İmam Humeyni: "Gadir-i Hum olayı öyle bir olay değil ki Hz. Ali’ye(a.s) bir makam kazandırmış olsun. Hz. Ali(a.s), bütün fazilet ve manevi makamlara sahip olduğundan Gadir Hum’un gerçekleşmesine vesile olmuştur. Allah-u Teala, Resulullah’tan (s.a.a) sonra yeryüzünde adaleti Allah’ın istediği gibi icra edecek Ali’den (a.s) başka kimseyi görmediğinden, Resulullah’a (s.a.a), Ali’yi (a.s) yerine tayin etmesini emr etmiştir.

Rivayetlerin, Gadir-i Hum’dan bu kadar azametle bahs etmesinin sebebi, Hz. Ali’nin (a.s) sadece hükümetin başında olması değildir.

İbn-i Abbas diyor ki, Cemel savaşına giderken Hz. Ali’nin (a.s) yanına vardım. Hz. Ali (a.s) oturmuş yırtık ayakkabısını dikiyordu. Bana, „bu ayakkabının değeri ne kadardır?“ diye buyurdu. „Hiç değeri yoktur“, dedim. Hz.Ali(a.s) şöyle buyurdu: „ Allah’a yemin olsun ki, bu ayakkabı bana sizlere baş olmaktan ( hilafet makamından ) daha sevimlidir. Meğer ki, bir hakkı ikame edeyim ve bir batılı yok edeyim ( yalnız bunun için hilafeti kabul ederim)“.

Hz. Ali(a.s) ve diğer imamlar hükümeti sadece Allah’ın istediği adaleti icra etmek için taleb ederlerdi ama kendilerine fırsat verilmedi.
   
Gadir-i Hum’u canlı tutmak ve bayram olarak kutlamak,  sadece medhiyeler okumak, sokakları süslemek, ilahiler söylemekle sınırlı değildir.  Bunların yapılması gerekir ama canlı tutulması ve yaşatılması bize velayet sahiplerine  nasıl uymamız  gerektiğini öğretmelidir. Bilmemiz gerekir ki Gadir-i Hum bütün asırlarda olması gerekir, Hz. Ali’nin (a.s)adalet anlayışını öğrenmemiz ve uygulamamız gerekir.”
   
Gadir-i Hum olayı "devlet sisteminin“ beyanıdır. Gadir Hum’da beyan edilen Velayet, hükümet sisteminin açıklanmasıdır, manevi bir makamın beyanı değildi. Manevi makam, tayin ve nesb ile gerçekleşmez.
   
Gadir hum meselesi, hükümet meselesidir, siyasi bir meseledir. Adaletin icrası meselesidir. Allah-u Teala, Resulullah’tan (s.a.a) hükümeti, bu siyasi makamı Hz.Ali’ye(a.s) devretmesini istemiştir. Resulullah’ın (s.a.a) kendisi devlet başkanıydı, önderdi, liderdi, hükümet de siyasetsiz olmaz. Din siyasetten ayrıdır diyenler, Allah’ı yalanlamaktadırlar, Resulullah’ı (s.a.a) yalanlamaktadırlar, imamları yalanlamaktadırlar.“ (Sahifey-i Nur. Cilt 20 Sayfa 112.114)