Hamd alemlerin Rabbına selat ve selam resullerin incisi ve hatemine olsun.
{Yeryüzü şiddetle sarsıldığı zaman, yer tüm ağırlıklarını attığı zaman, insanlar bu yere ne oluyor dedikleri zaman. Zilzal 1-3}
Evet 1999 marmara depremini bende az çok hatırlayanlardanım. Gerçekten bütün depremler trajiktir fakat bu elli yılımızda en büyük depremlerden biri olduğu için Marmara depremide ülkede çok ses getirmişti. Osıralar mikrofunu kapan her uzman veya jeolog konuşuyordu, döküyordu, döktüroyordu. Efendim bir daha bu denli büyük bir deprem olabilirmi, bir dahaki deprem kaç şiddetinde olur, deprem riski olan bölgeler hangi yerler diye sorulara cevap veriliyor ve kehanetlerde bulunuluyordu.
O yıllarda yapılan yorumlarda, Konya deprem riski en az bölgeler arasında sıralanıyordu. Hatta o kadar aşırı özgüven oluşturulmuştu ki Konyalı deprem olacağını çok uzak bir ihtimal olarak görüyordu. Fakat gelin görünki, adına uzman jeolog densede bu insanların hesabıydı, elbette Allahın da bir hesabı vardı. Konya 10 Eylül den beri sürekli sallanıyor, taki bu yazımı yazdığım 1 Ekimin ilk saatleri dahil. 10 Eylül Perşembe akşamı, iftar dan hemen sonra ilk 4.5 depreminden hemen sonra uzmanlar bir daha böyle bir büyüklükteki deprem beklemediklerini söylediler.Ertesi gün sahurda sabah ezanlarıyla beraber Konya daha büyük bir şiddetle 4.7 ile sallandı. Demek bu işler tahmin işleri değldi.Çünkü 1 Ekime kadar onlarca kez artçı deprem meydana geldi.
Bununla Allahu Teala insanların deprem olmayacak diyen ezberlerini, ve uzmanlarında gaybı bilmediklerini ortaya koymuş oldu. Her depremin olduğu gibi, Konya depreminin muhakak büyük hikmetleri ve ikazları olmuştur. Çünkü Konya Türkiye de muhafazarlığı ile bilinen nadir kentlerden biridir. Bununla beraber dışı seni yakar, içi beni misali, Konya da günden güne diğer büyükşehirler deki gibi yozlaşmaya ve ahlaki yönleri zayıflamaya başladı. Daha önce Ramazan aylarında açık resturant ve lokanta vb. bulunmazken bu yıl açmayanlar nerdeyse azınlıktaydı. Açık lokantaların ızgara dumanını cadde ve sokaklara tüttürmesi Konya ya hiç yakışmadı. Allah sevdiği kulları ve yurtları dünyadayken musibetlerle uyarır ya, bu gibi afetler de inşallah üstadımızın dediği gibi rahmet veya şefkat tokatları hükmüne geçmiştir, tabi ibret aldıysak.
Allahu alem Konya depremi üç sınıf insana şunları anlatmak istemiştir.
1-Günahkarlara ki bunlara bir uyarı ve ikazdır.Allahu Teala gafletten ve delaletten uyansınlar diye, onları bu depremle silkelemiş ve inşallah kendilerine gelmelerini sağlamıştır.
2-Alimlere ki bu alimler toplumun huzur ve güven sigortalarıdır. Onların daha çok gayrete gelmesine, ateşe koşan bu yeni nesli kurtarmak için, daha fazla emril bil maruf ve nehyil anil münker yapmalarını sağlayacaktır inşallah.
3-İslami cemaatleredir ki,Konya gerçekten bir cemaat cennetidir. Türkiye de en fazla İslami cemaat ve sivil toplum kuruluşu Konya da barınmaktadır. Ancak gelin görün ki uhuvvet ve muhabbetleri şaşırtıcı derecede azdır. Ayrıca bu camialar aynı havayı tennefüs etmelerine rağmen, birbirlerine çok uzaktırlar. İletişim ve diyalogları hemen hemen yok denecek kadar azdır. Allahu Tealadan dileğimiz bu müsibetleri vesile kılarak, mümin camiaların ülfet ve muhabbetlerini ziyadeleştirmesine, ve cemaatlerin de bu şuura katkıda bulunmasını temenni ediyoruz.
Not-Ayrıca yazılarımızı değerlendiren ve bizi yazı yazmak için şevklendiren, Hürseda ya ve ekibine teşekkür ediyorum, ve yayın hayatlarında Rabbimden istikamet diliyorum…
HAMZA İRASUL / Hürseda Haber