Dumanlı, Samanyolu televizyonunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan alehinde ağır benzetmelerde bulundu. Başbakan'ın Haşhaşiler açıklamasından alınan Dumanlı, Erdoğan'ın tavırlarına ilişkin 'Yezid' benzetmesi yaptı.
Yezid İstanbul'a Geldi
İslam Ümmetine Kerbela acısını yaşatan, Peygamberimizin torunu İmam Hüseyin'i (r.a) şehid eden Yezid'i örnek gösteren Dumanlı, Yezid'in Eyüp El Ensari ile İstanbul'u kuşatmaya bile geldiğini, fakat yanındakilerin yönlendirmesi ile hatalar yaptığını anlatmaya çalıştı. Başbakan Erdoğan'a hakarete varan benzetmesini sürdüren Dumanlı şunları söyledi: "Yezid 3 yıl yönetimde bulunmuş bir adamdır. 3 yılında kahraman olmuş bir adamdır. Hakkaniyet ve adaletten ayrılmasaydı İslam tarihi onun hakkında bambaşka bir şey yazacaktı. O zaman siyasetinin merkezinde oturan goygoycular Yezid'i doldura doldura bir yere getirdiler. Benim korkum şimdi de öyle bir hadisenin yaşanması" dedi.
Haşhaşin Benzetmesine Çok Alınmış
Özellikle Erdoğan'ın Devletin içine çöreklenen örgütü Haşhaşiler'e benzetmesinden çok alınan Dumanlı, şöyle devam etti: "Daha düne kadar hatta belki bugün de bir çok noktada sokakta çarşıda pazarda beraber olduğun insanlara bu sözleri nasıl söylersiniz? İnsanlar aynı şiddetle size cevap mı vermeli? Aynıyla ve misliyle verilecek cevap sizde de büyük hayal kırklığına yol açmaz mı? Araya bu kadar ihtilaf sokmanın araya bu kadar fitne sokmanın araya bu kadar korkunç benzetmelerle tedavisi ve sarılması mümkün olmayan yaralar açılmasının sosyolojik boyutu hiç mi düşünülmüyor, dini boyutu hiç mi düşünülmüyor, siyasi boyutu hiç mi düşünülmüyor bilemiyorum.
Erdoğan Gülen'den Görüşme Talebinde Bulundu
Bir şeylere kızgın olabilirsin, ben de kızgınım. Ama hakkaniyetten ayrılmamak lazım. Bunlar çete ise, daha düne kadar hep beraber çalışıyorduk demezler mi? Mayıs ayında Hocaefendi'yle görüşmek istemediniz mi? Sonra Hocaefendi ile görüşme vaki olmayınca sayın Bülent Arınç'ı bir elçi olarak göndermediniz mi? Sayın Bülent Arınç'ın söylediği sözler ortada. -"Başbakanımızın selamlarını ilettim dualarını ve emirlerini bekliyoruz dedim."- Daha düne kadar dua ve emir beklenen Fethullah Hocaefendi hakkında söylenen sözler, daha Türkçe Olimpiyatları'na geleli ne kadar oldu. Tükçe Olimpiyatları'nda siz Anadolu'nun yağız delikanlıları dünyanın dört bir tarafına dağıldınız, barış çiçekleri açtınız gibi bir çok insanın söylediği sözleri bugün dönüp bambaşka bir yere taşımak, bambaşka bir ifadeyle insanları karalamaya çalışmak Vallahi de Billahi de vicdanları yaralar.
Üstü Kapalı Tehdit
Sokağı radikalize ettiğiniz zaman, o insanları tutamayabilirsiniz. İki bu kadar sert konuşursanız, başkası da size Allah korusun Harici derse, ne diyeceksiniz? Onu da tasvip etmem. Bunun sonu nereye varacak? Başbakan'ı tanıyan bir insan olarak, artık yeter, elimizi vicdanımıza koymalıyız. Bu kadar vebal almaya gerek yok.
Bıçak Kemiğe Dayandı
Hukuk işler diyoruz ama şu an hukukun işlediği yok. Başbakan'ın İmam Hatip programında söylediği şeyler ortada. Neyini düzelteyim ben bunu? Beddua beddua... Şartlı beddua bu bedduaysa... Yüreğin yetiyorsa amin de. Peygamber Efendimiz de beddua etti, Hazreti Hasan ve Hüseyin'i birer kucağına aldı. Ben yalan söylüyorsam bizi, siz yalan söylüyorsa sizi dedi... Ben komik buluyorum: Bedduaya lanet, duaya davet. Ee, sen de lanet ederek beddua ediyorsun. Kimse kimseye beddua etmiyor. İlla beddua edeceksen şartlı beddua et. Adamın burasına gelmiş, bıçak kemiğe dayanmış, ne yapsın.
Sandık Herşey Değil
Başbakan Oğlum da olsa diyor. Peki bunu insanlar nasıl anlayacak? Bunlar sıkıntılı konular. Bütün hesaplar seçime göre yapıyor. Sandık herşey değildir. Bir de amel sandığı var. Bu kadar sert bir dil kullanmanın gereği yok. Güya aklı başında adamlar İsrail diyor ya. Çok ayıp birşey. Elinde somut bir şey varsa çıkarırsın. Değilse, milyonlarca insana dış güçlerin maşası dersen, çok büyük vebal almış olursun. Milyonlarca insandan helallik almak zorunda kalabilirsin." (Hürseda Haber)



