Son günlerde Türk askeri ve istihbarat yetkililerden oluşan heyet Suriyeli muhalifler ile bir araya geldi. Kritik dönemde yapılan bu görüşme, Türk hükümetinin Suriye'deki maceralarının bir sınırı olmadığını gösteriyor.
Türkiye basında yer alan haberler, Türkiye yönetiminin hâlâ Esad hükümetini devirmeyi, komşusunun ulusal egemenliğine ve toprak bütünlüğüne zarar vermeyi düşündüğüne işaret ediyor.
Daha önce Ankara yetkilileri Suriye hükümetiyle ilişkileri normalleştirmeyi planladıklarını açıklamıştı, ancak şimdi Türk Savunma Bakanlığı'nın Suriyeli muhalifleri ciddi şekilde silahlandırdığı ve yeniden örgütlediği bildirildi. Bu, Ankara'nın Suriye'ye yönelik dış politikasının hâlâ eskisi gibi devam ettiğini gösteriyor.
Türkiye heyeti ile Suriyeli muhaliflerin temsilcileri arasında 4 saat süren görüşmede, Türkiye'nin muhalefete desteğinin devam ettiği vurgulandı.
Türk Heyeti İle Suriyeli Muhaliflerin Temsilcileri Arasında Görüşme
Türkiye'nin güneydoğusunda ve Suriye sınırında yer alan Gaziantep kenti, Türkiye'nin Suriye Milli Ordusu (SMO) olarak adlandırdığı 100 binden fazla kişinin en önemli siyasi ve askeri üssüdür.
Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu gruplarının liderleri, son günlerde Gaziantep'e geçerek Türk askeri ve istihbarat yetkilileriyle bir araya geldi.
Bu görüşmede birkaç önemli konu tartışıldı ve atmosferi Ankara'nın Beşar Esad hükümetiyle ilişkilerin normalleştirilmesi konusundaki tutumlarının değiştiğini ve Ankara ile Şam arasında resmi bir diyaloğun gündemde olmadığını gösterdi.
Birkaç ay önce, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suriyeli muhalif gruplarını Beşar Esad hükümetiyle uzlaştırmanın Türkiye'nin önemli hedeflerinden biri olduğunu söyledi. Ancak Suriyeli muhalifler bu ani değişiklikten rahatsız oldu ve birçok yerde Türk bayrağını ateşe verdi. Şimdi ise Erdoğan hükümetinin Suriyeli muhaliflerle görüşmek üzere heyet göndermesiyle geri adım attığı görüldü.
Söz konusu görüşmede şu hususlar vurgulandı:
*Gazi Antep toplantısı, Türkiye ile Suriyeli muhalif gruplar arasındaki ilişkilerde yeni bir dönüm noktası.
*Türk ordusunun Suriyeli muhalif gruplarını askeri açıdan güçlendirmesi önemli bir ihtiyaçtır.
*Küçük gruplar dağıtılacak ve grupların hepsi Suriye Milli Ordusu'nun bileşenlerine dâhil olacak
*Heyet-i Tahrir el-Şam ve ona bağlı gruplar, Zeytin Dalı bölgesinden tamamen çıkarılacak.
*Heyet-i Tahrir el-Şam’ın kontrol ettiği alanlardan Zeytin Dalı bölgesini ayıran sınırın yönetiminden Feylak el-Şam çekilecek ve bölge Türk Ordusu'na teslim edilecek.
Bazı güvenlik kaynaklarına göre, Erdoğan'ın ekibinin kıdemli üyeleri farklı düşünüyor. Erdoğan hükümetindeki ABD yanlısı kişiler, Erdoğan'a Esad yönetimi ile ilişkileri normalleştirmek için acele etmemesini tavsiye ediyor.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın Suriye ile normalleşmeye karşı olduğu belirtiliyor.
Bazı siyasi gözlemciler, Erdoğan hükümetinin Siyonist Rejim’le normalleşme konusundaki büyük hevesinin, Türkiye'nin Suriye'ye yönelik tutumunu etkilediğini belirtiyor. Gözlemciler, Türkiye-İsrail ilişkilerinin artması ve Hamas heyetinin Şam ziyareti kapsamında Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüşmesinin ardından Erdoğan hükümetinin Siyonistlerin talebi üzerine, Hamas'tan ciddi şekilde uzaklaştığına inanıyor. Onlara göre Ankara ile Şam arasındaki ilişkilerin normalleşmesi doğal olarak Tel Aviv için de hoş olmayacaktır.
Son olarak şunu söylemek gerekir ki, Türkiye’de Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti 10 yıldan beri Suriye krizinin bir parçası olan Ankara, komşusunun ulusal güvenliğine karşı hareket edip Suriye hükümeti ve halkını zor duruma sokmuş, ancak milyarlarca dolar harcamasına rağmen yalnız kalan Türkiye, Suriye’deki hedeflerine ulaşamamıştır.
Şimdiki durumda, Suriye meselesiyle yüzleşmek için yeni bir siyasi çizginin Erdoğan hükümetinin gündeminde olmadığı tahmin edilebilir.
AK Parti hükümetinin Milliyetçilerin taleplerine ve parti hedeflerine odaklanması, Şam’la normalleşme sürecinin en azından seçim öncesi dönemde hızlanmayacağını gösteriyor. (Ajanslar)



