İslam rasyonel mantıkla gelen son semavi din ve Kur’an’ın onun en büyük mucizesi olmasına rağmen, onda başka önemli mucizeler de gerçekleşti. Bunların en önemlilerinden biri Hz. Peygamber Efendimiz’in (s.a.a) miraca yükselmesidir. Bu olayla ilgili rivayetler o kadar şaşırtıcıdır ki Filistin meselesinin incelenmesinde bu olay göz ardı edilemez.
Birincisi; Yüce Allah, neden Hz. Peygamber’i, mucize ile Mekke'den semaya yükseltebilecekken Mescid-i Aksa'ya götürdü ve oradan semaya yükseltti. Bu yolda Kudüs’ün seçilmiş olması, sadece ve sadece Müslümanlara, korunması ve unutulmaması gereken İslami bir sembol olarak onu hatırlatmak içindir.
İkincisi; Necm Suresi'ne göre, bu yolculukta, Peygamber Efendimizin öğretisi ve O’ndan önceki peygamberlerin ve Allah’a en yakın meleklerin ulaşamadığı bir yere yükselmesi, Allah’ın Peygamber ile vasıtasız olarak konuşması ve ona yaratılışın en önemli belirtilerini göstermesi de dahil olmak üzere birçok büyük olay meydana geldi. Bu önemli mucizeler ve belirtiler, Kudüs güzergahında gerçekleşen yolculuk sırasında gerçekleşti.
Mekki bir sure olan ve Bi'set’in üzerinden 8 yıl geçtikten sonra inen İsra suresinin ayetlerinde belirtildiği gibi, Müslümanlar Mekke’de baskı alındaydı ve bir grup Müslüman da Habeşistan ve Yemen'e hicret etmişti. Ayetler, İsrailoğullarının fitnesinden dolayı bir süreliğine İslam hakimiyetinden kaldırılacak olan ve Allah'ın Müslüman kullarının çabalarıyla (mucizelerle değil) geri dönecek olan Bilâdü'ş-Şâm’ın fethinden bahseder.
İlginç olan diğer konu şudur: Yüce Allah İsra suresinin 104. ayetinde mealen: “Eğer ikinci vaad gelirse, sizi (İsrâiloğulları) bir araya toplarız ve mü'minler size galip gelirler.” Buyrulmaktadır. Bir başka deyişle, İsrail'in Kuran açısından ortaya çıkışı ve Siyonistlerin burada toplanması beka için değil, fanilik içindir. Filistin konusunda bu ilahi ayetlere inanmak, dirençli Müslümanların önüne farklı ufuklar açar.
Filistin krizinin gelecekteki ufukları
Gerçek şu ki Filistin krizi ABD veya İsrail'in isteğiyle sona ermez. Filistin halkı son yüzyıl boyunca askeri imkanların eşitsizliğine rağmen İngiltere ve Siyonist Rejim'in sömürgeciliği karşisında durmuş ve işgalciler karşısında geri adım atmayacaklarını göstermiştir. Müslümanların Filistin davasına desteği ve direnişin bölgede büyümesiyle birlikte şimdi İslam dünyasının bir kısmı Filistin halkının direnişini desteklemekte ve onlara mücadele imkanları sağlamaktadır. Bu gelişme Filistinlilerin konumunu güçlendirmiş ve onları mücadele yolunda eskisinden daha kararlı hale getirmiştir. Art arda birkaç savaşta tek başına duran Gazze'deki Filistinliler şimdi Gazze'nin tekrar işgal edilmesini engellemektedir. Bu gelişme, Siyonist rejimi varlığı sorgulanan birinci eve geri getirdi.
ABD ve Trump'ın, krizi bu rejim lehine çözmek için harekette bulunması, şimdiye kadar bazı Arap rejimlerini korkuturken, Filistin halkını haklarını elde etme konusunda eskisinden daha kararlı hale getirmiştir. Geri dönüş yürüyüşünün geçtiğimiz yıl içinde düzenlenmesi, Filistinlilerin evlerine dönme kararlılığını gösteriyor. Son on yılda Gazze'deki direniş, son çatışmalarda düşmanın birkaç günden fazla karşı koyamadığı bir tür caydırıcılığı başarıyla oluşturmayı başardı. Bu gelişme, tüm Filistin'e yayılırsa, siyasi ve stratejik durumu tamamen değiştirecek. Elbette İslam dünyasının Filistin’e kapsamlı desteği Filistinlilerin bu kutsal toprakları kurtarma iradesini güçlendirecektir.(Hürdesa Haber)



