Daha önce Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na Emniyet Genel Müdürlüğü’nden ‘Milli Damar Grubu’ adı altında bir yapılanmanın oluşturulmaya çalışıldığı iddiası ile suç duyurusunda bulunan Hanefi Avcı, Anayasa Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından başlatılan soruşturma çerçevesinde savcı Tekin Küçük’e ifade verdi.
Hanefi Avcı’nın savcılığa ‘müşteki’ sıfatı ile verdiği ifadede şu iddialarda bulunduğu öğrenildi: “İstihbarat Daire Başkanlığı’nın personelinin tamamı Milli Damar suç örgütü olmamakla birlikte, bu örgüt dairede hakim pozisyondadır. Milli Damar suç örgütü üyelerinin bir kısmı cemaatin artıklarıdırlar. 2005 ve 2006 yıllarında cemaatten ayrılan kişilerden oluşturmaktadır. Bu kişiler 2006 yılında C.A isimli şahsın liderliğinde örgütlenmişlerdir. Ancak cemaatin aktif olması nedeniyle fazla sesleri çıkmamıştır. Ben C.A’nın kim olduğunu bilmiyorum. Ancak basından öğrendiğim kadarıyla kendisi ülkedeki bütün önemli meselelere kendisinin karar verdiğini, bütün devlet yetkililerinin kendisine tabi olduğunu söylüyormuş. Bazıları da buna inanıyorlarmış.
Milli Damar suç örgütünün yönetici ve üyelerinin bilebildiklerimin isimlerini yazdım. Bu kişilerin Milli Damar suç örgütü içerisindeki konumlarını ve yaptıkları eylemleri bizzat bilmiyorum. Ancak bu kişilerden ikisinin çok etkili olduklarını biliyorum. Bunlar çeşitli kurumlara gönderilerek görevli olmadıkları, kendilerini ilgilendirmeyen sahalarda militanlık yapmaktadırlar. Bunlardan biri Ankara eski İstihbarat Şube Müdürü C.U, diğeri ise İstihbarat Daire Başkanlığı Şube Müdür K.Ö’dür.
Milli Damar suç örgütünün unsurları ile ortaya çıkarılması bir vatanseverin görevi olmalıdır. Bir ekleme yapmak gerekirse emniyet kökenli tanıklara veya tanıkların gösterecekleri diğer emniyet kökenli tanıklara sorular sorulurken özellikle dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun bilinçli ve kastı olarak yanlış birife edilmesi hususunda bilgi sahibi olup olmadıklarının sorulması da kanaatimce Milli Damar soruşturmasına katkı sunacak bir husustur. Soruşturma derinleştikçe gün yüzüne çıkmamış çok daha büyük hadiseler ortaya çıkacaktır.”
Yeni Şafak gazetesi ise Avcı'nın söz konusu örgütü kafasından uydurduğunu ileri sürerek, Avcı'nın, suç duyurusu dilekçesinde yönetici olduklarını iddia ettiği isimlerin şunlar olduğunu aktardı: “Celal Ayhan, Alper Tan, Engin Dinç, Eyüp Kınacı, Ramazan Bal, Furkan Torlak, Hakan Arıkan, Bülent Kantar, Koray Öner, Cihangir Ulusoy, Bilge Kanaksay, Hakan Keskin, Ahmet Kandemir, Murat Ayasıl, Hüseyin Dilek, Nihat Demirbüken, Talip Tuncer, Mustafa Gülcü, Çetin Acar"
Avcı'nın dilekçede Kanal A'da çalışan isimleri "bilinmeyen yöneticiler" olarak sıraladığa dikkat çeken Yeni Şafak, haberin Gülen Grubunda çalışan bir gazetecinin haberleştiriğine vurgu yaparak şunları kaydetti: " Emniyet kararnamesinden önce yapılan bu ilginç suç duyurusunun cemaat tarafından köpürtülerek haber yaptırılması ise dikkat çekti. Hanevi Avcı'nın yaptığı suç duyurusuyla ilgili haberi ilk kez duyuran Arzu Yıldız, Avcı'nın ifade verdiğini de ilk olarak duyurdu. MİT TIR'larının durdurulması ihanetine imza atan savcıların savunmalarını yayınladığı gerekçesiyle 1 yıl 8 ay hapis cezası alan ve Cumhurbaşkanına hakaret suçundan hakkında açılmış davalar bulunan Arzu Yıldız'ın bu haberleri ilk olarak yazması ise akıllarda sorusu işareti bıraktı. Öte yandan, Avcı'nın avukatı Fidel Okan, adliyeye geldiğinde gazetecilere, “Sizin nereden haberiniz oldu?" diyerek gizli geldiklerini ima etti. Ancak bu kadar gizli tutulan soruşturmayla ilgili Yıldız'ın ayrıntılı haber yapması dikkat çekti." (Ajanslar)



