Darbe girişiminin gerçekleştiği 15 Temmuz'da CIA ajanı Henri Barkey'in İstanbul Büyükada'da bir toplantı yaptığı ortaya çıktı.
Güneş Gazetesi'nin haberine göre, ABD’nin Türkiye üzerinde yaptığı kirli planların kurgulayıcısı olarak bilinen ve FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in yeşil kart alması için bizzat referans olan ajan Henri Barkey’in 15 Temmuz darbe girişiminden bir gün önce İstanbul’a gelerek Büyükada’da bir otele yerleştiği ortaya çıktı. Gün boyu bazı temaslarda bulunan Barkey, akşam saatlerinde 7-8 kişilik bir ekibi ağırladı.
Darbe girişiminin başladığı saatlerde Barkey ile bir araya gelen isimler arasında Karar Gazetesi yazarı Mensur Akgün de yer aldı. Toplantının içeriğine dair çeşitli iddialar öne sürülürken, Akgün’ün darbe girişiminin başarısızlığa uğramasının ardından kaleme aldığı köşe yazısı önemli ipuçları verdi. 17 Temmuz tarihli yazısında darbenin arkasındaki ABD’yi aklamaya çalıştı, “Darbenin ardında başka devletler de olabilir ama iktidar elinde somut delil olmadan kimseyi suçlamamalıdır” dedi.
Daha da ileri giden Akgün tehditkar bir dille “Unutmayalım ki ABD’nin elindeki tek imkan Türkiye’de darbe yapmak ya da yapılmasına destek vermek değildir” ifadelerini kullandı.
15 Temmuz darbe girişiminin gerçekleştiği gün, Fethullah Gülen'e sürekli övgüler dizen, Kuzey Irak'ın da aralarında olduğu bölgelerde Gülen örgütünün toplantılarına katılan “Ilımlı İslam” teorisyenlerinden eski CIA Danışmanı Henri Barkey'in İstanbul'da olduğunun ortaya çıkması tartışmalara neden olmuştu. Bazı gazeteciler konuyu gündeme getirerek "darbe gecesi İstanbul Büyükada Splendid Palace'da konuktu. Niye acaba?" diye sormuştu.
"Toplantı kapalı değildi" savunması
Bu arada kendisine yönelik iddialara yanıt veren Karar Gazetesi yazarı Mensur Akgün, toplantının kapalı değil açık olduğunu söyleyerek kendisini savundu.
Dün yayınlanan, "Böylesi bir teşebbüs başka bir yerde olsaydı" başlıklı yazısında toplantının duyuru linkini (http://gpotcenter.org/events/1335) paylaşan Akgün, iddialara ilişkin şunları kaydetti:
"Ben kendime yönelik saldırılara yasal yollardan cevap vereceğim için köşemi bu konuya ayırmıyorum. Ama merak edenler komplocuların içini gıcıklayan toplantının linkine aşağıdaki adresten ulaşabilirler. Yine merak edenler için İran üstüne olan ve Büyükada’da gerçekleşen toplantının hiçbir şekilde gizli olmadığını belirtmekte yarar var. Amaç bir yıl önce varılan nükleer mutabakatın Türkiye de dahil bölge üstündeki etkilerini tartışmaktı ve tartışıldı da. Yakında raporu yayınlanacak.
Eğer bu haberleri yazanların amacı gazetecilik olsaydı, bana veya arkadaşlarıma ulaşırlar, katılımcılarla konuşurlar, gerekli bilgileri alabilirlerdi. Bu gazetede yazdıklarımla o toplantıda konuşulanlar arasında bir bağlantı olmadığını, dünyadaki muhalif seslerle konuşmanın, birlikte toplantı düzenlemenin ille de onlar gibi düşünmek anlamına gelmediğini anlarlardı. Ama ne yazık ki amaç gazetecilik değil, kendilerine bile faydası olmayacak, hedefi çok daha büyük bir yıpratma kampanyası. Türkiye bunca sorunla boğuşurken dünyaca ünlü uzman, akademisyen ve düşünce kuruluşu çalışanının katıldığı bir toplantıdan imalarla sonuç çıkartılması kötü niyetin ötesinde bir sıfatı hak ediyor."
"Henri Barkey kamuflaj, asıl gelen Graham Fuller miydi?"
Türkiye Gazetesi yazarı Fuat Uğur ise, FETÖ darbesinde Amerikan parmağının ciddi şekilde sorgulandığını belirterek, şunları kaydetti:
Artık olay şüyuu vukuundan beter olmaktan çoktan çıktı. FETÖ darbesinde Amerikan parmağı ciddi ciddi sorgulanıyor. CIA Direktörü John Brennan önceki gün Türkiye’deki darbeyi kınadıklarını belirtti ama ülkemizi tehdit etmekten geri durmadı. Darbe girişimi sonrası Türkiye’de gerilimler yaşanacağını söyledi.
Amerikan Merkezî Haberalma Teşkilatı CIA, öyle anlaşılıyor ki darbe fiyaskosunun tesirinden kurtulmaya çalışıyor.
Ama bu arada üç bomba gelişme var. Üçü de ABD’nin darbeyle ilişkisini âdeta berraklaştırıyor.
İlkini Soner Yalçın ima etti: “Henri Barkey darbe gecesi İstanbul Büyükada Splendid Palace’da konuktu, neden acaba?”
