ABD’nin Ankara Büyükelçisi Thomas Barrack, yaptığı açıklamalarda Orta Doğu’da güçlü ve merkezi yönetimlerin istikrar sağladığı iddiasını yineledi. Barrack, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin ekonomik dinamizm ve bölgesel nüfuz açısından dikkat çektiğini ifade etti.
Monarşi ve “hibrit rejim” tartışması
Barrack, daha önce de dile getirdiği “monarşi benzeri güçlü liderlik” vurgusunu yineleyerek, bölgede Batı tarzı demokrasilerin çoğu zaman istikrarsızlığa yol açtığını öne sürdü. Türkiye’nin ise çok partili seçimlere sahip bir başkanlık sistemiyle yönetildiğini ancak bazı çevrelerce “otoriter eğilimler taşıyan hibrit bir rejim” olarak tanımlandığını söyledi.
İsrail ve Türkiye üzerinden örnekler veren Barrack, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderlik tarzının bölge için en iyi model olduğunu iddia etti.
Fox News Digital'e konuşan Barrack'ın açıklamalarının ilgili bölümü ise şöyle:
"Bölgede canlı bir demokrasi olarak haklı olarak gösterilebilecek olan İsrail, bazı eleştirmenlerin "kusurlu demokrasi" olarak tanımlamasına rağmen, olağanüstü zorluklar altında güvenlik ve refah sağlayabilen son derece güçlü ve cesur bir liderlik altında gelişen önemli bir istisnadır.
Düzenli çok partili seçimlerle bir başkanlık cumhuriyeti olarak işleyen Türkiye de, eleştirmenler tarafından güçlü otoriter eğilimleri olan hibrit bir rejim olarak tanımlansa da, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetimindeki güçlü ve merkezi liderliğin nasıl istikrar, ekonomik dinamizm ve iddialı bir bölgesel nüfuz sağladığını göstermektedir."
"Erdoğan'ın liderlik tarzı Ortadoğu için en iyi model"
Antalya'da kullandığı ve tepkilere yol açan "Ortadoğu'da işe yarayan tek şey, güçlü liderlik rejimleri oldu: Ya merhametli monarşiler ya da meşruti krallıklar" ifadelerine ilişkin de konuşan Barrack, bölgede Batı tarzı demokrasilerin çoğunlukla kaosa yol açtığını öne sürdü:
"Arap Baharı'ndan sonra Batı tarzı demokrasiyi hızla benimsemeye çalışan ülkeler büyük ölçüde başarısız oldu; genellikle kaos, iç savaş veya yeni otoriterlik biçimlerine sürüklendiler. Öte yandan, Körfez monarşileri gibi yerlerdeki istikrarlı ve sonuç odaklı liderlikler güvenlik, ekonomik büyüme, modernleşme ve insanların yaşamlarında gerçek iyileşmeler sağladı."
F-35 krizine “liderler diplomasisi” vurgusu
Thomas Barrack, Türkiye’nin çıkarıldığı F-35 Programı konusuna da değindi.
Bu sürecin müttefiklik ilişkilerine zarar verdiğini belirten Barrack, sorunun çözümünde liderler arasındaki doğrudan diplomasinin etkili olabileceğini söyledi.
Barrack, Donald Trump ile Recep Tayyip Erdoğan arasındaki ilişkiye işaret ederek çözümün kısa sürede mümkün olabileceğini ifade etti.
S-400 şartı ve çözüm sinyali
Çözüm için S-400 hava savunma sistemi kullanımının tamamen sona erdirilmesi gerektiğini belirten Barrack, bunun doğrulanabilir şekilde yapılmasının kritik olduğunu vurguladı. Bu şartın, ABD yasalarındaki düzenlemeler çerçevesinde karşılanması gerektiğini dile getirdi.(Odatv.)



