıkıntılara içeriden çözüm aramalıdırlar. BM’nin mevcut yapısının Müslümanlar lehine olacak bir karar alamayacağı ayan beyan ortadadır. Batının ırkçı emperyalizmin emrinden çıkmayacağı açıktır. Her şeye rağmen Türkiye, Mısır, İran, Suriye, Yemen, Suudi Arabistan ve Irak aynı masa etrafında bir araya gelmelidir. Daha fazla kan dökülmesinin önüne geçilmesi için birliktelik oluşturulmalıdır.”

ADANA - Adana’daki STK’lar, Bangladeş’te idam edilen Cemaat-i İslami Liderleri Motiur Rahman Nizami için gıyabi cenaze namazı kılıp Hasina diktatörlüğündeki laik yönetimi telin ettiler.

Anadolu Gençlik Derneği (AGD) tarafından Cuma Namazı’nın ardından 5 Ocak Meydanı’nda düzenlenen kitlesel basın açıklamasına onlarca STK da destek verdi.

Basın açıklamasından önce Molla Nizami’nin şehadetinden önce kaleme aldığı vasiyet niteliğindeki mektubu okundu. Motiur Rahman Nizami’nin mektubunda yer alan  “Müslümanlar etle tırnak gibi midir gerçekten? Sökülüyor tırnaklarımız. Etiniz acımıyor mu? Daha ilkokulda öğretmene şikâyet edilmekten korkanlar! Sizi Allah’a şikâyet etmeye gidiyoruz. Her yaptığınızı, her yapmadığınızı, her söylediğinizi, her sustuğunuzu, her gördüğünüzü, her gözünüzü kapadığınızı, her oturuşunuzu, her kalkmayışınızı bir bir not aldım. Her şeyi anlatacağım.” ifadeleri okunurken duygulu anlar yaşandı. Sık sık tekbir getiren topluluk laik Hasina yönetimine lanet yağdırdı.

Topluluk adına basın açıklamasını okuyan Enes Beyaz; İslam coğrafyasında yaşanan katliamların müsebbiplerinin dünyanın emperyalist güçleri ve yerli işbirlikçileri olduğunu vurguladı.

Bangladeş’te de durumun farklı olmadığının altını çizen Beyaz, emperyalist güçlerin yerli işbirlikçisi laik Hasina yönetiminin, Cemaat-i İslami Liderleri Motiur Rahman Nizami’yi idam ettirdiğini söyledi. Daha önce de Cemaat-i İslami liderlerinin idam cezalarına çarptırıldıklarını hatırlatan Beyaz, Müslüman liderlerin sindirilip yok edilmek istendiği politikaların Bangladeş’e barış getirmeyeceğine işaret etti.

Zulmün sonsuza kadar süremeyeceğini ifade eden Beyaz, “Birleşmiş Milletlerin mevcut yapısının Müslümanların lehine olacak bir karar alamayacağı açıktır. NATO’nun ırkçı, emperyalistlerin emrinden çıkmayacağı açıktır. İnanç, akıl, nesil ve mal emniyeti için Müslümanların güçlü olması gerekir.” ifadelerini kullandı. Müslümanların birlik içinde olması gerektiğine vurgu yaptı.

Basın açıklamasının ardından Cemaat-i İslami Liderleri Motiur Rahman Nizami için gıyabi cenaze namazı kılınıp Müslümanların birlik, beraberlik ve zeferi için dua edildi. Programın sonunda tekbir getiren topluluk daha sonra sessiz bir şekilde dağıldı.

BİNGÖL

"İslami Kardeşlik Platformu" öncülüğünde bir ayara gelen Bingöllüler, yaptıkları kitlesel basına açıklamasıyla, Bangladeş’te önceki gün Cemaati İslami lideri Motiur Rahman Nizami'nin idam edilmesini kınadı.

Basın açıklaması öncesinde; Laik ve despot Bangladeş hükümeti tarafından önceki gün Cemaati İslami lideri Motiur Rahman Nizami'nin idam edilmesinden dolayı merkez Dörtyol Saat Kulesi önünde bir araya gelen kalabalığa Ulu Camii İmamı Mücahit Çelik, tarafından gıyabi cenaze namazı kıldırılarak, sonrasında dua yapıldı.

Kılınan gıyabi cenaze namazından sonra grup adına kısa bir konuşma yapan, Orhan Buğruhan, Cemaati İslami lideri Motiur Rahman Nizami’nin dünya Müslümanlarını yapılan zulümlere karşı sesiz kalmakla sitem ettiğini belirterek, “Şehit Motiur Rahman Nizami’nin Allah’tan başkasına kul olunamayacağını, aynı akıbetin bizleri de beklediğini, aslımıza dönüp ve kendimize gelmemizi ve şehit olacak kişinin şehadet şerbetini içecek kişinin şehit gibi yaşayanlara nasip olacağını bize haykırdığını söyledi.

Buğruhan’ın konuşmasından sonra Bingöl ‘İslami Kardeşlik’ platformu adına basın açıklamasını Tekin Gönç okudu.

