İstanbul’da kamuoyunun yakından takip ettiği Mossad casusluk davasında kritik karar açıklandı. İsrail istihbarat servisi adına Türkiye’de bilgi topladıkları iddia edilen 2’si tutuklu 8 sanık hakkında mahkeme hükmünü verdi. Dava süreci boyunca ortaya çıkan detaylar, Türkiye’de yürütülen istihbarat faaliyetlerinin boyutunu gözler önüne serdi.

Mahkemeden dikkat çeken karar

İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, tutuklu sanıklardan eski emniyet mensubu Hamza Turhan Ayberk duruşmaya fiziki olarak katılırken, Hakan Kabaca SEGBİS üzerinden savunma yaptı. Diğer sanıklar ise salonda hazır bulundu.

Mahkeme heyeti, Ayberk’i “zincirleme şekilde siyasal veya askeri casusluk” suçundan 20 yıl hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar hakkında ise daha düşük cezalar verildi. Hakan Kabaca ve diğer 6 sanık, “devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme” suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası aldı.

Casusluk faaliyetleri nasıl yürütüldü?

Dosyada yer alan bilgilere göre sanıkların, İsrail istihbaratına çalışan “Victoria” ve “Marc” kod adlı kişilerle bağlantı kurduğu belirlendi. Özellikle Ayberk’in, bu kişilerden aldığı talimatları yerine getirerek kişi takibi, mal varlığı araştırması ve bilgi toplama faaliyetleri yürüttüğü ifade edildi.

Yapılan incelemelerde, sanıkların topladıkları bilgileri Skype ve e-posta üzerinden ilettiği, ödemelerin ise çoğunlukla kripto varlıklar aracılığıyla yapıldığı tespit edildi. Bu durum, casusluk faaliyetlerinin sistematik ve organize şekilde yürütüldüğünü ortaya koydu.

Hedefteki kişiler ve kritik detaylar

Savcılık mütalaasında, sanıkların Türkiye’de yaşayan ve İsrail istihbaratının hedefinde olduğu değerlendirilen kişilere ait gizli bilgileri temin ettiği vurgulandı. Bu bilgiler arasında ikamet adresleri, iletişim bilgileri ve görüntü kayıtları gibi hassas verilerin bulunduğu belirtildi.

Ayrıca bu bilgilerin, ilerleyen süreçte kaçırma veya infaz gibi eylemlerde kullanılabileceği ihtimali üzerinde duruldu. Özellikle Türkiye’ye sığınmış yabancı uyruklu kişilere ait verilerin paylaşılması, davanın en kritik noktalarından biri olarak öne çıktı.

HTS kayıtları ve dijital deliller ortaya koydu

Soruşturma kapsamında incelenen HTS kayıtları, sanıklar arasındaki yoğun iletişimi ortaya koydu. Sanıkların birbirleriyle yüzlerce kez irtibat kurduğu ve ortak baz kayıtlarının bulunduğu tespit edildi.

Dijital materyallerde yer alan yazışmalar ve MASAK raporları ise, sanıkların bu faaliyetler karşılığında maddi kazanç elde ettiğini net şekilde ortaya koydu. Bu deliller, mahkeme kararında belirleyici rol oynadı.(Ajanslar)