Habertürk'te canlı yayınlanan Doğru Açı programına konuk olan Ahmet Taşgetiren, Gülen medyasının top yekün 17 Aralık operasyonuna sahiplenmesine dikkat çekerek, “Son dönemde hizmet hareketi AK Partiye karşı bir söylem geliştiriyor. Bunu söylemek istemem ama; görünen o ki geliştirdiği söyleme malzeme arıyor. Bu malzemelerin en sonuncusu da bu yolsuzluk operasyonu. Bakıyorum hizmet medyası işin motor görevini yapıyor. O zaman soruyorum, ‘hizmet hareketinin gündeminde yolsuzluk bu kadar mı vardı?’ Buna gerçekten şaşırıyorum” diyerek tepkisini ortaya koydu.

Yolsuzlukla Hesaplaşılsın

Yolsuzluklara karşı olduğunun altını çizen Taşgetiren, ‘Yolsuzluk kime bulaşmışsa ortaya çıkarılmasını istiyorum. Ama bu hereketle birlikte bir operasyonun devreye sokulmuş olması, AK Parti ile bir başka boyutta hesaplaşma çizgisine getirilmiş olması ve bunun içine ana rolun hizmet hareketine verilmesini çok sağlıksız bulmuyorum.“ değerlendirmesinde bulundu.

Kendisinin Gülen Hareketine çok yakın birisi olarak tanımlayan Taşgetiren, aynı zamanda AK Parti’nin Türkiye’nin bir kazanımı olarak değerlendirdiğini belirterek, şunları kaydetti: “Son 11 yılda Türkiye’nin elde tırmanmanın gözardı edilemeyeceğini düşünüyorum…

Ancak son dönemde, tam bir siyasi proje niteliğinde, mahalli seçimler öncesinde böyle ‘yolsuzluğa batmış bir hükümet’ imajı çıkarmak üzere bir proje ortaya konuluyor. Bunda da, Hocaefendi Pensilvanya’dan diyor ki; ‘Benim hiç alakam yok.’ Ama Türkiye’ye baktığımızda Hizmet medyasından Zaman ve Bugün gazetesi bütün sayfalarını bu siyasi projeye ayırarak katkı sunuyor..

Bu Hizmet’e yüklenmiş bir yüktür. ‘Operasyonu kim yürütüyor?’, ‘Her zaman doğru yapan savcılar yürütüyor.’ ‘Her zaman doğru hareket eden emniyet yürütüyor’ Ve bunlar bizim gazetelerin safyalarında yer verilerek sahiplenliyor. MİT karşı yürütülen operasyonuna bakıyorum, gazetelerimiz sahip çıkıyor. Niye sahip çıkıyoruz. Algı diyoruz ya, bazı odaklar oluşturmak ister, ama bize zemin hazırlarız. Eline malzeme veririz. Şu andaki görüntü devlet içinde devlet oluştuğu yönünde. Başbakan’da bunu dillendiriyor. Başbakan bunu boşuna mı söyledi? Ben daha soğuk kanlı bakmak lazım diyorum. Cemaat bir bedel ödüyor. Bana göre Moğolistan’da kendini adayan çocuk ödetmiyor. Bizim buradaki yanlışlarımız ödetiyor. Bu noktada hakikaten bir özeleştiri yapmak gerektiğini düşünüyorum." (Hürseda Haber)