Henri Barkey öncelikle CIA’in Türkiye uzmanı olarak tanınan bir isim. Bir dönem CIA’in Türkiye İstasyon Şefliğini yürüten, Fethullah Gülen’in yeşil kart alarak ABD’de kalmasını sağlayan Graham Fuller’in yakın çalışma arkadaşı. Geçmişte ikisi birlikte “Türkiye’de Kürt Sorunu” adlı kitabı yazmışlardı. Akademisyen ve şu anda da Carnegie Endowment For International Peace adlı bir düşünce kuruluşunda görevli.
Aşağıdaki sözler de ona ait:
Türkiye’de intifada olabilir!
PKK Türkiye ve diğer üç bölge ülkesinden (İran, Irak Suriye) toprak alabilir. Büyük küçük bölge ülkeleri Kürt taleplerini dikkate almalı!
Amerika’da kimse FETÖ’nün bir terör örgütü olduğuna inanmıyor.
Erdoğan'ın sonu geldi.
Gülen hareketinin CIA ile hiçbir alakası yok. Olamaz da. Ben ABD Dışişleri'nde çalıştım, biliyorum yok öyle bir şey. Türkiye'de böyle komplo teorileri çıkıyor.
Barkey’in en önemli özelliği Türkiye’de doğmuş ve büyümüş olması. İzmirli bir Yahudi ailenin çocuğu. Ailesi de Türkiye’de. Belki de Türkiye vatandaşlığı hâlâ devam ediyor olabilir.
Fethullah Gülen'in ABD'deki dinlerarası diyalog çalışmalarını yürüten Rumi Forum organizasyonunda profesyonel olarak yer alan Henri Barkey'in, ABD'de FETÖ'cü Prof. Ali Yurtsever ile birlikte hareket ettiği de biliniyor. Bu Forum’un önde gelen iki isminin dün Beyaz Saray’da ağırlandığını da antrparantez belirtelim.
Evet, Soner Yalçın geçen çarşamba günü, Henri Barkey’in Türkiye’ye gelip İstanbul’da Splendid Palace otelinde kaldığını yazdı. Muhtemelen bu bilgiyi de Türkiye kökenli İsrailli gazeteci Rafael Sadi’den almıştı.
Henri Barkey’in geldiği doğru. İlginç olan da pasaportundaki adıyla Henri Jack Barkey, darbe günü, yani 15 Temmuz saat 10.24’te Atatürk Havalimanı polis kontrol noktasından geçti. Splendid Palace Oteli’nde kalıp kalmadığı meçhul çünkü otel görevlileriyle konuştuğumda bana “Bu isimde otelimizde kimse kalmadı” diye cevap verdiler. Şimdi muhtemelen “Türkiye’ye ailesini ziyarete gelmiştir” diyenler çıkabilir ama yukarıda özelliklerini sıraladığımız bir CIA uzmanının tesadüf bu ya darbenin yapılacağı gün İstanbul’a geliyor olması hiç de hayra alamet değil.
Ve Henri Barkey darbe girişiminin artık iyice akamete uğradığı 18 Temmuz Pazartesi gününü 19 Temmuz’a bağlayan gecenin sabahında saat 04.05’de Atatürk Havalimanından çıkış yapıyor.
ASIL GELEN GRAHAM FULLER’Dİ
Oysa bir başka iddia Henri Barkey’in gelişinin faş edilmesiyle asıl gerçeğin saklandığı yönünde.
Kaynaklarım ısrarla ve ısrarla bana “Asıl gelen CIA’in eski Millî Haberalma Konseyi Yardımcı Başkanı, eski CIA Türkiye İstasyon şefi ve Fethullah Gülen’in hamisi Graham Fuller’di” diyorlar.
Şu anda adını vermek istemediğim kaynaklarım ki ne tuhaftır onlar da İsrail’den, Henri Barkey ile hedef şaşırtıldığını ve Graham Fuller’in bizzat darbeyi yönetmek üzere darbe günü Türkiye’ye geldiğini ifade ediyorlar.
Ancak araştırdım, Graham E. Fuller’in Atatürk Havalimanı’ndan giriş ve çıkışına dair bir kayıt yok. Ama aynı kaynaklarım “Hiç kimse CIA’den emekli olmaz. Mutlaka farklı bir kimlikle giriş çıkış yapmıştır, dikkatle bakılmalı” diyorlar. Graham Fuller, bilindiği gibi CIA’in neo-con kanadından ve Erdoğan’ı devirmeye azmetmiş ekipten. Bana bu bilgiyi verenler ise gülerek şunu ekliyorlar: “Başarılı olamadığı için CIA bu beyefendiyi artık gerçekten emekli edecek...”
FULLER YUNANİSTAN’A KAÇAN HELİKOPTERDE MİYDİ?
Asıl bomba iddia ise Graham Fuller’in gidişiyle ilgili.
“Graham Fuller Yunanistan’da Dedeağaç’a indirilen helikopterin içindeydi. Çünkü FETÖ’cü subaylara bu görev verilmişti. Helikopter Dedeağaç’a indiğinde Amerikalı görevliler oradaydı ve Graham Fuller’i alıp götürdüler.”
Bu yüzden de Yunanistan 8 FETÖ’cüyü iade etmeyecek çünkü ABD onların ötmesini istemiyor. Ezkaza “Yanımızda Graham Fuller de vardı” derlerse ne olacak?
Graham Fuller’in darbe günü ve gecesi Türkiye’ye gelip darbe girişimini yönettiği, dediğimiz gibi bir iddia. İhtimalleri sıraladık. Ama Henri Barkey’in gelişi bile başlı başına “Darbedeki ABD parmağı” konusundaki şüpheleri artırıyor..."
(Hürseda Haber)