Kur’an-ı Kerim tivaletiyle başlayan programda Mehmet Ali Tekin ve Burhan Kavuncu; Selami Yurdan ve Bosna Savaşı hakkında konuşmalar yaptı. Program boyunca ara ara şehid Selami’nin geceleri defterine düştüğü notları okundu.

Programda Selami Yurdan marşını okuyan Hakan Eren, yine şehid Selami için bestelemiş olduğu yeni parçasını da ilk defa seslendirdi.

Programa davet edilen Selami Yurdan’ın arkadaşları, Yurdan ile yaşadıkları anıları aktardılar.

Yurdan'ın arkadaşlarının aktarımları şu şekilde:

Kerim Demir: "Ben birahanalerde yaşayan, İslam’dan bihaber cahili bir hayat yaşıyordum. Selami ile tanıştıktan sonra onun yaşantısı ve anlattıklarından çok etkilendim ve İslami bir hayata dönüş yaptım. Selami bizim için örnek şahsiyetti. Bizi birbirimize bağlayan tarafını Şehadetin sonra daha iyi anladım." 

Ercüment Sümerkan: "Selami ile çok zaman birlikte vakit geçiriyorduk. Fakat biz onun hızına yetişemiyorduk. O geceleri uyumuyor fakat gündüzleri de çok aktif bir çalışma içerisinde oluyordu. Allah için, mazlumlar için yapılacak bir iş varsa orada önce Selami’yi görürdünüz. O kendini adım adım şehadete hazırlıyordu. Biz Selami’yi o zaman anlamıyorduk. Neden bu kadar aktif, neden geceleri uyuyamıyor diye. Şehadetinden sonra yakın bir dostuna teslim ettiği notlarını okuyunca anladık neden uyuyamadığını. Selami şahitliğinin gereğini yapıyordu."

Ali Kemal Taşdemir: "Selami Müslümanların derdiyle dertlenirdi. Bir sözü vardı. ''Hizbullah’tır yesin güçlensin, Hizbullah'tır giyinsin üşümesin'' diye. Bu sözünü fiilen tüm fedakarlığıyla yerine getiriyordu.''

Anıların aktarımı sonrasında, Bosna Savaşı ve Şehid Selami’yi anlatan sinevizyon gösterimi, ikram ve duanın ardından Yurdan ailesinden Recai Yurdan, Mehmet Yurdan ve Hayati Yurdan’a şehid Selami'nin “Her müslüman erkek ve kadın bedel ödemeye hazır olmalıdır” sözünün yazılı olduğu bir tablo takdim edilerek program sonlandırıldı.