İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) İcra Komitesinin “Halep'teki durum” konulu olağanüstü toplantısına başkanlık eden Çavuşoğlu, burada yaptığı konuşmada, Halep'te yaşanan trajedi sebebiyle toplandıklarını belirtti. 

Suriye'de çatışmaların patlak verdiği dönemden bu yana ülkenin yerle bir olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, Suriye halkının korkunç bombardıman, abluka ve açlık sebebiyle zarar gördüğünü anlattı.

Muhalefet ve rejim arasında doğrudan müzakerelerin kolaylaştırılması için prensipte bir anlaşma olduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, en iyi çözümün siyasi çözüm olduğunun altını çizdi.

Bu anlaşmayı Cenevre sürecinin tamamlayıcısı olarak gördüklerinin altını çizen Çavuşoğlu, bu nedenle Moskova'daki toplantıda, nüfuz sahibi ülkelerin hepsini bu düzenlemeye dahil etmeye teşvik ettiklerini belirtti.

Mevlüt Çavuşoğlu, “İslam İşbirliği Örgütü üyesi ülkelerin bu düzenlemeye verdiği destek, Suriye’de politik süreci yeniden canlandırmak için güçlü bir mesaj olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, toplantının sonunda herkesin bir araya gelerek, Halep'ten tahliyelerin güvenli şekilde yapılması için sesini yükseltmesi ve acil, koşulsuz ve engelsiz insani yardımların kolaylaştırılması için çağrıda bulunması gerektiğini vurguladı.

Bakan Çavuşoğlu, “Ülke çapında bir ateşkes olmalı ve kuşatılmış bölgelerde bulunanlara insani yardım akışı başlamalı. Rejim, gerçek bir siyasi geçiş için muhalefetle doğrudan görüşmeler yapmak üzere müzakere masasına dönmeli. Yabancı milislerin Suriye'yi hemen terk etmesi gerektiğine dair güçlü bir mesaj göndermeliyiz.” diye konuştu.

"Amacımız siyasi çözüm sürecine geçilmesi"

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin Suriye ile ilgili hedefine ilişkin, 'Bizim samimiyetle yapmaya çalıştığımız şeyin 3 amacı var. Bir an önce ateşkesin sağlanması, zor şartlardaki insanların kurtarılması, zor şartlarda yaşayan insanlara insani yardımın ulaştırılması ve siyasi çözüm sürecine geçilmesi.' dedi.

Çavuşoğlu, Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde İslam İşbirliği Teşkilatı'nın (İİT) bakanlar düzeyinde gerçekleştirdiği olağanüstü toplantıya katıldıktan sonra temasları ile ilgili AA ve TRT'ye açıklamalarda bulundu.

İİT'nin bakanlar düzeyindeki olağanüstü zirvesinin Halep konusunu görüşmek üzere toplandığını belirten Çavuşoğlu, toplantıda insani dramların sona ermesi ile ateşkesin sağlanması, insani yardımların her yere ulaştırılması ve siyasi süreci kapsayan, Birleşmiş Milletler’in (BM) 2254 nolu kararına atıfta bulunan bir deklarasyonun oy birliği ile kabul edildiğini ifade ederek, bu deklarasyonun 2 gün önce Moskova’da 3 ülke olarak yayınlanan ortak açıklama ile de örtüştüğünü söyledi.

Cidde kentinde İİT toplantısı öncesinde yetkililer ile gerçekleştirdiği ikili görüşmeler hakkında da açıklamalarda bulunan Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Burada ikili görüşmelerde de bulunduk. İİT Genel Sekreteri Yusuf bin Ahmed el-Useymim’in yanı sıra Kuveyt Birinci Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Sabah Halid el-Sabah, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el-Cubeyr ile de görüştük. Özellikle Halep ve Suriye’yi konuştuk. Moskova’da gerçekleştirdiğimiz 3'lü toplantıyla ilgili Genel Sekreter Useymim ve diğerlerine bilgiler verdim. Useymim ile tabii İİT’nin önem vermesi gereken alanları da spesifik olarak vurguladık. Bunlardan bir tanesi de biliyorsunuz Rohingyalılar. Zor şartlar altında yaşıyorlardı. Ben de geçtiğimiz ramazan ayında kendilerini ziyaret etmiştim. Son zamanlarda biliyorsunuz saldırılar arttı ve şartları daha da zorlaştı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da özel temsilcisini gönderecek. Bu konuya ağırlık vermemiz lazım."

