Kutluay, “Vakfımızın Suriye halkına yardımlarının koordine edildiği Kilis ofisimize hukuksuz bir operasyon düzenlenmiştir.” dedi.
Operasyonun Kilis ofisimizde çalışan bir İHH personeliyle ilgili olarak yapıldığı söylendiğini belirten Kutluay, “Her ne hikmetse kişinin evine değil de İHH ofisine gelinmiş ve İHH’nın bilgisayarlarına el konulmuştur.” diye konuştu.
Kutluay şöyle devam etti:
“İHH ofisinde ve aynı yerde bulunan Katar Kızılay’ına ait olan mekanlarda yapılan usulsüz aramalarda personel dışarı çıkartılarak hiçbir personelin, üçüncü bir gözün görmediği, şahit olmadığı şekilde aramalar yapılmıştır.
İHH’ya ve Katar Kızılay’ına ait olan bilgisayarlara hukuksuzca el konulmuştur. Avukatlarımız tarafından yapılan itirazlara rağmen usuli işlemler gerçekleşmemiştir.
Kurumumuz bu saatten itibaren bu usulsüzlükle oluşan eklenebilecek aleyhe hususların da kaybolacak lehe hususların da sorumluluğunu emniyet amirlerine ve savcıya yüklemiştir.”
Operasyonun uygulanma şeklinin uzun süredir İHH’yı El Kaide ile irtibatlandırma çabasının bir sonucu olduğunu kaydeden Kutluay, “Direkt İHH'ya -tüm planlamalara rağmen- suç atamayanlar bir İHH personelini hedef alarak ve bu personelin üzerinden İHH’yı bağlantılandırmaya çalışmaktadır.” diye konuştu.
Yaşar Kutluay, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Biz İHH olarak gerek başkanımız Bülent Yıldırım, gerekse yönetim kurulu üyelerimiz, bu süreç içerisinde defalarca bize yapılan tehditleri, savcılıklardan gelen tehditleri, 'El Kaide bağlantılarını ortaya çıkaracağız' demeleri ve bunlarla İHH'yı susturmaya ve Suriye çalışmalarından el, etek çektirmeye çalışmalarıyla alakalı defalarca basına bilgi vermiştik. Son zamanlarda Türkiye'de çok kirli bir operasyon yürütülüyor. Bu operasyonun içerisinde sadece İHH yok. Burada Türkiye'nin gelişen, güçlenen bütün kurumlarına, bütün organlarına bir saldırı var."
AMAÇ İHH'YI EL KAİDE İLE İLİŞKİLENDİRMEK
Kutluay, olayların İsrail Başbakanı'nın "İHH bizim için en büyük tehlikedir." yönündeki sözleriyle başladığını savunarak, "Tır ile yapamadıklarını, ellerine, yüzlerine bulaştırdıklarını şu an Kilis ofisimizi hukuksuz bir şekilde, bir kişi üzerinden koca bir ofisi basarak, hukuksuz bir şekilde yürütmeye çalışıyorlar. Şu an için yapılan bütün aramalarda ki bunları kabul etmiyoruz, hiçbir suç unsuruna rastlamadılar. Ama amaç zaten bu değil. Amaç 'İHH'nın El Kaide bağlantısı var' diyerek, Türkiye'de İHH'yı bir terör örgütü yapısıyla ilişkilendirmeye çalışmak ve bu algıyı yaratmaktır." ifadelerini kullandı.
Kutluay konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Buradan ilan ederiz ki;
İHH, Suriye halkına yardım etmekten, mazlumların yanında olmaktan asla vazgeçmeyecektir. İHH, 20 yıllık ve Türkiye halkı ile beraber dünyanın dört bir yanındaki vicdanların, yetimlerin kurumudur. Hiçbir örgüte, hiçbir devlete, hiçbir hükümete bağlı değildir. İradesi de idaresi de kendi yönetim kuruluna aittir. Mavi Marmara’dan sonra İHH, İsrail, Neoconlar, Suriye’ye yardımın kesilmesini isteyenler ve bunların yerel işbirlikçileri tarafından hedef alınmıştı. İHH hakkında bu operasyona ve bu hukuksuzluklara imza atanlar da bu amaca hizmet etmektedirler. İsrail Dışişleri Bakanı Liberman’ın “İHH İsrail için büyük bir tehlikedir” derken esasen bunu net bir şekilde açıklamıştır. Neye, kime, nereye hizmet ettiği açık olan bu ahlaksız operasyona karşı her tür hukuk yoluna başvuracağımız gibi yardımlardan hiçbir şekilde geri durmayacağımız da buradan ilan ediyoruz.”
