Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen, Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın da katımıyla gerçekleşen programda Cumhurbaşkanı Erdoğan oda üyelerine hitaben bir konuşma yaptı.

Programda olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek ve ‘daha güzel bir Türkiye için evet’ dedikleri için oda üyelerine teşekkür ederek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkede pek çok kişinin ‘16 Nisan’dan sonra ne olacak?’ sorusunu sorduğuna işaret etti ve "Bu soruya en güzel cevabı sizler vermişsiniz. Söyleyeyim, daha güzel bir Türkiye olacak. Bazı gerçekler var ki gözü olup da görmeyenler olur, kulağı olup duymayanlar olur, dili olup gerçeği söylemeyenler olur. Örneğin 14 yılda bu ülkede bizler bir sessiz devrim gerçekleştirdik. Bunu ben konuşmuyorum, bunu bize bugün saldıran Batı konuşuyordu" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de Başbakan olup göreve geldiklerinde, uyguladıkları programlar ve attıkları adımlarla ilk 100 günde Türkiye’nin tırmanmaya başladığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 bin 500 dolar kişi başına millî geliri 11 bin dolara çıkardıklarını hatırlattı ve "Yani adama sormazlar mı, on yıllar boyu bu ülkede bizi 3500 dolarda niye süründürdünüz diye sormazlar mı?" diye ekledi.

16 Nisan’dan sonra demokraside, hak ve özgürlüklerde daha güzel bir Türkiye’nin olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimi çevrelerce ‘hayır’ kampanyalarında dillendirilen ‘yaşam koşullarımıza müdahale ediliyor’ iddiasına atıfta bulanarak, "Bakın burada güzellik uzmanları var. Kardeşlerim, hanginize müdahale edildi, hanginizin gelip de dükkânları kapatıldı? Böyle bir müdahale söz konusu mu? Değil. Ama bazıları için yalan âdeta makine, bunlar yalan makinesi. İftira, her şey bunlarda var" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Nisan sonrasında terörle mücadelede daha güzel bir Türkiye’nin olacağını kaydetti ve şu anda Güneydoğu bölgesinde yürütülen operasyonlarla teröristlerin inlerine girilip terörün belinin kırıldığını, Fırat Kalkanı operasyonu kapsamında yürütülen mücadele ile Türkiye’nin huzuruna musallat olanların bedelini ödeyeceğini söyledi ve ekledi: "Bölgemizdeki sorunların çözümünde daha güzel bir Türkiye olacak. 16 Nisan’a husumetin ve taassubun kör ettiği gözlerle değil akıl gözüyle, gönül gözüyle bakan herkes bu güzellikleri görecektir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Anayasa değişikliğiyle gelen yeni sistem ülkemizin demokraside ve ekonomide ulaşmak istediği hedeflere yürüyüşünü kolaylaştıracaktır. Daha hızlı gideceğiz, patinaj olmayacak. 1950’den bugüne kadar Parlamentoda kaç gensoru verildi biliyor musunuz? 484. Akşam yat, sabah kalk bir gensoru. Ne işe yarar bu gensoru? Biliyor ki bu gensoru kabul edilemeyecek, ama buna rağmen gensoru verilir. Bunların 480’i reddedilmiştir, 4 tanesi kabul edilmiştir. Bunların hepsi zaman kaybıdır. İstiyoruz ki artık böyle pet şişeler falan fırlatılmasın. Fırlatılsa bile asgariye insin. Neler yaşadık. Son 14 yıldır yaptığımız tüm reformlarda, attığımız tüm adımlarda, hayata geçirdiğimiz tüm projelerde bize çelme atanlar, âdeta burnumuzdan getirenler şimdi bize bu 14 yılı örnek gösteriyor. İyi de, bu dönemdeki çalışmalar onların sistemin zaaflarını kullanarak önümüze çıkardıkları tüm engellere rağmen yapılmıştır. Biz neyi başardıysak değerli kardeşlerim, bunlara rağmen başardık."

Bu dönemlerde yaşanan krizlerin, kaosların, acıların en önemli kaynağının yönetim sisteminin eksiklerinden kaynaklandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu zaafları kim inkâr edebilir, bu sıkıntıları kim görmezden gelebilir? Biz işte bu son 14 yıldaki istikrar ve güven ortamını kalıcı hâle getirmek istiyoruz. Huzur gelsin, barış, sevgi, kardeşlik egemen olsun. Yoksa mevcut sistemde Cumhurbaşkanıyla, Başbakanıyla, Hükûmetiyle, Meclisiyle zaten aynı idealleri paylaşan kadrolar olarak biz şu anda uyumlu bir hâlde çalışıyoruz. Ama daha iyisini yapmak, daha ileri gitmek mümkünken bunu niye yapmayalım?" diye konuştu.