Bangladeş hükümeti hukuki ve insani tüm değerleri ayaklar altına alarak siyasi cinayetler serisine devam ettiğini ifade eden Gönç,  “13 Aralık 2013 tarihinde Cemaati İslami liderlerinden Abdulkadir Molla’yı, ardından 11 Nisan 2015’te Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed Kamaruzzaman’ı ve 21 Kasım 2015’te de Genel Sekreter Yardımcısı Ali İhsan Mücahid’i idam ederek despotik zihniyetini serdeden Hasina yönetimi, yeni bir insanlık suçu daha işlemiş bulunuyor. Cemaati İslami Emiri Mevlana Motiur Rahman Nizami 10 Mayıs 2016 da yine bu despotların hukuksuzluğu ve zalimliği sonucu idam edilmiştir.” dedi.

“Tüm dünya biliyor ki, evrensel hukuk kaideleri tümüyle ihlal edilerek oluşturulan sözde mahkemelerde sürdürülen pespaye yargılamalar neticesinde ve tümüyle siyasi intikam hesaplarıyla verilen idam kararları açık bir zorbalık, bu hukuksuz kararların infazı ise hiç tartışmasız açık birer siyasi cinayettir.” diyen Gönç, açıklamasına şöyle devam etti: "Hasina yönetiminin 40 yıl önce yaşanmış iç savaş olgusunu siyasi bir malzeme olarak rakiplerine karşı kullanma ve uyduruk isnatlarla muhalefeti tasfiye çabasının kirli bir dekoru olarak işlev gören Bangladeş yargısı tüm despotik yönetimlerde karşımıza çıkan zalimlerin emrindeki yargı işleyişinin tipik bir örneği olarak hizmet etmektedir. Şüphesiz bu tür kararlara imza atmakla Bangladeş yargısı sadece kendini tüketmiş olmamakta; hukukun alnına da kara bir leke çalmaktadır.”

İslami hareketlere karşı küresel emperyalist güçlerin tüm yeryüzünde yürüttükleri savaşı kendi siyasi çıkarları için bir fırsat bilen Hasina yönetimi konjonktürden istifade ederek Bangladeş İslami hareketine ağır bir darbe daha indirme peşinde olduğunu vurgulayan Gönç, "Bu doğrultuda Cemaati İslami Emiri Motiur Rahman Nizami’yi idam ederek Bangladeş İslami hareketinin lider kadrosuna karşı yürüttüğü tasfiye siyasetini bir ileri aşamaya taşımak ve iktidarının ömrünü uzatmak derdindedir. Oysa Bangladeşli kardeşlerimize karşı işlediği suçlar yüzünden hem bu dünyada lanetlenmeyi, hem de sonsuz ahiret azabını hak eden Hasina yönetimi bilmelidir ki, Allahu Teala zalimleri asla payidar kılmaz! Şehadete yürüyen İslami hareket liderlerinin tümünün onurlu ve kararlı tutumu bu tür zalimliklerle muhalefeti bastırmayı ve İslami hareketi sindirmeyi hedefleyen Bangladeş hükümetinin çabalarının asla başarılı olamayacağının en somut göstergesi olmuştur.” diye belirtti.

Basın açıklaması Rahman Nizami'nin 'Ben Gidiyorum…' mektubunun okunması ve sık sık getirilen tekbir ile sloganların ardından sona erdi.

ŞANLIURFA

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Bangladeş’teki Laik Hasina rejimi tarafından idam edilen Mutiurrahman Nizami için gıyabi cenaze namazı kılındı.

Siverek’te Cuma namazının ardından Şeyh Abdulkadir Geylani Camii’sinde bir araya gelen ilçedeki sivil toplum kuruluşları Bangladeş’teki Laik Hasina rejimi tarafından idam edilen Cemaat-i İslamî lideri Mutiurrahman için gıyabi cenaze namazı kılındı.

Kılınan gıyabi cenaze namazını ardından düzenlenen basın açıklamasını Murat Başaran okudu. Açıklamasına “Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin, hayır onlar diridirler. Ancak siz bunu bilmezsiniz.” ayetini okuyarak başlayan Başaran, “Bangladeş'te katil Hasina rejimi tarafından kurulan savaş suçları mahkemesinde 40 sene önceki uyduruk suçlamalar üzerinden yargılanan Cemaat-i İslami hareketinin lideri Mutiurrahman Nizami tıpkı Abdülkadir Molla, Gulam Azzam, Muhammed Kamaruzzaman ve Abdus Sobhan gibi idama mahkûm edilerek şehit edildi. Uygulanan bu vahşeti en ağır şekilde lanetliyoruz ancak yıllardır yaşanan benzer katliamlardan öğrendik ki; kınamak, lanetlemek protesto etmek yetmiyor bu vahşeti engellemiyor Yıllarca Çeçenya’da, Bosna’da, Filistin’de, Irak’ta ve Suriye’de hep yaşanan zulümleri lanetledik ama ne yazık ki hiçbir zulmü fiili olarak durduramadık.” dedi.

Basın açıklaması yapılan dua ile sona erdi.

(İLKHA)