"İran’ın rolü önemli"

Toplantının amacının Halep’i konuşmak olduğunu aktaran Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Halep ile ilgili düşüncelerimizi değerlendirmelerimizi paylaştık. Her şeyden önce Halep’te geldiğimiz noktada maalesef zor şartlar altında sıkışan çok sayıda sivil ve muhalif var. Bu sivil ve muhaliflerin kurtarılması için Türkiye, Rusya ile birlikte arada tabii engeller çıktığı zamanlarda İran’ı da devreye sokarak İran ile de temaslarda bulunarak bu insanların kurtarılması için çok emek sarf ettik. Bunda da başarılı olduk. Dün kar yağışı ve yine arazideki bazı grupların engellemesi sebebi ile ara verilmişti bugün tekrar başladı. Şu anda kurtarılan insan sayısı 40 bin 500’e ulaştı. Belki kendi araçları ile çıkanları sayarsak üzerine bir 2 bin koyabiliriz. Biz sürecin bir an önce tamamlanmasını istiyoruz.

Halep her ne kadar stratejik bir şehir olsa da maalesef birçok kültürün medeniyetin barındığı şehir yok olup gitti. Ama Suriye sadece Halep’ten ibaret değil. Diğer bölgelerde de çatışmalar var. Kuşatmalar var. Açlıktan ölen insanlar var. Rejimin zulmüne uğrayan, evlerini terk eden insanlar var. Dolayısıyla Rusya ile vardığımız anlaşmaya sonradan İran’ı da dahil ettik ki İran’ın burada rolü önemli. Özellikle dışarıdan gelen Şii milisler var, İran’ın getirdiği. İran’ın devrim muhafızları ve Hizbullah var. Dolayısıyla İran’ın da burada bu grupların üzerindeki etkisini iyi kullanması lazım ki kendi kontrolünde vardığımız anlaşmalar ihlal edilmesin. O yüzden Moskova’daki toplantıya İran’ın da bu anlamda dahil edilmesi önemli. Burada bu anlayışın tüm ülke geneline yayılması gerekiyor. Yani kısaca terör örgütleri hariç tüm ülke genelinde Suriye genelinde bir ateşkesin sağlanması. Peki ateşkes sağlandığı zaman her şey biter mi? Hayır bitmez. O zaman ne gerekiyor? Siyasi çözüm. Ki biz her zaman böyle söylüyoruz. Kalıcı çözüm siyasi çözüm. Bir taraftan terör örgütleri ile bizim yaptığımız gibi DEAŞ ile mücadeleyi sürdüreceğiz. Bu vesile ile El-Bab’taki operasyonda 14 şehidimiz var. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz.'

Bazıları tarafından 'askerlerimizin orda ne işi var' şeklinde dile getirilen soruya ilişkin Bakan Çavuşoğlu, şunları ifade etti:

"Her şeyden önce Suriye’nin, Suriye’deki insanların güvenliği bizim güvenliğimiz kadar önemli. Bizim güvenliğimiz için de hayati derecede önemlidir. Sınırın öbür tarafından DEAŞ'ın gönderdiği roketlerle 23 insanımızı kaybettik. Ve çok da fazla saldırı oldu. Aynı şekilde Kilis özellikle saldırı altındaydı. Oradan terör örgütleri gelip canlı bomba olarak değişik şehirlerde maalesef kendilerini patlatıyor. En son Gaziantep’te olmuştu. YPG, PKK’nın patlattıklarını söylemiyoruz. Ve çok sayıda insanımızı kaybettik. Biz orada DEAŞ’ı yenmezsek uzaklaştırmazsak o terör bize geliyor. Elbette şehitlerimizin olmasını istemeyiz, vatan için, bayrak için milletin bekası, ülkenin geleceği için canını feda eden şehitlerimizi rahmetle minnetle anıyoruz. Yakınlarına ve milletimize de başsağlığı ve sabır diliyoruz. Kolay bir şey değil. Ama biz bu mücadeleyi sürdürmesek Türkiye çok daha tehditlerle karşı karşıya kalabilir. Dolayısıyla terör örgütleri ile mücadele edeceğiz. Ama kalıcı çözüm için de müzakere şart. Şimdi efendim yok Halep’i verdiler mi? Yok Rusya’da başka taviz verdiler mi? Kesinlikle taviz yok. Ortak açıklama son derece nettir. Ne istediğimiz bellidir. BM’nin aldığı kararlar, Güvenlik Konseyinin kararları, yine Cenevre süreci yine burada atılan adımların hepsi bunları tamamlayıcı adımlardır."

