Prof. Dr. Semih Koray ve Prof. Dr. Atakan Hatipoğlu öncülüğünde başlayan 'Bilim ve Türk Bilim İnsanları Mazlum Milletlerin Yanındadır' imza kampanyasının geldiği son durumu açıklamak için Prof. Dr. Semih Koray basın toplantısı düzenledi. Açıklama şu şekilde:

Bilim insanları İran’ın yanındadır!

Değerli Basın Mensupları,

Bugün “Bilim ve Türk Bilim İnsanları Mazlum Milletlerin Yanındadır” başlıklı imza kampanyasının sonuçlarını açıklamak üzere burada toplanmış bulunmaktayız.

Emperyalist ABD ve Siyonist İsrail’in İran’a ve Lübnan’a yönelik, kadın ve çocuk ayrımı gözetmeden tüm yurttaşları hedef alan gayrimeşru saldırılarında bilimin ve bilim insanlarının özel olarak hedef alınması tesadüf değildir. İsrail’in Lübnan Üniversitesi’ni hedef alarak düzenlediği saldırıda fizikçi Dr. Murtaza Srour ile Fen Fakültesi Dekanı Dr. Hussein Bazzi’nin hayatını kaybetmesi, bu imza kampanyasını başlatmamıza vesile olmuştur.

Bunu izleyen süreçte Tahran Teknik Üniversitesi tahrip edilmiş, Tasnim Haber Ajansı’nın aktardığı bilgilere göre bir ayı aşkın süredir devam eden saldırılarda 600 okul ve eğitim merkezi hedef alınmıştır. Bu hedefler arasında, yüzlerce çocuğun hayatını kaybettiği Minab’daki kız okulu da bulunmaktadır. Trump ve Netanyahu’nun “nokta hedefleri vurma yetisi” ile övünmesi, bu ağır savaş suçlarının açık bir itirafı niteliğindedir.

İran’ın geliştirdiği nükleer teknolojiler ve füze yapım kapasitesi tamamen kendi insan gücüne dayanmaktadır. Bu kapasite dışarıdan ithal edilmemiştir. Günümüzde İran, sahip olduğu mühendis sayısı bakımından dünyada beşinci sıradadır. İran’ı yıkamayacağını anlayan ABD ve İsrail, hedeflerini İran’ın bilimsel ve teknolojik kapasitesini uzun vadede zayıflatmaya yöneltmiştir. Bu durum, İran’ın bilimsel gücünü ve geleceğini hedef alan bir stratejinin göstergesidir.

Bilim, emperyalizm ve siyonizmin gözünde bir yıkım aracı olarak görülse de, özünde insanlığın geleceğini inşa etmenin temel aracıdır. Günümüzde bu insani değer, mazlum milletlerin elinde yükselmektedir. Bilim insanları aynı zamanda tarih bilincinin taşıyıcılarıdır. Bu nedenle bilim, yalnızca güvenlik ve refahın değil, aynı zamanda Atatürk’ün ifade ettiği gibi, “dünya yüzünden zalim ve mazlum kavramlarının ortadan kalktığı bir insanlık düzeninin” kurulmasının da aracıdır.

Bugün bu ortak insanlık ideali giderek somutlaşmaktadır. Trump ve Netanyahu’nun işledikleri savaş suçlarından dolayı yargılanmaları, yalnızca mazlum milletler tarafından değil, dünyanın dört bir yanında memnuniyetle karşılanacaktır. İnsanlığın ortak kaderini paylaşan toplumlar, bu gelişmeleri birlikte karşılayacaktır.

İmza kampanyamız süresince bildirimize imza atan 239 bilim insanı, bu anlayışı güçlü bir şekilde dile getirmiştir. Bu bildirinin, bilim camiamızın büyük çoğunluğunun duygu ve düşüncelerini yansıttığına inanıyoruz. İmzacıların ortaya koyduğu duruş, “söz konusu vatan, insanlık ve bilim ise gerisi teferruattır” anlayışını yansıtmaktadır.

Bugün ülkemizin karşı karşıya olduğu sorunların çözümü, milletimizin birlik içinde hareket etmesini gerektirmektedir. Bilim insanlarımızın bu konuda öncü bir tavır ortaya koyması son derece önemlidir.

Ayrıca, bu bildirinin uluslararası bilim camiasıyla paylaşılması amacıyla Farsça, İngilizce, Arapça, Rusça, Çince, İspanyolca, Fransızca ve Almanca çeviri çalışmaları yürütülmektedir.

Katılımınız için teşekkür eder, bildiri metnini ve imzacı listesini bilgilerinize sunarız.

Prof. Dr. Semih Koray
Prof. Dr. Atakan Hatipoğlu

(Aydınlık)