Rehber TV'ye telefonla bağlanan BDP'li Tan, geçen hafta meclis kürsüsünden yaptığı çarpıcı açıklamalarına yenilerini ekledi. Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde karışıklık çıkarmak, Kürt nüfusu yoğunluklu yapılanmaları birbiriyle çatıştırmak ve çözüm sürecini baltalamak niyetinde olan kişilerin hukuk dışı karanlık faaliyetler yürüttüğü gerçeğini dile getiren Altan Tan, İçişleri Bakanı Muammer Güler’i durumla ilgili bilgilendirdiğini ancak Güler’in konuya ilişkin herhangi bir açıklamada bulunmadığını, sessiz kalarak birçok soru işareti uyandırdığını belirtti.

90’lı yıllarda çok kötü günler yaşandığını ifade eden Tan, “Türkiye de ki tüm siyasi olayların çoğunun ortasındayım. Çok kötü günler yaşandı. 90’lı yıllarda PKK-Hizbullah çatışmaları bir şekilde yaşandı. Kim haklıydı kim haksızdı neler oldu hangi güçler devreye girdi. Maalesef bugüne kadar bunlar açık ve net olarak ortaya konulamadı. Onun içindir ki, devamlı hakikatleri araştırma komisyonu kurulsun deniliyor. Bu gün geldiğimiz noktada yine aynı tezgahlar yapılmak isteniyor. Özellikle de Kürt halkı birbirine kırdırılarak çözüm sürecinin ertelenmesi veya bulandırılması hedefleniyor.” dedi. 

Türkiye Devleti Ya Çok Zavallı Ya da Olayların İçerisinde Parmağı Var

Geçtiğimiz hafta mecliste yaptığı konuşmaya değinen Tan, “Bu yaptığım konuşma bir açıklama değildi. Meclis genel kurulunda konuşma yaptığım sırada Adalet bakanı ve diğer bakanlarda ordaydı. Şunu söyledim, içişleri Bakanı Sayın Muammer Güler ile Batman olayları olduktan sonra görüştüm.

Dedim ki, Sayın Bakanım Batmanda bir olay var. Hüda Par çevreleri ısrarla biz yapmadık diyor. Fakat belli bir çevrede bunların yaptıkları konusunda ısrar ediyor. Yine aynı şekilde Yüksekova’da Mustazaf-Der üyesi bir kişi öldürüldü. Bu iki cinayeti de aydınlatmadığınız müddetçe, devlet zan altındadır hükümet zan altındadır. Yüksekova’daki cinayetin katillerini bütün bilgi ve belgeleriyle kamuoyunun önüne koymanız lazım. Batman’daki cinayet ide aydınlatmanız lazım.

Eğer bunu aydınlatamıyorsanız, Ya Türkiye Cumhuriyeti çok zavallı elinden hiçbir şey gelmeyen Hakkari’de, Batman’da, Diyarbakır’da,  Şırnak’ta neler olduğundan haberi olmayan bir devlet. Ya da her şeyden haberiniz var fakat bizzat olayların içindesiniz. Onun için mutlaka bunları aydınlatmanız gerekir dedim ısrarla.” ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanlığı Net Bir Tavır Ortaya Koymuyor

Bölgede vuku bulan karanlık olayların aydınlatılmasına yönelik çeşitli girişimlerde bulunduğunu belirten Tan, bu güne kadar Yüksekova ve Batman’da yaşanan cinayetlerle ilgili olarak İçişleri Bakanlığı’nın net bir tavır içinde olmadığını söyledi

Siyasetçilerin görevlerinden birinin de çözüm üretmek olduğuna vurgu yapan Tan, “Şimdi siyasete gelince ister BDP’li olsun ister HÜDA PAR lı olsun ister AK Partili olsun. Biz siyasetçilerin görevi çözüm bulmaktır ve ateşin üstüne su dökmektir. Biz açıklamalarımızla beyanatlarımızla, tehditkar ve tahrikkar olursak kışkırtıcı bir dil kullanırsak bu bize hiçbir fayda vermez. Onun için siyasetçilerin daha düzgün bir dil kullanmaları gerekir.” açıklamasında bulundu.

