İran İslam İnkılabı lideri İmam Hamaney'in İnkılap öncesinde yaşadığı önemli olaylardan biride uğradığı iftiralar olmuştu. İslam İnkılabının Devrim lideri Seyyid Ali Hamaney, Sistan ve Belucistan bölgesi Ehl-i Sünnet ulemasıyla gerçekleştirdiği görüşmesinden bir kısım şöyle oldu;
"İnkilaptan önce Meşhed'de konuşmalar yapıyordum. Beni dinlemeye gelen çok sayıda genç vardı. Bu konuşmaları genellikle yatsı namazından sonra yapıyor ve şimdi sizlerle konuştuğum türden şeyler anlatıyordum. Rejimin adamları her tarafta "Bu adamın Sünniliğe eğilimi var" diye söylenti yayıyorlardı. Bunun yetersiz kaldığını görünce "Vahabilige eğilimi var!"demeye başladılar. Bu söylenti ve iftiralar benim de kulağıma geliyordu.
Söyleyenler garazkār insanlar değildi, sadece cahillerdi. Bazıları söylentilere karşılık vermemi istiyordu, ama ben konuşmalarımda:
"Bu tür şeylerle uğraşacak vaktim yok, bunlarla uğraşmak istemiyorum" diyordum.
Birileri benim Sünni olduğumu söylüyor, birileri de Şii olduğumu ispatlamamı istiyor, bunlar beyhude ve anlamsız şeyler!
Birilerinin benim Şia olduğuma inanması veya inanmıyor olması önemli değildi ki. Benim daha önemli bir gayem vardı; Bütün hayatım ve en büyük aşkım olan bu gaye, karşımdaki nesle Islam'ı anlatmak, Islam'ın derin maarifiyle tanışmalarını sağlamaktı. Bu da etkili oldu ve gerçekleşti zaten.
İşte bu tür çalışmalar azar azar toplanıp bütün ülke çapında inkılapçı söylemler oluşturdu. Ülkenin dört bir yanında halk, kendilerine hiçbir tebliğci gitmemiş olmasına rağmen İslam inkilabının peşindeydi artık..." (Sistan ve Belucistan bölgesi Ehl-i Sünnet ulemasıyla görüşmesinden...)
Öte yandan, Ehl-i Sünnet'in mukaddesatlarına saygısızlığı yasaklaması (haram kılması), Seyyid Ali Hamaney’in İslam dünyasındaki meşhur ve etkili fetvalarından sadece biriydi. (Hürseda Haber)



