CHP Genel Başkanı Özgür Özel, erken seçim çağrısı yaparak ekonomi, adalet ve demokrasi başlıklarında iktidara sert eleştiriler yöneltti. Özel, yargı süreçlerinden emekli maaşlarına kadar birçok konuda “milletin iradesinin gasp edildiğini” savundu. Özel, “Demokrasi kazanınca alkışlamak değildir. Demokrat olup olmadığın, seçimi kaybettiğinde belli olur. Sandıkta yenemediğini mahkemelerde saf dışı bırakmaya çalışırsan, bunun adı demokrasi olmaz” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin, tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu için başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 78’incisi, dondurucu havaya rağmen Çankırı’da yapıldı. Belediye Meydanı’nda toplanan kalabalığa seslenen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, konuşmasının büyük bölümünü demokrasi, yargı süreçleri ve ekonomik tabloya ayırdı.
“Bu bir miting değil, adalet eylemi”
Özel, konuşmasına Ilgaz Dağı’ndan dizelerle başlayarak meydandaki soğuğa dikkat çekti. “Bize ‘Bu havada miting mi olur?’ dediler. Biz mitinge değil, adalet için eyleme geldik” diyen Özel, Çankırı’nın herhangi bir partinin kalesi değil, milletin kalesi olduğunu vurguladı.
"Demokratlık seçimi kaybedince belli olur"
Biz buraya aday gösteriyoruz, milletvekilimiz seçilmiyor. Belediye seçimine giriyoruz, kazanamıyoruz ama seçilenlere seçenden ötürü saygı gösteriyoruz. 'Millet onu seçti, ben tanımıyorum' demiyoruz. 'Millet onu seçti; darbe yapayım, hapse atılsın, hakaret edeyim, iftira edeyim' demiyoruz. Demokrasi kazandığın seçimden sonra belli olmaz. Demokrat mısın değil misin, seçimi kaybettiğinde belli olur.
"Üç katımız asgari ücret alıp yarı fiyatımıza et yiyorlar"
Bakın, geçtiğimiz hafta Edirne’deydim, serhat şehrindeydim, sınır kentindeydim. Edirneliler her hafta Yunanistan’a geçip oradan alışveriş yapıyorlar. Türkiye’de etin kilosu 1000 lira, Yunanistan’da 500 lira. Yani bir arabaya doluşup ya da bir otobüse doluşup karşıya geçip alışverişini oradan yapıp geliyor. 1000 liralık eti Yunanistan 500 liraya alıyor. Bizde asgari ücret 500 dolar, 500 euro; Yunanistan’da asgari ücret 1400. Yani bizim üç katımız asgari ücret alıp yarı fiyatımıza et yiyebiliyorlar.
"Sıcak salonların adamı, çık karşımıza; erken seçim istiyoruz"
Tayyip Bey, -4 derece sıcaklıkta, kar altında Çankırı’da müzenin önündeki meydandayım. Meydan tıklım tıklım. Biz buradayız; sıcak salonların adamı Erdoğan, sen neredesin, sen neredesin? Biz buradayız, millet için buradayız, yoksul için buradayız, emekli için, çalışan için buradayız, gençlerin gelecek umudu için buradayız. Sıcak salonlardan çık, çık karşımıza; erken seçim istiyoruz, iktidar istiyoruz, adalet istiyoruz!
Erdoğan'a Venezuela tepkisi: Sen Trump’tan korkan, meşruiyeti onun Oval Ofis'inde arayan bir siyasisin
Bugün dünyanın öbür ucunda, dünyanın öbür ucunda bir ülkede, Venezuela’da ülkenin liderine ve karısına Amerika Birleşik Devletleri tarafından bir operasyon yapıldı ve ülke dışına kaçırıldı. Buradan açıkça söylüyorum: Maduro seçimleri adil, güvenli yapmadığında, muhalefetin itirazlarına kulak kabartmadığında Maduro yanlış yapıyordu. O günlerde Erdoğan 'kardeşim Maduro' diyordu, 'dostum Maduro' diyordu. Bugün, bugün Erdoğan’ın her lafı yiyip sustuğu, randevu almak için Boeing'ler verdiği, randevu almak için kıymetli toprak elementlerimizi feda ettiği, randevu almak için oğluna Amerikan malına vergi indirimi, Çin malına vergi bindirimi teklif ettiği Erdoğan; Trump’ın Venezuela’ya darbesine, Maduro’yu alıp da ülkesinden kaçırmasına tek kelime edememiştir.
Buradan herkes görsün ki: Erdoğan, Maduro yanlış yaparken de yanlışa yanlış diyememiştir; bugün yanlış Venezuela’ya yapıldığında, bugün Amerika Birleşmiş Milletler sistemini altüst ettiğinde, bugün Amerika 400 yıl önce Vestfalya Antlaşması'ndan beri 'ülkeler birbirinin sınırlarına saygılı olacak, iç işlerine karışmayacak, ulusal egemenliklerini tanıyacak, uluslararası hukuk dışında hiçbir ülke diğerine karışmayacak' diye 400 yıllık kaideyi Trump ayaklarının altına alırken Erdoğan korkusundan bir kelime edememektedir. Bir danışmanı tweet atmış, tweetini sildirdiler.
Buradan Erdoğan’a bir kez daha sesleniyorum; Sen Trump’tan korkan, meşruiyeti onun Oval Ofis'inde arayan, doğruya doğru demeyen, sıkışınca tükürdüğünü yalayan ve cesareti olmayan bir siyasetin insanısın. Biz, biz 6. Filo’yu denize dökenlerin, Kıbrıs işgalinde hepsine kafa tutanların, biz geldiklerinde birileri kırmızı halı sererken düşman donanmasına bakıp 'geldikleri gibi gidecekler' diyen anti-emperyalistlerin partisiyiz. Buradan açıkça söylüyorum Trump’a sığınanlara açıkça söylüyorum; modern dünyanın bir parçası olmadan, haksızlıklara susarak, sadece göz yumarak, Trump’tan, Amerika’dan, İsrail’den korkarak iktidarda kalacaksan olmaz olsun öyle iktidarınız! Eğer sizi orada oturtursak bize de yazıklar olsun, bize de yazıklar olsun!
Buradan, Çankırı’dan, Anadolu’nun kalbinden dünyaya sesleniyorum: Trump’ın düzeni dünya düzeni olamaz! Ya bu çılgınlığa direnilecek ya da bu Trump teker teker bütün dünyanın tepesine binecek. Burada, Anadolu’da Trump’ın tepesine bineceği bir Cumhuriyet yoktur; çünkü bu Cumhuriyet kanla, mücadeleyle ve emperyalizme, işgale direnerek kurulmuştur. Ne Trump’tan ne Amerika’dan korkumuz yoktur. Korkanlara yazıklar olsun!"(Ajanslar)