HÜDA PAR’ın Ortak Komisyon Önerisi Değerlendirilmeli

HÜDA PAR yetkililerinin olayların açığa çıkarılması için gündeme getirdiği Ortak Komisyon isteğini de değerlendiren Tan, “Hüda Par’ın bu olayları açığa çıkarmak için komisyon isteğine de cevap vermek lazım. Çünkü eğer gerçekten samimi bir şekilde bir komisyon kurulup ta bu olaylar aydınlatılabilirse çözüm kolaylaşır ve bu manipülasyonların enfeksiyonların önüne geçilmiş olur.  Bizim görevimiz barış olmalı. Kürtlerin Müslümanların birlikteliği olmalı.” şeklinde konuştu.

İçişleri Bakanı’nın Sessizliği Ürkütücü

Kendilerini Polis olarak tanıtan kişilerin bölgede ajanlaştırma faaliyetleri yürüttüğü gerçeğine değinen Tan, “İçişleri bakanına sordum dedim ki bölgede polisin ajanlaştırma faaliyetleri yaptığı İslami grupların içine de PKK’nin içine de sızarak karşılıklı çatışma ortamı meydana getirdiği söyleniyor. Bu konuda neler biliyorsunuz ve neler söyleyeceksiniz.

Maalesef bakan bu konuda hiçbir şey söylemedi. Vardır da demedi. Yoktur da demedi. Konuyu geçiştirdi başka konuları konuştu. Ve bu bizim endişelerimizi daha da arttırıyor. Çünkü suskunluk çok kötü. Bir bakan ya var demelidir, yad yok demelidir. Ya da araştırıp ortaya çıkaracağız demelidir. Fakat Bakan’ın hiçbir şey söylememesi endişelerimizi şahsen benim endişelerimi daha da arttırıyor.” diyerek İçişleri Bakanının olaylara duyarsız kaldığını yada bilinçli bir şekilde olayların aydınlatılmamasına yönelik çaba gösterdiğine vurgu yaptı.

‘Tutuklu BDP Vekillerine Ayrımcılık Uygulanıyor’

Program Moderatörü Yunus Emiroğlu’nun Ergenekon sanığı Mustafa Balbay’a tanınan hakkın tutuklu BDP milletvekilleri için neden işletilmediği sorusunu cevaplayan Altan Tan,  bu soruya tek bir cevap verilebileceğini belirterek Türkiye’de hukukun keyfiliğine vurgu yaptı. Türkiye’de hakim ve savcıların siyasi kararlar verdiklerine değinen Tan, Hüküm giymiş olmalarına rağmen Tutuklu bulundukları cezaevinden milletvekilleri Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay’ın tahliye edildiklerini buna karşın BDP’li Milletvekillerinin hüküm giymemiş olmalarına rağmen keyfi uygulamalardan dolayı içerde tutuklu bırakıldıklarını söyledi.

Binlerce İnsan Keyfi Uygulamaların Mağduru Olarak Cezaevlerinde

“ Salih Mirzabeyoğlu’ndan KCK davalarına, Hizbullah davalarına kadar yüzlerce binlerce insan keyfi yargılamalarla bir şekilde içerde tutuluyor. Bu da Türkiye’nin bir gerçekliği.” diyen Tan, Türkiye’de derin bir yapılanmanın olduğu iddiasında bulunarak, “Derin yapılanmalar dönem dönem kendi siyasi çıkarlarına göre Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren hep süregelen operasyonlar yapıyor.” değerlendirmesinde bulundu. 

‘Devlet Kendi İçerisinde İktidar Savaşları Yapıyor’

Develtin içinde birbirinden farklı yapılanmaların olduğunu söyleyen Altan Tan, göz önünde olmayan devletin arka birimlerinde ciddi anlamda iktidar savaşlarının yaşandığını ifade etti.

Yaşanan iktidar savaşının sadece belediye seçimleriyle ilgili olmadığının altını çizen Tan, “Belediye seçimlerinden sonra Cumhurbaşkanlığı seçimi var. Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra da yeni başbakan ve iktiar belirlenecek Türkiye’nin önümüzdeki 10-20 yılı şekillenecek. Bu sadece Türkiye ile alakalı bir durum da değil. Türkiye’deki iktidar değişikliğine göre Ortadoğu politikası yani, ırak Suriye, İsrail, Kürdistan politikaları, petrol, doğalgaz, su bunların tamamı şekillenecek. Tabiri caizse Türkiye üzerinden Dünya ülkeleri siyasi hesaplaşma içerisinde.” şeklinde konuştu. (Hürseda Haber)