Karatepe, 10 Kasım'da yaptığı ve hakkında dava açılan konuşmadan önce 9 Kasım akşamı bir olay yaşadıklarını belirterek, şöyle konuştu: ''O akşam Garnizon Komutanı 'resepsiyona eşlerinizle geleceksiniz, yoksa sizi cebren getiririm' dedi. Şehrin protokolüne giren insanlar oradaydık. Bir ara eşim bana işaret ederek geldi: 'Paşa, darbe yapıp Melih'i de Tayyip'i de asacağız dedi' dedi. 'O kafayı buldu biraz, çok içiyor' dedim. Bir süre sonra kendiliğinden haremlik selamlık bir ortam oluştu. Paşa, bir ara garnizon içinde namaz kılınması, askerlerin abdest almasını karikatüre ederek anlatıyor. Ben de 'elindekine dikkat et, bu işlere karışma, inançlarla ilgili böyle konuşma. Gidip darbe yapacağız diyorsun. Bunu kadın lara söyleme, yakışmıyor' dedim. Bana, 'Korkma, seni asmayız. Sen modern bir kişisin. Yabancılar geliyor, İngilizce konuşuyorsun. Sen laik birisin' dedi. Sinirlendim ve fazla kalmadım. Ertesi gün törende söylediklerim, paşanın sözlerine cevaptır."
"HERKES DİK DURSAYDI DARBE OLMAZDI"
28 Şubat'ın ikinci failinin basın olduğunu belirten Karetepe, darbelerde herkesin günahı olduğunu söyledi. Türk insanın konjonktüre göre iki yüzlü davrandığını söyleyen Karatepe, şunları söyledi: "28 Şubat'ta Demirel ilkeli davransaydı, Mesut Yılmaz başka başka konuşmayıp samimi davransaydı, Mesut Yılmaz başbakan olmak için her şeyi yaptı, DYP dik dursaydı. Seçimlerden sonra iktidar CHP'ye verilseydi darbe olmazdı."
"BANA YAKIŞMAYAN BİR CÜMLEYDİ"
Karatepe, 10 Kasım 1996'da söylediği ve DGM'de yargılandığı "Müslümanlar içinizdeki kin ve nefreti unutmayın" sözleriyle ilgili pişman olduğunu belirtti. Karatepe, şunları söyledi: "Yanlış, bana yakışmayan cümleydi. Bunu söylememem gerekirdi. Savcıya da bunu söyledim. Tabii ki bizim de hatamız vardır. O konuşmamdan sonra kürsüden inip belediye başkanı arkadaşıma 'Kin ve nefret demek bana yakışmadı' dedim. Ama görüşlerimin aynen arkasındayım. Tamamını onaylıyorum bugün. 'Düzen değişmeli demeyi kimden öğrendiniz' deseniz ben de 'Bülent Ecevit'ten öğrendim' derim. 68 kuşağına mensup bir insanım. O asılanlar benim arkadaşlarımdı. Biz o kültürle yetiştik. Deniz Gezmiş benim arkadaşım. Perinçek hocam. Hocalarımıza karşı da mücadele verdik. Sözü biraz sert kullandık itiraf edeyim." (AA)


