İşgalci rejim İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz, İsrail’e göre İran'ın nükleer güç elde etmesini önlemek için her yolun mübah olduğunu vurgularken, dün Tel Aviv'de Fransız kaynaklı olduğu düşünülen bilgiler yayınlandı. Söz konusu bilgiler, ABD'nin Ortadoğu'da faaliyet gösteren askeri milisler gibi nükleer ile ilgili olmayan taraflara yönelik yaptırımları hafifletmeyi kabul ettiğini ortaya koydu.
Gantz, İsrail deniz subaylarından oluşan bir birliğin mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada “Anlaşma imzalansa da imzalanmasa da İsrail, İran'ın varoluşsal bir tehdit haline gelmesini ve nükleer güç elde etmesini önlemek için ne gerekiyorsa yapmaya devam edecek. İran her şeyden önce küresel ve bölgesel bir sorun teşkil ettiği için siyasi faaliyetimize devam edeceğiz ve aynı şekilde askeri gücümüzü tüm meşru yollarla inşa etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
İşgalci rejim İsrail merkezli Kanal 12 ABD’nin önümüzdeki iki hafta içerisinde yaptırımları kaldıracağını aktardı. Kanal, güvenilir kaynaklara dayandırdığı haberinde ABD, terörizm ve füze geliştirme ile bağlantılı onlarca kişi ve kuruma yıllardır uyguladığı yaptırımları kaldıracağını bildirdi. Yaptırımların kaldırılması süreci İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'e bağlı ekonomik kurumları da kapsıyor. Ayrıca Ali Hamaney'in Uluslararası İlişkiler Başdanışmanı Ali Ekber Velayeti ve Ayetullah Hamaney'in 1983 yılında ABD Deniz Piyadeleri kışlasının bombalamasındaki rolü nedeniyle yaptırımlar uygulanan askeri danışmanı Hüseyin Dehkan’a yönelik yaptırımlar da kaldırılacak.
Kanal 12'nin Arap ve İran İşleri Editörü Ehud Yaari, ABD’li müzakerecilerin Viyana'da devam eden müzakerelerde anlaşılmaz tavizler verdiklerini ve İran'la ne pahasına olursa olsun bir anlaşmaya varmak için can attıklarını söyledi. Verilen bu tavizlerin, başta Fransa olmak üzere Batı Avrupa ülkelerinin müzakerelerdeki temsilcilerini kızdırdığını söyledi. Bu yüzden, müzakereler ile ilgili sızıntıların bu şekilde memnuniyetsizliklerini ifade etmek ve dış baskıları kullanmak isteyen öfkeli Fransızlardan geldiğini ima etti.
Yaari Tel Aviv merkezli 103 radyosuna verdiği röportajda şu ifadeleri kullandı:
“Viyana müzakerelerinin sekizinci turundayız. Bu turun son tur olması gerekiyor. Ancak sonuçlanıp biteceği garanti değil çünkü üç konuda bariz anlaşmazlıklar var. Bu kez yaptırımların azaltılması, 2015 yılında imzalanan anlaşmanın imzalandığı zamana göre daha geniş olacak. En başta İran'ın, Irak'tan tutun Yemen, Suriye ve Lübnan'a kadar ve Suudi Arabistan'dan Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) kadar Arap Körfezi ülkelerindeki hedeflere füze ve insansız hava araçları (İHA) fırlatmasının arkasındaki Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) mensuplarını içerecek. Peki neden? Nükleer Anlaşma’nın bu hedeflerle ilgisi yok. Nükleer mesele bile nükleer silaha ulaşma süresini kısalttı. Başkan Barack Obama ile 2015 yılında imzalanan anlaşmada yer alan bir yıllık erteleme, şimdi 4 aya ve belki de daha kısa bir süreye indirilecek.”
Yaari, “İran ile şu anda bir nükleer anlaşma imzalanırsa, bu anlaşma 2015'teki anlaşmadan katbekat kötü olacak. Yaptırımlar tümden hafifletilecek. Sadece İsrail değil, ABD, Fransa ve Avrupa'da bu anlaşmayı reddeden birçok güç var. Ancak etkileri elle tutulabilir değil. İsrail'de bu sorunu ele almada bir ihmalkarlık söz konusu.” ifadesini kullandı.
Siyonist rejim Başbakanı Naftali Bennett geçtiğimiz salı günü istihbarat kurumu/"MOSSAD’ın esas görevi İran'ın nükleer planını başarısızlığa uğratmak ve Tahran'ın nükleer bir devlete dönüşmesini engellemektir" dedi.
Bennett MOSSAD’ın merkezini ziyaret ettiği sırada yaptığı açıklamada “Bu görevin zirveye ulaşması çok yakın” dedi.
Şark’ul Avsat’ın verdiği habere göre; Müzakere edilen nükleer anlaşmanın, İran'ın iki buçuk yıl içinde uranyumu zenginleştirmek için santrifüjleri tekrar çalıştırmasını sağlayacağı söyleniyor.(İsrail Post)