"İktidara gelebilmek uğruna savundukları tüm ilkeleri ayaklar altına aldılar"

Konuşmasında 7 Haziran 2015’te yapılan genel seçimlerin ertesinde yaşanan belirsizliği ve yaratılmak istenen kaos ortamını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Daha seçim sonuçlarını resmen açıklanmadan verilen beyanatları hatırlıyorsunuz değil mi? Ne demişlerdi? ‘Cumhurbaşkanlığı makamı tartışmalı hâle gelmiştir’ demişlerdi. Ve seçimin hemen arkasından Diyarbakır’ı hatırlayın, 53 Kürt kardeşimizi öldürdüler, öldüren Kürt, öldürülen o da Kürt. Ya bunların benim Kürt vatandaşlarımı temsil etmek diye bir derdi yok, bunlar insan düşmanı. Şahsımı kastederek ‘şu anda siyaseten ve hukuken boşlukta olan bir kişi vardır’ demişlerdi. Hâlbuki 7 Haziran’da seçimlere giren Cumhurbaşkanı olarak ben değildim, siyasi partilerdi, ben seçime girmedim. Buna rağmen hemen ülkemize ağır maliyetleri olacak bir siyasi kavganın, kaosun, çatışmanın taşlarını düşemeye başladılar. Ve Gazi Mustafa Kemal’in partisini bölücü örgütün siyasi uzantılarını iktidara taşımak için koltuk değneği yaptılar."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, referandumda ‘hayır’ kampanyası için birilerinin Avrupa ülkelerine gederek, PKK'nın oradaki uzantılarıyla ve Türkiye’nin bakanlarına uçuş izni vermeyen, ülkelerine sokmayıp arabanın içine mahkûm eden devletlerle birlikte hareket ettiklerine işaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "İşte en son şahsımla ilgili İsviçre’de Parlamento binasının önüne dev bir pankart astılar ve üzerinde benim resmim var, silahı da benim şakağıma dayadılar. Şimdi ben buradan sizler vesilesiyle Külliyeden tüm milletime sesleniyorum; Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanına İsviçre’nin Parlamento binası önünde dev bir orada poster asacaklar, silahı şakağa dayayacak ve orada polisin nezaretinde terör örgütleri yürüyüşünü yapacak ve İsviçre yönetiminin herhangi bir sesi çıkmayacak. Hiç önemli değil, biz buralara milletimizle geldik, milletimizle yürüyoruz, biz bunlarla gelmedik."

Cumhurbaşkanları ile Başbakanların kavgalarından dolayı istikrarsızlıklara sahne olan Türkiye’nin geçmişinde, koalisyonların kurulmasında yeterli sayıda milletvekiline ulaşabilmek için otel odalarında milletvekili ve bakanlık pazarlıklarının yapıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son 14 yıl bunlardan kurtulduk, böyle bir derdimiz yok. Ömürleri 16 ayı bulmayan hükûmetler kurdular Türkiye’de. Hatta daha ileri gidiyorum, 25 günlük hükûmetler kuruldu. Burada istikrar olmaz, burada güven olmaz, işte biz bunları yıktık, Türkiye bunların hepsini aştı. Hamdolsun, milletimizden aldığımız güç ve Anayasadan aldığımız yetkiyle artık yeni bir dönem başlıyor." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Nisan’da oylanacak Anayasa değişikliğinin, Türkiye’yi bütün bu şer ittifaklarına karşı çok daha güçlü bir hâle getireceğini ifade ederek, "Biz şu anda ekonomide nasıl büyüdüysek, inanın bundan sonra bunu katlayarak büyüyeceğiz. İnşallah 2023 en az bunun iki katı olacak, bunu görüyorum ve Türkiye altyapısıyla, üstyapısıyla büyümeyi hızlandırarak devam ettirecektir. Dışarıdan Türkiye’ye gelip de bu gelişmeleri görenler zaten hayran oluyor" değerlendirmesinde bulundu.

"Faize karşıyım, faizin iyice inmesi lazım"

Türkiye'de faizlerin yüksek olduğundan şikayet eden Erdoğan, "Göreve geldik devletin borçlanma faizi yüzde 63'tü. Biz bunu yüzde 4.6'ya kadar indirdik. Ben faize karşıyım, faizin iyice inmesi lazım." ifadelerini kullandı.

Ana muhalefet partisinin 16 Nisan’la ilgili eleştirilerinin hiçbirinin gerçekle ilgisinin olmadığının altını çizen ve "Onlar kendilerine bir yalan dünyası kurmuşlar, orada yaşıyorlar. Ana muhalefetin başındaki zatı zaten daha fazla konuşmama da gerek yok" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün başlayan mübarek üç aylara işaret ederek, yarın kutlanacak olan Regaip Kandilinde şehitlerin unutulmaması ve gaziler için şifalar dilenmesi tavsiyesinde bulundu.

Birlik ve beraberliğin daim olması temennisiyle sözlerini tamamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasından sonra, sektördekilerin uzun süredir beklediği, ‘Güzellik uzmanlarının tıbbı cihaz kapsamına girmeyen cihazları kullanarak tıbbi amaçlı olmayan işlemleri yapabilmesi ve bu uzmanların sahip olması gereken belgeleri düzenleyen Bakanlar Kurulu Kararı’nı davetlilerin huzurunda imzaladı. (İLKHA)