Rusya Federasyonu'na bağlı Başkortostan'ın başkenti Ufa'da düzenlenen "21. Yüzyılın Eğitim Alanında İslam İdealleri ve Değerleri" konulu konferansa katılan Prof. Dr. Rahmi Yaran, şu ifadeleri kullandı: “Rusya Müslümanları, Fethullah Gülen’in faaliyetlerinin terör örgütü olarak tanınması hususunda Türkiye mercilerine destek veriyor. Özellikle, bu örgüte bağlı kurum Rusya’nın dikkat çektini. Rusya kurumu yasaklayarak ve ona bağlı olan kurumları da kovdu."
İstanbul Müftüsü sözlerine şöyle devam etti: “Gülen, kendisini İslam’ı öğreten alim olarak tanıtıyor. Oysa Gülen teröristtir. Hatırlatmak isterim ki, ekim ayında İstanbul’da yapılan Avrasya İslam Konseyi toplantısının katılımcıları Gülen ile örgütünün faaliyetlerini, terör ve İslam karşıtı faaliyetler olarak tanıdı. Bu toplantıya Rusya Müslümanları da katıldı.”
FETÖ’nün tuzağına düşmemek için gençler başta olmak üzere inançlı insanların İslam’ı öğrenmeleri gerektiğini söyleyen Yaran, FETÖ’nün zekat paralarını kendi işleri için kullanmasını da kınadı.
Ufa İslam Üniversitesi öğrencileriyle bir araya geldi
İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Rahmi Yaran, İstanbul Müftülüğü Kardeş Şehri Ufa’da devam eden temasları çerçevesinde Ufa İslam Üniversitesi’nde öğrenim gören öğrencilerle 08.11.2016 tarihinde bir araya geldi.
Burada yaptığı konuşmada İstanbul Müftüsü Yaran, Rusya Müslümanları Dini Nezareti Başkanı, Üniversitenin Rektörü ve Öğrencileri selamladıktan sonra, kendilerine İstanbul’dan selamlar getirdiğini ifade etti.
Konuşmasına “Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.” (Al-i İmran, 104) ayetini okuyarak başlayan Yaran şunları söyledi:
“Takvalı bir hayat için çalışmamız lazım.”
“İstanbul ve Türkiye olarak sizleri çok seviyoruz. Müslümanlar olarak birlik ve beraberliğimizin farkındayız. Okuduğum ayette Cenab-ı Hak takvalı bir hayatı Müslümanlardan istiyor. Takvalı bir hayat nasıl olur? Allah’ı hatırdan çıkarmadan, her hareketimizle, yaşayışımızla bunu ortaya koyarak olur. Ayetin devamında “ancak Müslümanlar olarak ölün” deniyor. Ne zaman öleceğimizi bilmiyoruz. Öyle ise bunun manası şudur: Hayatın her anını Müslüman olarak yaşayın. Çünkü her an ölüm gelebilir. Sonra da “Allah’ın ipine/Kur’an’a sımsıkı sarılın, tefrikaya düşmeyin.” Buyurulur. Tefrika İslam aleminin ve Müslümanların en büyük düşmanıdır. İslam sevgisi, Allah sevgisi düşmanları bile kardeş yapar. Bu ayetlerin devamında Cenab-ı Hak bilhassa Medinelileri kastederek “siz birbirinize düşmandınız. Allah kalpleriniz yaklaştırdı ve bu sayede Müslüman oldunuz, bu sayede kardeş oldunuz buyurdu.
“İnsan eğitiminde iki hususiyet çok önemlidir: Ehil olmak ve Emin olmak”
Şimdi başta okuduğum ayeti kerimede de esas sorumluluğumuz hatırlatılıyor “Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.” Vazifeniz ve vazifemiz ağır. Sadece belli bir bölgeye değil, dünyaya karşı İslam’ı anlatmakla ve güzel temsil etmekle yükümlüyüz. Bu vazifeyi yapacak insanlarda iki hususiyetin olması lazım. Birincisi emin olacaklar, ikincisi ehil olacaklar. “Emin”, Peygamberimizin Peygamberlik gelmeden önceki herkesin kabul ettiği sıfatıdır. Ona “Muhammed-ül emin” diyorlardı. Yani ahlakımız güzel olacak, hayatımız güzel olacak. İbadet hayatımız, aile hayatımız, toplum hayatımız güzel olacak.
Ehil olmak ise, mesuliyeti taşıyacak yeterlilikte olmaktır. Bu müesseseler bu ehliyeti kazandırmak için var ve siz de bunun için çalışıyorsunuz. Çünkü insan bilmediği bir şeyi anlatamaz, yapamaz. Burada bilgilerinizi artıracaksınız. Ama önce kendi hayatınıza tatbik edeceksiniz. Sonra da hayatınızla başkalarına örnek olacaksınız. Sonrasında da “kurtuluşa eren topluluk olacaksınız”.
Bunun için sizi tebrik ediyorum. Sizlere kol kanat geren Şeyhülislam Talgat Hazreti ve Üniversitemizin rektörünü de tebrik ediyorum ve çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”
Ziyarette İstanbul Müftü Yardımcısı Sabri Demir de eşlik etti. (Sputnik / İstanbul Müftülüğü)






