Başbakan Erdoğan, A Haber ve ATV televizyonlarının ortak canlı yayınında, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Başbakan Erdoğan, "Dershaneler konusunda hemen hemen herkesin açıklamaları oldu ama sizden açıklama gelmedi. Dershaneler ne olacak?" sorusu üzerine, şunları kaydetti:

"Öncelikle bugüne kadar niye konuşmadınız sorusuna şöyle bir cevap vereyim, böyle bir polemiğin içerisine girmek istemedim ve bu polemiği de doğrusu çok çirkin buldum. Zira bu bugün gündeme gelmiş bir konu değil. 1980'li yıllardan bu yana çok çok farklı dünya görüşüne sahip olan yönetimlerin, iktidarların sürekli gündeme getirdiği ve gündeme getirdikçe de mesafe aldık alamadık, bu şekilde devam eden ve trendin çok çok düşük seviyelerden yavaş yavaş bizim iktidarımızda zirve yaptığı bir süreçtir. 

İktidar olduğumuzda ben hatta Hüseyin Bey'in bakanlığı döneminde, 'Hüseyin Bey' dedim, artık bu dershaneler konusunu bir çözüme kavuşturalım ve bunu bir dönüşüm projesi olarak sizden özellikle istiyorum.' Zira geldiğimizden bu yana birçok konuda attığımız reform adımlarını biz bu alanda da atalım."

Sağlıkta dönüşüm projelerini hatırlatan Erdoğan, bunu gerçekleştirmek için adım attıklarında önlerine birçok engeller çıktığını belirtti. 

"Dedik ki 'Biz bunu yapacağız.' Hatta hatta sendikalar dediler ki 'Bu hastaneler', SSK için, 'Bizimdir' dediler. Dedik 'Bu halkındır sizin değil.' Ama biz bütün bunları şu anda tek çatı altında toplamak suretiyle halkımızın sağlık sorununu çözmeyi hedefliyoruz" ifadesini kullanan Erdoğan, "Yani bu hastanelerde gelip de benim köylü vatandaşım veya işçi vatandaşım, kuyruklarda bekleyip sabah namazından sonra tedavi olmadan dönmesi mi isabetli yoksa bütün hastaneler, bütün işçinin, memurun, hepsinin emrinde olmak suretiyle Bağ-Kurlunun bunu çözmemiz mi önemli. Ve sonunda biz bu hedefe ulaştık, bunu çözdük" diye konuştu.

"Bir taraftan taslak diyeceksin, bir taraftan gece baskı diyeceksin"

Dershaneler konusunda da 1980'li yıllardan itibaren gelen sürecin, aynı şekilde uzayıp gittiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ben Milli Eğitim Bakanı arkadaşlarımın bu değiştikleri süre içerisinde hepsinden de doğrusu bunu istedim. Ve son dönemde artık dedik 'Bu işi bizim bitirmemiz gerekiyor, bu dönüşümü bizim eğitimde de başarmamız gerekiyor.' Ve arkadaşlarımız belli bir çalışmayı yaptılar. Tabii bu hazırlanan taslak bizlere daha sunulmadan atılan gazete başlıkları tabii çok çok çirkindi. 'Bir gece baskını' başlığı hakikaten yenilir yutulur bir başlık değildi. Kim nereye gece baskını yapmış?' Ortada ne var? Bu Meclise gelmiş mi? Gelmemiş. Hem bir taraftan taslak diyeceksin, bir taraftan gece baskını diyeceksin. Eğer bir gece baskını olacaksa bu yeni başlamadı. 2003'ten bu yana konuşulan, görüşülen, nitekim bu işin en çok seslendireni olan arkadaşların birçoğuyla ben bunları görüştüm, kendilerine bu konuyu anlattım. Dedim 'Bakın biz bu işi çözeceğiz ve bu konuda bizim bir kararlılığımız var."

