Diyarbakır’da devam eden Ortadoğu Kadın Konferansı’nda konuşma yapan Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana ile Filistin Kurtuluş Örgütü Polit Büro Üyesi ve dünyanın ilk hava korsanı Leyla Halid arasında İsrail-Filistin polemiği yaşandı.

Diyarbakır’da Devrimci Özgür Kadın Hareketi tarafından düzenlenen Ortadoğu Kadın Konferansı bugün başladı.

Katılımcılardan Filistin Kurtuluş Cephesi Polit Büro üyesi Leyla Halid, konferansın isminin, aslında bir başka unsuru beraberinde getirdiğini anlatarak, bu topraklarda yıllarca sömürgeciler tarafından sömürüldüğünü anlattı. Halit, “Biz sadece kadınlar değiliz, halkımızın parçası olarak siyasi durumları tartışıyoruz. Çünkü biz olmadan olmaz. Burada emperyalist Siyonist planlama nedir, emperyalistler bu bölgeyi yeniden oluşturmak istiyor. Biz düşmanlarımız ne düşünüyor, ne yapmak istiyoruz, ne yapmamız gerektiğini tartışmalıyız. Emperyalistler bizi bölmek istiyor, çıkarlarına uygun şekilde. Bu topraklar petrolü ile zengin olduğu kadar kadınların mücadelesiyle zengin olan bir bölgedir. Kadınlar olarak daha çok birleşmeliyiz, halk olarak birleşmeliyiz. Ancak bu şekilde emperyalistleri alt edebiliriz. Sadece erkeklere karşı değil, devletlerin zulmünde de aynı kaderi yaşıyoruz. Dolayısıyla bizim mücadelemiz bölgedeki halk hareketinin bir parçası olmalıdır. Bölge çeşitli adlar altında adlandırılıyor. Mücadele 2000’lerde başlamadı Filistin’de intifada olmadı mı, önce kadınlar ve çocuklar gitmedi mi, askeri tersaneye yürümedi mi, bu bölge kadınların çocukların kanlarıyla dolmadı mı Diyarbakır’ın kadınlarını çocuklarını, erkeklerini selamlıyorum. Onlarda kendi halkları için bir tarih yazdılar. Konuştuklarımızı pratiğe çevirmek için adım atmalıyız. Nasıl kadınları özgürleştiririz, halkların birliğini sağlarız yönünde somut adım atmalıyız. Özgürlük en büyük insan değeridir” dedi.

"İSRAİL'İN YOK EDİLMESİNİ İSTEMİYORUM"

Konferansın açılış konuşmaları yapıldıktan sonra bir konuşma yapan Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana, Filistin sorununun yüreklerini burkan bir sorun olduğunu ifade ederek, ancak İsrail’in yok edilmesini istemediklerini söyledi. Zana, "Biz Leyla Halid ismiyle büyüdük. Ortadoğu’daki kadınların dünyadaki kadınların sorunundan farklı değildir. Filistin yarım devlet. Mısır devlettir. Tunus, Cezayir işgalci güçlerden kendilerini kurtararak özgürleşti. Şunu soruyorum; Kürtler niye bu ülkelerin kadınlarının akıllarına gelmedi. Nasıl ki Arapça, Arapların diliydi. Kürtçe de bizim dilimizdi. 40 milyon insan nasıl oluyor da bu coğrafyada yaşıyor ve hiçbir şeye sahip değil. Kendi diliyle eğitim görmesi yasak. Yüzyıl böyle geçmiş. Ortadoğu’daki devrimciler hiçbir soru sormadı. Niye biz bunlarla köprü kurmayalım. Biz devrimciyiz diyoruz. Bizim devrimci bakışımız burada ayrılıyor. En büyük devrim insan zihniyetinin değişmesidir. Irkçılıktan uzaklaşmak. Filistin sorunu yüreğimizi burkan bir sorundur. Köprüler kuracaksak birbirimizin varlığını kabul edeceğiz. Filistin’in devlet olmasını, haklarını özgürce yaşamasını istiyorum. Ancak İsrail’in yok edilmesini istemiyorum. Bütün halklar bir arada iç içe yaşamalı, birbirini kabul etmeli” diye konuştu.

Leyla Halid’in konuşmasını da eleştiren Zana, Halid’in ağzından tek bir Kürt kelimesi çıkmadığına vurgu yaparak, "Leyla Halid bir mücadele kadını olmasına rağmen ve bu konferans Kürt kadınları tarafından yapılmasına rağmen ağzından tek bir Kürt kelimesi çıkmadı. Ben buna tepki gösterdim. İsrail’in Filistin işgaline karşıyız. Ancak, her iki halkın da iç içe yaşamasından yanayız" ifadelerini kullandı.

"SİYONİSTLER BU TOPRAKLARDA YAŞAYAMAZ"

Leyla Zana’nın Filistin ile ilgili görüşlerini dile getirmesinden sonra söz alarak kürsüye çıkan Leyla Halid, Leyla Zana’nın ''Filistin’in devlet olmasını kabul ediyorum. Ancak İsrail’in yok edilmesini kabul etmiyorum'' sözlerini eleştirerek, "Ben bunu reddediyorum. İsrail bizim topraklarımızı yok etti. Biz Filistin’in her tarafı için mücadele ettik. İşgalcilerin topraklarımızda yeri yoktur. Reddediyoruz. Siyonistler bu topraklarda yaşayamaz. Cellat ve kurbanı aynı kefeye koyamayız. Biz Filistin’de demokratik çözüm ve özgürce yaşamak istiyoruz. Biz barışı işgalciye hak vererek değil, bu topraklardan çıkararak kazanabiliriz. Ben yıllardır Hafya’ya gidemiyorum. Yasaklıyım ve 6 milyon Filistinlinin kendi topraklarına gitmeye hakkı vardır. İsrail, kim olursa olsun geleceğimizi belirleyemez” şeklinde konuştu. (İHA)