Japonya’daki Fukuşima nükleer santralindeki risk düzeyi 7’ye çıkarılırken, Fransa da irtica risk düzeyini “burkalıyı gördüğün yerde yakala”ya çıkardı.
Böylece Japonya’daki nükleer kaza Çernobil ile aynı derecede riskli ve etrafa zarar verme ihtimali aynı şekilde yüksek. Laikliğin beşiği Fransa’da burka veya peçe takma da, din ve vicdan özgürlüğünü yasaklama eğiliminin Avrupa’ya yayılması açısından etrafa zarar verme riski büyük bir uygulama.
“İkisini kıyaslamak doğru mu?” diyeceksiniz.
Ölçekleri aynı olmasa da, birisi yüzbinlerce insanın hayatını diğeri ise Fransa’da 2000 civarında olduğu söylenen burka giyenlerin günlük hayatları ve kültürlerini etkiliyor. Ama asıl önemli tehlike her ikisinin de yayılma riskinin bulunması.
Fukuşima santralindeki risk düzeyinin yükseltilmesine bir çok bilim adamı itiraz ediyormuş. Zira 7. düzey “yaygın sağlık ve çevresel etkilere neden olacak şekilde büyük miktarda radyoaktif materyal yayılması”nı ifade ediyor. Yani çevredeki bir çok ülke de bu kirlenmeden etkilenecek.
Avrupa’da ilk olarak burka yasağı uygulayan ülke olan Fransa’da bundan böyle kamuya açık yerlerde kadınlar yüzlerini tamamen örtecek şekilde giyinmiş olarak gezemeyecek. Ancak polisin kamuya açık yerlerde zorla burkayı açtırma yetkisi yok. Şahsı karakola dâvet edip orada açtıracak, kimlik tesbiti yapacak ve 150 avro civarındaki para cezasını tahsil edecek. Asıl ceza ise kadını burka giymeye zorlayana verilecek: Bir yıla kadar hapis ve 30 bin avroya kadar para cezası.
Peki maksat ne?
“Yayılan radikal İslãmî eğilimler karşısında Fransız kültürünü korumak”.
Beş milyon Müslüman’ın yaşadığı ülkede yalnızca 2000 civarındaki burka giyen kadın Fransız kültürünü ortadan kaldırabilirmiş. Elbette burada burka ya da peçenin dinen zorunlu bir giyim tarzı olup olmadığını tartışmıyoruz. Konunun önemi; temel hak ve özgürlüklere saygıda zirvede olduğu iddiasında olan bir ülkenin, böylesine sınırlı sayıda insanın kullandığı burka için, kanunla bir özgürlüğü yasaklama yoluna gitmiş olması.
Sarkozy hükümetinin gelecek yıl ki seçimlere yönelik olarak halkta uyandırmaya çalıştığı haksız İslâm ve göçmen korkusunu kullanma kaygısı asıl sebep. Ülkede son aylarda önce laiklik elden gidiyor havası estirildi. Önceki yıllarda Müslüman göçmenlerin gerçekleştirdiği sokak gösterileri yüzünden tedirgin olan Fransız halkının oyunu almak isteyen Sarkozy şimdi bu oyunu sergiliyor. Bu olayın önemi ise ilk kez bir ülkenin böyle bir yasak koyması. İlginç olanı; Libya’da Müslüman hamisi kesilip Kaddafi’yi bombalamaya en önde koşan Sarkozy’nin kendi ülkesinde 2000 burkalı kadına tahammül edememesi.
(Yeni Asya)