Herkul.org sitesinde yayınlanan 'yolsuzluk' başlıklı konuşmasında Müslümanlara yönelik beddualar yağdıran Fetullah Gülen, her kesimden tepki ile karşılaşınca geri atmak zorunda kaldı.
''Bir tavzihte bulunmak istiyorum'' sözleriyle bedduasının çarpıtıldığını savunan Gülen, Başbakan Erdoğan'a göndermelerde bulundu.
Kendilerine, çete, şebeke, eşkıya denildiğini ve inlere sığınmış goriller, maymunlar gibi gösterilmek istendiğini belirten Gülen, "Betahsis “densiz” tabirini kullanmadım. Kimin “in”de olduğunu Allah görüyor. “Inlerdeki maymunlar, goriller, ayılar, sırtlanlar, yılanlar, çıyanlar gibi…” “In” deyince onlar anlaşılır. Bu türlü töhmetler, ittihamlar karşısında kalabilirler. Fakat böylesine seviyesizliğe böyle seviyesizce mukabelede bulunmamak lazım" sözlerini kullandı.
Gülen kendisini şöyle savundu;
"Bir tavzihte daha bulunmak istiyorum. Siz şahitsiniz ben burada dedim ki: “Eğer birileri.. biz de dâhiliz buna ve bize nisbet edilen insanlar da.. -nisbetleri ne kadar doğru.. şu arz ettiğim kategori içinde olabilir- ve bunların binde birini ben tanımıyorum. Eğer onlar ve biz, bir yanlışlık yapıyorsak, Allah’ın ahkâmına göre, Cenâb-ı Hakk’ın murâd-ı Subhânîsine göre, adalet-i Kur’aniye’ye göre, modern hukukun adalet sistemine göre, bir yanlışlık yapıyorsak şayet, topluma hıyanet sayılacak bir yanlışlık yapıyorsak şayet, geleceğimizi karartma adına bir yanlışlık yapıyorsak şayet, Allah evlerimize ateş salsın, bizi yerin dibine batırsın!..” Bir şeye güvenerek böyle dedim. Inanıyorum ki, sizin içinizde, şu farklı kategorilere rağmen, şu gayr-i mütecânis toplumun değişik kategorilerdeki farklı renk, desen, şekil ve şivelerine rağmen, böyle bir şeye sukût etmiş insan yoktur inşaallah ve dolayısıyla da inşaallah Allah onların evlerine ateş salmaz. Sonra da dedim: “Hakka ve hakikate karşı saygısızlığı kim yapıyorsa, harâmîliği kim yapıyorsa, hırsızlığı kim yapıyorsa, milletimizin halâsı adına, arınması adına, aklanması adına, aklık peşinde koşanların aklanması adına, Allah onların evlerine ateş salsın.” Ama görüyorum ki sadece bu son kısmı bir yönüyle Internette, “tweet”lerde, gazetelerde neşretmek suretiyle meseleyi çarpıtma hıyanetini irtikâb eden, kara ruhlu, kara düşünceli, kara vicdanlı, kara kalemli bir sürü kara-kapkara insan var. Meseleler böyle çarpıtılınca, bir kesime de meseleler öyle gidiyor; dolayısıyla toplumun değişik kesimleri birbirinden kopuyor ve uzaklaşıyor. Tavzihte bulunma lüzumunu hissettim; çünkü çirkin, densiz, seviyesiz bir iftira ve çarpıtmaydı.
Gülen emniyetteki değişikliklerden rahatsız
Kimsenin hıyanet ve denâetini deşifre etme gibi bir vazifemiz yok. Fakat birileri onu yapmışsa, yapıyorsa şayet, ele almışsa, üzerine yürümüşse, o da bizi aşan bir mevzu. O mevzuda müdahale etme durumunda değiliz. Elli defa değiştirmeden sonra, operasyondan sonra, hâlâ birileri çıkıp böyle yapıyorsa, deriz ki: “Ne yapalım değiştirdiniz, aynı adamlar aynı şeyleri yapıyorlar. Değiştiriyorsunuz yine aynı şeyleri yapıyorlar. Ne yapalım!..”
"Kimsenin bir Müslümanı kündeye getirme düşüncesi yok"
Kimsenin bir müslümana karşı -hafizanallah- çelmeye getirme, onu elenseye alma, onu kündeye getirme gibi bir düşüncesi yok. Allah herkesi istediği şeyde payidar eylesin. Daha ilerisine, daha ilerisine, daha ilerisine… Türkiye’de zirveyi tutmanın dışında, isterse Avrupa’da da zirveyi tutsunlar, Asya’da da zirveyi tutsunlar, Afrika’da da zirveyi tutsunlar; liyakatleri varsa ve mâşerî vicdanın kabulüne mazhar iseler olsunlar, öyle dua edelim. Allah payelerini artırsın, arş-ı kemalata yükseltsin onları.
"Kalben sizi duadan dûr ederler"
Yüreklerin toplu çarpmasını sağlamak lazım. Birine çete, birine eşkıya, birine “in”deki goril, maymun gibi bakarsanız, gönüller bu ölçüde yıkılırsa, bunlar bir yönüyle mantık ve maslahatın gereği iltizamlarını devam ettirseler bile kalben sizi duadan dûr ederler."
"Allah'ım Sen Onları Paramçarça Et!"
Diğer taraftan Fethullah Gülen'in, Türkçe başlayıp Arapça devam ettiği beddua, "Allah'ım Sen Onları Paramçarça Et!' dediği öürenildi. Arapça edilen bedduanın Türkçesi şöyle: "Allahım onları hezimete uğrat! Onları sars! Birlikleri boz! Onları paramparça et! Onları birbirlerine musallat et! Onlara karşı bize yardım et! Onları birbirlerine kırdır! Onlara karşı bize yardım et! Güçlerini birbirlerine karşı kullandır! Onlara karşı bize yardım et! Ey merhametlilerin en merhametlisi! Zatın hakkı için, sıfatların hakkı için, Esma-i Hüsna'n hakkı için, İsmi Azam'ının hakkı ve hürmeti için, Efendimiz Hazret-i Muhammed'in hakkı için, Katında şefaat yetkisi bulunanların hakkı ve hürmeti için, Ey Ekram ve Celal Sahibi!" (Hürseda Haber)


