Netanyahu-Obama döneminin soğuk rüzgarları, Netanyahu-Trump döneminin sıcak esintilerinin yerini tekrar almış durumda. ABD eski Başkanı Barack Obama’nın başkanvekili olarak İsrail’e gidip yeni işgal yerlerinin açılmaması ve 1967 BM kararına uygun davranılması için ziyarette bulunan Joe Biden, ziyareti sırasında, İsrail'in, Kudüs’te yeni işgal yerleri planlarını onaylamasıyla neye uğradığını şaşırdı. Halihazırda ABD Başkanı olan Joe Biden, Kudüs'te açmayı planladığı ve Filistinlilere hizmet verecek olan konsolosluk konusunda diretirse, İsrail koalisyon hükümeti Knesset oylamasını kaybedip düşme tehlikesi ile karşı karşıya...

Obama-Netanyahu dönemi

İsrail’in işgal planlarını hızlandırdığı dönemler, ABD’de cumhuriyetçi hükümetlerin olduğu dönemler oldu. 2009’da göreve başlayan Demokrat lider Barack Obama, Batı Şeria’daki yeni işgal yerleri planının durması çağrısını, dönemin İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’ya iletti. Olumsuz karşılanan bu çağrı üzerine, dönemin ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, İsrail’e gidip diplomatik yolla İsrail’i durdurma politikasını izledi. Biden, İsrail’e vardığında İsrail İçişleri Bakanlığı yeni işgal yerleri planlarını onayladı. İsrail-ABD ilişkileri bu karar üzerine gerilme dönemine girdi.

Işgal, Trump döneminde zirve yaptı

Demokrat Obama’nın yerine 2016’da Cumhuriyetçi Trump gelince, İsrail için yayılma fırsatı doğdu. ABD'nin İsrail Büyükelçiliği Tel-Aviv’den Kudüs’e taşındı. Golan tepelerinde İsrail egemenliği tanındı. İran’la yapılan nükleer müzakereler durduruldu. Washington’daki Filistin Kurtuluş Örgütü'nün (FKÖ) ofisi kapatıldı. ABD arabuluculuğunda İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Bahreyn ve Sudan arasında normalleşme anlaşmaları imzalandı. Trump, Netanyahu’nun yeni işgal yerleri noktalarının açılıp Yahudilerin yerleştirilmesi politikasına karşı olumlu baktı.

Koalisyon hükümetinin ipi ABD’nin elinde...

Demokrat Biden hükümeti için İsrail ile yaşanan sorun 3 başlıkta toplanıyor. Birincisi, küresel rakip Çin’in İsrail’in Hayfa limanında hassas altyapı yatırımları yapması. İkincisi, İsrail’in bitmek bilmeyen işgali yaymak için uyguladığı yeni işgal yerleri politikaları. Üçüncüsü ve en önemlisi seçim vaadi olan, Kudüs’te Filistinlilerle ilgilenecek bir ABD konsolosluğu açılması.

Geçen hafta İsrail, Batı-Şeria’da 3 bin 200 yeni işgal yeri planını duyurduğunda, ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken, İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz’a planı durdurma çağrısında bulundu. Blinken’in dünya çapında kabul görmüş 6 meşru STK’yı terör listesine alan Gantz’dan rahatsız olduğu da biliniyor. Biden hükümetinin seçim vaadi olarak Kudüs’te Filistinliler için açılacak konsolosluğa ise Başbakan Bennett ve Dışişleri Bakanı Yair Lapid’in “zamansız ve gereksiz” diyerek karşı çıktığı biliniyor.

Koalisyon, Netanyahu'nun avucuna düştü!

Bennett liderliğindeki koalisyon hükümeti, Kudüs’te Filistinliler için açılacak konsolosluk ve işgal yerlerinin yaygınlaştırılması konusunda Netanyahu'nun avucuna düşmüş durumda... Netanyahu liderliğindeki aşırı-sağ Siyonistlerin koalisyon hükümetini düşürmek için gece-gündüz çalıştığı söyleniyor. ABD Ulusal Güvenlik Konseyi ve Beyaz Saray’ın, Bennett koalisyonuna destek olacağı ancak ABD Dışişleri Bakanlığının çetin ceviz olduğu belirtiliyor. Koalisyon, Knesset oylamasını geçip devam ederse Biden yönetimine çok şey borçlu olacak. Naftali Bennett liderliğindeki İsrail koalisyon hükümeti, 14 Kasım'a kadar Knesset bütçe oylamasını kazanamazsa dağılıyor.(Milli Gazete)