Müzakerenin, müzakerelere başlanması demek olduğunu bunun Esad’ın kalacağını kabul etmek anlamına gelmediğini vurgulayan Çavuşoğlu, "Cenevre’de de müzakereler vardı. O sürece ilaveten güven verici adımlar atılabilir. Ama siyasi müzakere olmadan siyasi bir dönüşüm ve siyasi bir çözüm olmaz. Bizim samimiyetle yapmaya çalıştığımız şeyin 3 amacı var. Bir an önce ateşkesin sağlanması, zor şartlardaki insanların kurtarılması ve zor şartlarda yaşayan insanlara insani yardımın ulaştırılması ve siyasi çözüm sürecine geçilmesi. Müzakerelerin başlaması. Ama kozmetik müzakereler istemiyoruz. Sonuç getirici gerçek anlamda müzakereler istiyoruz. Muhalefet bugüne kadar Suriye’nin siyasi geleceği ile ilgili vizyonunu bizlerle de dünya ile de paylaştı. Bugüne kadar rejimin ‘Esed kalsın’ dışında bir vizyonu olduğunu göremedik. Ama bu tür müzakerelerde rejimin pozisyonu nedir? Ne istiyor? Bunu da muhalefet görecek kendi düşüncelerini de paylaşacak.” ifadelerini kullandı.

Bugünkü toplantının temel çalışmalarından birini oluşturduğuna dikkati çeken Çavuşoğlu, “Bizler, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın liderliğinde Başbakanımız Binali Yıldırım ve tüm ekibimiz ile gerçekten hem Suriye’deki dramı bitirmek hem de bir çözüm bulmak için yoğun çaba sarf ediyoruz.” dedi.

Türkiye'nin İİT nezdindeki Cidde daimi temsilciliği açıldı

Türkiye'nin İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) nezdindeki daimi temsilciliği, Cidde kentindeki Kançılarya binasında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun da katıldığı törenle açıldı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, açılış programında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin dünyadaki 236'ıncı Suudi Arabistan'daki 4'üncü misyonu olan İİT Daimi Temsilciliği'nin açılması konusunda verdiği destekten dolayı Suudi Arabistan'a teşekkürlerini iletti.

Uluslararası örgütler ile ilişkilere çok önem verdiklerini dile getiren Çavuşoğlu, "Uluslararası ve bölgesel örgütlerin dünya barışına ve ekonomik kalkınmasına verebileceği desteği, potansiyeli görüyoruz. Ayrıca var olan sorunların çözümüne de katkı sunabileceğini biliyoruz." dedi.

Çavuşoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Maalesef başta Halep ve Suriye olmak üzere dünyanın her yerinde özellikle ümmetin yaşadığı birçok yerde sorunlar var yine başta terör olmak üzere birçok sorun ile karşı karşıyayız. Benim ülkem Türkiye de maalesef terörün ve değişik terör örgütlerinin hedefi olmuştur. Biz terörün her türlüsü ile mücadele ediyoruz. İçeride ve dışarıda PKK’sıyla, YPG’siyle DEAŞ‘ıyla mücadeleye devam edeceğiz." diye konuştu.

"İİT'den beklentilerimiz var"

"İİT‘den beklentilerimiz var. Özellikle dünyanın değişik bölgelerinde Müslüman toplulukların yaşadığı sorunlara karşı daha duyarlı olmamız, onlara yardımcı olmamız lazım. Sorunlarının çözümü için diplomatik çabalarımızı artırmamız lazım." diye konuşan Çavuşoğlu, İİT’nin bu çabalarına destek vermek için bu misyonu açtıklarını ve burada İİT’nin tüm çalışmalarına katkı sağlayacaklarını dile getirdi.

Çavuşoğlu, şunları kaydetti: "Sayın Cumhurbaşkanımız İİT'ye çok önem veriyor. Dönem başkanlığımızın aktif ve başarılı olması için bizlere talimatlar verdi. Eylem planı hazırladık. Sekreteryanın da desteği ile bunu başarılı bir şekilde uygulayacağız ki İİT, dünyada daha çok görünen ve daha çok etkin olan ve itibarı da daha yüksek bir örgüt olsun. Elimizden gelen gayreti göstereceğiz."

Bakan Çavuşoğlu konuşmasının ardından misafirler ve katılımcılar ile beraber kurdele keserek açılışı gerçekleştirdi. Açılıştan sonra binayı gezen Çavuşoğlu, AA foto muhabirleri tarafından Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında çekilen fotoğrafların yer aldığı sergiyi gezerek fotoğrafları inceledi.

Açılış programına Türkiye'nin Riyad Büyükelçisi Yunus Demirer, Türkiye'nin İİT Daimi Temsilcisi Büyükelçi Salih Mutlu Şen, Türkiye'nin Cidde Başkonsolosu Fikret Özer ile İİT, İslam Kalkınma bankası ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığından yetkililer ve ülkede ikamet eden Türkiye vatandaşları katıldı. (AA)