Bir gazete kupürünü gösteren Erdoğan, "Mesela bu çok enteresan. Şimdi o gün böyle yazan bu zat, şimdi bakıyorsun, orta yolu bulmaya çalışıyor. Bu çok manidar, çok ilginç. Buradan şimdi destek almaya çalışıyorlar" diye konuştu.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Biz de diyoruz ki gelin bu konuda samimi olalım. Biz sizden hizmet almaksa hizmet alalım. Ne yapalım? Gelin bu dershaneleri okula dönüştürün. Okula dönüştürmek suretiyle sınıflarda boşluk mu var? Bizim limitimiz 30. Kalite arıyoruz çünkü. Burada 15 öğrenciniz mi var, biz size 15 öğrenci verelim. Eğer 15 öğrenci veremiyorsak biz bu 15 öğrencinin bize diyelim yıllık maliyeti nedir, 2 bin, 2 bin 500 lira. Her biri için size o ücreti biz verelim ve siz burada rahatlıkla bunu devam ettirin. Ama merdiven altı dershanecilik sürecini bitireceğiz. Böyle apartman katlarında filan bu işin bitmesi lazım. Ve biz sizden böylece hizmet alımı yapalım. Yok buna girmiyorsunuz. 'Efendim bizde öğretmen fazlası var.' Tamam, sizde öğretmen fazlası varsa siz bu fazla öğretmenleri bize devredin, biz bunları yazılı imtihana tabi tutmadan, biz bunları sadece mülakatla alıp devletin okullarında istihdam edelim. Yok bunu da istemiyorsunuz. O zaman ne istiyorsunuz bize bunu söyleyin. Biz size arsa verelim, bu arsalar tamamen bizim stratejik olarak oluşturduğumuz teşvik kapsamında biz birinci bölgede de ikinci bölgede de Anadolu'nun dört bir yanında biz size arsa verebiliriz. Gelin bu arsalarda siz bunu yapın. Ucuz kredi verebiliriz, gelin bunu bu ucuz krediyle yapın. Bütün bunların yanında vergide sizlere muafiyet, indirim, bunları sağlarız, enerjide aynı şekilde bunu sağlarız. Yeter ki gelin bunu bu şekilde yapın."

Erdoğan, "Niyet hayır, akıbet hayır diye kelam-ı kibar var. Bizim niyetimiz bir defa hayırlı. Biz asla böyle bir kavga içerisinde olmadık. Onlar hangi dille konuşuyorlar bilemem ama şu andaki dil malesef gönül dili filan değil. Biz gönül diliyle konuşuyoruz. Şu anda biz gönül diliyle konuşmaya devam ediyoruz. Karşı taraf diyeceğim artık başka türlü konuşamam, onlar da gönül diliyle konuşmalı" dedi. 

"Onlar da bütün bu 'dershane' denilen bu kitlenin tamamını temsil etmiyorlar" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Yüzde 25 temsilleri söz konusu. Ses çıkması olayı ise elindeki bazı enstrümanlarla bunları yapıyorlar. Biz de kalkıp o sese aynı şekilde cevap verme noktasında olamayız. Biz iş yapma durumundayız. Onun için düzenlemeleri vesaire bunları yapmak suretiyle biz yolumuza devam edeceğiz. Öyle şeyler oluyor ki zaman zaman görüşüyorsunuz, geliyorlar bakıyorsunuz gösteriler yapanlar da oluyor, şu bu vesaire. Biz sabırlı davrandık hep. Bu şekilde de birçok bu tür şeyleri hamdolsun aştık. Bakıyorsunuz, ABD'de diyelim ki orada bir yayın organı kalkıyor, bir yayın yapıyor. Neymiş? Teşebbüs hürriyetini biz engelliyormuşuz. Böyle bir teşebbüs hürriyetini engelleme olur mu? 'Gel okul kur' diyoruz. Biz çıkış yollarını gösteriyoruz. Okulla bunu devam ettir. Yani biz şekil noktasında dönüşüm noktasında ortaya bir farklı enstrüman sunuyoruz. 'Bunu bu şekilde yap' diyoruz. Şimdi ben öyle belediye başkanı tanırım ki projesine varıncaya kadar, oradaki müteahhit firmaya, 'buradaki inşaatını bu şekilde yapacaksın', der. Bu sadece Türkiye'de değil yurt dşında da böyledir. Adam kalkar, sadece planla uğraşmaz. Projesine varıncaya kadar, 'projeni bana getireceksin, göreceğim' der. Katına varıncaya kadar hepsini belirler."