OPERASYONUN ARKASINDA GÜLEN CEMAATİ Mİ VAR?
Gazetecilerin ''Operasyonun arkasında Gülen cemaati mi var'' sorusuna İHH Genel Sekreteri Yaşar Kutluay şu cevabı verdi: "Adı zaten belli. Bir süredir yaşadığımız sıkıntılar belli. Bunu bütün medya zaten biliyor. İçindeki yapılar olabilir, farklı yapılar olabilir, orayı kullanan yapılar olabilir. Bizim bilgilerimiz hep o taraftan doğru geliyor, o taraftan saldırılar var. Bu konuda başbakanımızın açıklamaları var. Türkiye bunu en yetkili ağızlardan duymuş vaziyette.
Altı ilden yapılıyor bu operasyon. Araya da bir şekilde aynı TIR olayında olduğu gibi İHH’yı katmaya çalışıyorlar. Operasyon El Kaide ile alakalı. Bizim kurumumuza da yöneltmeye çalıştıkları iddia bu.
Şahsın evi ortadayken evine baskın yapılmıyor. Hala da personelin evi aranmış değil. Personel gelip kendisi teslim oluyor. Bu da garip bir şey. Aradığınız insanı farklı bir yerde arıyorsunuz. Tamamen bilinçli bir şekilde İHH’ya yapılan bir saldırıdır.
BU BASKIN HUKUKA AYKIRI GERÇEKLEŞMİŞTİR
Sabah saatlerinde yapılan baskının Van TMK 10’ncu maddesi uyarınca yapılan bir arama olduğunu ve 2012 yılında başlatılan bir soruşturma kapsamında yapıldığını belirten İHH Avukatı Uğur Yıldırım, “Bu kapsamda, Kilis ofisinde 9 aydır çalışan normal bir işçimiz ile ilgili kendisinin ev adresinin olduğu iddiasıyla, arama kararı henüz geldi. Bu arama kararında mahkemeye ilgili kişinin ev adresi olarak İHH Kilis Ofisi verilmek suretiyle, mahkeme yanıltılmak suretiyle alınan bir yargı kararıdır. Hukuka aykırılık buradadır. Bu kişinin MERNİS adresi vardır. Bu adreste karısı çocuklarıyla baktığı annesiyle beraber ikamet etmektedir. Bundan haberdar olan bu kişi, kendisi İHH ofisine gelerek teslim olmuştur. Ama bu kendilerine iletilmesine rağmen, bu aramayı yapan kişiler devam etmiştir” dedi.
BASKINDA AVUKATLARIN ARANMASI ENGELLENMİŞ
Sabah saat 6’da başlayan aramada, ilgili yetkililerin dışarı çıkartılarak avukatların da aranmasının engellendiğini belirten Yıldırım, “ Bize haber 7’ye 10 kala haber verildi, avukatlarımız 7.15’te dâhil olmuştur. Zaten dernekler hakkında ayrıca bir hâkim kararı olmaksızın arama yapılması mümkün değildir. Şöyle düşünün herhangi bir şirkette bir çalışanınızla ilgili arama kararı olsa dahi, o kişinin bilgisayarı odasında yapılması gereken arama tüm İHH’nın deposunda ofisinde, hatta Katar Kızılay’ının bulunduğu bölgede yapılmıştır. Normalde aksine delil bulunamayacağı zamanda bilgisayar kayıtlarına el konulurken ve bu kişinin bilgisayarı olmasına rağmen, masası belirtilmesine rağmen tüm bilgisayar toplanarak gidilmek istenmiştir. Buna itiraz edilerek, tüm şifrelerin açık olduğu, gerekli dataların burada alınabileceği ki arama yönetmeliğinde de bu şekildedir, ilgili polis arkadaşlar böyle bir teknik yapılarının olmadığı iddiasıyla bütün bilgisayarları toplayarak, merkezlerine götürmüşlerdir” diye ifade etti.
'POLİSLER HAKKINDA SORUŞTURMA BAŞLATILDI'
Adalet Bakanlığı tarafından bu aramayı yapan polisler hakkında soruşturma başlatıldığını ifade eden Yıldırım, “ Bu olayla ilgili olarak İki savcı görevlendirilmiştir. Arama kararı normalde aramaya gelindiği esnada verilmesi gereken bir belgedir, biz aramanın başlamasından 5 dakika önce ancak ulaşabildik. Kilis Emniyeti’nin dahi bu operasyondan haberi yoktu” dedi. (İLKHA / Hürseda Haber)






