Azadi İnsiyatifi üyesi, hukukçu yazar Sıdkı Zilan haberdiyarbakir.com sitesinde yayınladığı 'Hüda-Par'ın Hizmet ve Temsil Kaübiliyeti' başlıklı yazısında Hüda-Par'ın kuruluşundan duyduğu memnuniyeti dile getirdikten sonra birtakım eleştirilerde bulundu. Hüda-Par'ın özellikle Alevi, Süryani ve Gayri Müslim azınlıkları sahiplenmemekle eleştirdi. Sıdkı Zilanın ilgili yazısının tamamı...


Hüda-Par’ın Hizmet ve Temsil Kabiliyeti

Partilerin hizmete vesile olması esastır. Aksi halde “fırkanın tefrikaya sebebiyet vermesi” gibi manasız bir durum ortaya çıkar.

Bu camianın partileşmesini isteyenlerden biri olarak, ‘murakabe’ görevimizi de yapmamızda fayda vardır. Bence siyasi partiler için en başta “hizmet ve temsil kabiliyeti” nazara alınmalıdır.

Toplumda temsil edilmeyen bir kitle varsa, bu kitlenin kendini temsil etmesinin bir yolu da siyasi partidir. Lakin siyasi partiler belli bir çevrenin temsili ihtiyacından da doğsa, kendi tabii tabanları ile yetinmemeli, kendileri gibi mağdur olup, ancak temsil imkânı bulamayanları da temsil etmek için örgütlenmesinde, söyleminde, yarına dair projelerinde onlara da yer vermelidir.

Kürdistan’ın Kuzeyinde (Türkiye Kürdistan’ında) bugün beş siyasi parti (BDP, Hüda-Par, Hak-Par, Kadep, ÖSP) bulunmaktadır. Kitle desteği bakımından Hüda-Par, BDP’den sonra gelmektedir. Bu Kürdistan halkı için hem bir şans hem de çoğulcu bir siyasi yapı için bir imkândır.

BDP’nin ideolojisi sol, sosyalist olmasına rağmen, ona destek veren kitlenin kahir ekseriyeti Kurmanc-Şafii Kürtler, Kürt solu, Alevi Zaza-Kürtleri, ve Sünni Zaza-Kürtlerdir.  Keza, Süryaniler ve diğer azınlıklar da BDP’ye hatırı sayılır bir destek sunmaktadırlar. Sünni-Şafii Zaza Kürtlerinin ekseriyeti AKP’ye, Alevi Zaza-Kürtlerin ekseriyeti de CHP’ye destek vermektedirler.   

Hüda-Par’ın Kürdistan’da Sünni-Şafii Zaza Kürtlerinden, Şafii Kurmanclardan, bir kısım Türkmen ve Araplardan destek göreceği varsayılmaktadır. Hüda-Par ile Alevilerin ve Süryanilerin, Yezidilerin arası iyi değildir. Oysa aksinin olması gerekirdi. Alevilere, Süryanilere ve diğer azınlıklara güven veremeyen bir Hüda-Par’ın yapacağı hizmet sınırlıdır.

Bu duruma rağmen, Hüda-Par’a yakın bazı medya organlarında zaman zaman Yezidileri, Süryanileri, Alevileri rencide eden haber, beyanatların çıkması ancak akıl tutulmasıyla izah edilebilir. Birisinin yanlışını izah etmek için onu Alevilik üzerinden vurmaya gerek yoktur. Yanlış yapan binlerce Sünni vardır ki yanlışını Sünniliğin hanesine yazmıyoruz.

Önemli bir husus da, Kürdistan’daki İslami yapılar arasındaki yakınlaşma ve ittifak sorunudur. Kimseye karşı konumlanmamak kaydıyla “Kürdistani İslami Cephe”nin lüzumu bence aşikârdır.  

Hüda-Par’ın İslam âlemindeki İslami partilerle kuracağı “İslami partiler ittifakı” belki abes değil ama Hüda-Par açısından öncelikli konu olmamalıdır. Türkiye’de muhatap AKP’dir. Kimse Hüda-Par’ı bu anlamda muhatap almaz, alsa bile bir netice çıkmaz. Çünkü Hüda-Par’ın yerelde veya genelde iktidarı yok ve iktidarı olmayanın herhangi bir projeyi fiiliyata yansıtma şansı yoktur.

Hüda-Par’ın yapması gereken şey; Kürdistan’daki İslami yapılarla olan sorunlarını çözüme kavuşturmak, ikinci aşamada işbirliği ve ittifak arayışına girmektir. Milli meselelerde de BDP ve diğer Kürdistani partilerle uzlaşmalıdır.

BDP ile Hüda-Par’ın seçim ittifakı çok önemlidir. Maalesef bu iki parti de zihniyet olarak buna müsait değildir. BDP marjinal sol ile Hüda-Par da marjinal İslami çevrelerle ittifak peşindedir.

Hüda-Par’ın, AKP veya BDP yerine Saadet Partisi gibi miadını doldurmuş bir siyasi parti ile yapacağı seçim ittifakı onun sonu olur. Bu da nerden çıktı demeyin, bazıları seçim senaryolarına başladı bile. Gelecek yıl üç seçimin (Cumhurbaşkanı, Anayasa Refarandumu ve Belediye) beraber olabileceğini bizzat Erdoğan söyledi.  


Hürseda Haber