Başbakan Erdoğan, "Şimdi biz de yani burada böyle bir adımı atarken onların eğitim anlamında öğretim anlamındaki girişiminin önüne çıkmıyoruz. Tam aksine bu dönüşüme katkıda bulunuyoruz ve diyoruz ki gelin, 'çocuğu al, ilkokuldan mı alacaksın, ortadan mı alacaksın, liseden mi alacaksın, al yetiştir. Bu ülkeye katkıda bulun. Hep beraber  dayanışma içerisinde bu ülkeye bu millete katkıda bulun." 

 "Bugün Meclis Başkanvekili Sadık Yakut'un açıklaması oldu, karma eğitime karşı olduğuna dair. Bunun yeni dönemde düzeltileceğini söylüyor. Sonradan kişisel fikri olarak değerlendirirdiği bir açıklama da yaptı ama bu açıklamaya sizin kişisel görüşünüz nedir" şeklindeki soruyu da yanıtlayan Erdoğan, "Benim bu konuda görüşlerim belli. Uygulamalarımız ortada. Bunlar çok açık bilinen şeyler zaten. Dolayısıyla kendisi de sizin ifade ettiği gibi benim kişisel görüşüm demiş" dedi.

"4 veya 5 merkezde büyükşehir belediye başkanlarımızı tanıtmak, açıklamak istiyoruz"

Erdoğan, "İstanbul'daki yatırımları standardını o kadar yükselttiniz büyük projelerle yatırım yapıyorsunuz. Seçimden sonra işte oraya gelecek yeni belediye başkanı ne tür vaadlerde bulunacak. Adaylar da merak ediliyor. Gazeteler bazı isimleri yazıyorlar. Adaylar ne zaman açıklanacak"  sorusu üzerine de şöyle konuştu:

"Bugüne kadar yaptığımız hizmetlerin sınırı malum. Hizmette sınır tamıyoruz. Ama muhalefet hangi hizmeti yapmış, bilemiyorum, göremiyorum. Şu anda da adaylarımızın açıklanmasıyla birlikte adaylarımız o illerde önümüzdeki döneme yönelik ne gibi projeler inşa edecekler, şu anda ne durumdayız bunların hepsini gayet güzel bir şekilde yani bu tanıtımla ilgili yapılacak lansmanlarda sunacaklar. Bunlarını bazılarına şahsen ben de katılacağım. Ama ilk etapta 4 veya 5 merkezde büyükşehir belediye başkanlarımızı, il belediye başkanlarıyla beraber tanıtmak, açıklamak istiyoruz."

Başbakan Erdoğan, bazı belediye başkan adaylarını belirlediklerini ifade ederek, "Şu anda büyükşehir belediyelerinden 22'sini belirlemiş vaziyetteyiz. İl belediyelerinden de 11'ini belirlemiş vaziyetteyiz. Bunları belirlerken temayül yoklamaları, anketleri, bunun dışında da o illerin milletvekilleri varsa bakan arkadaşlarımızın kanaatlerini almak suretiyle. Böyle geniş tabii temayül yoklamalarını daha da işi geniş tutuyoruz, tatmin olmazsak bir kamuoyu araştırması daha yaptırıyoruz. Kamuoyu araştırmasının neticesine göre de nihai kararımızı veriyoruz. Bu akşam da bu programa kadar yine çalışmamız vardı, devam ettik. İnşallah Trabzon açılışlarından sonra tekrar çalışmalarımaz devam edeceğiz" diye konuştu.

Erdoğan, adayların açıklanacağı tarihe ilişkin de "Önümüzdeki haftadan itibaren peyder pey açıklamaya başlarız" dedi.

Başbakan Erdoğan, "Sizi en çok sevindirevcek il hangisi olur, seçimde. İzmir mi olur, Diyarbakır mı olur" şeklindeki soruya da  "Her yer" yanıtını verdi. (Ajanslar)