Siyonist rejime mali ve askeri yardımlarda hiçbir sınır tanımayan Amerika, bu rejime yaptığı yardımları hiçbir şarta bağlamamaktadır. Siyonist rejimin askeri bütçesinin büyük bölümü Amerika Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından karşılanmaktadır. Siyonist rejimi doğal müttefiki gören Pentagon, Ortadoğu’da menfaatlerini koruduğunu iddia ettiği bu rejimin başka ülkelere muhtaç olmasına izin vermemektedir.

Onlarca yıldır, özellikle de altı gün savaşının yapıldığı 1967 yılından itibaren ABD’nin Ortadoğu siyasetinin merkezinde Siyonist rejimle ilişkileri yatmaktadır. Siyonist rejime yönelik sınırsız destek, bu rejime büyük miktarlarda ekonomik ve askeri yardımlarda bulunma, sadece Arap ve İslam dünyasının tepkilerine yol açmakla kalmadı, aynı zamanda ABD ve birçok müttefikinin güvenliklerinin tehlikeye düşmesine de yol açtı.

Amerika, arkasında yoğunca diplomatik ve basın desteği bulunan bu büyük çaplı desteği hangi mantıkla gerçekleştirilmektedir?

Bu ikili arasındaki bağlılıkların müşterek menfaatleri esasına dayandığı farz edilebilir. Ya da ahlaki gereklilik, ABD’yi bu işe yönlendiriyor diye düşünülebilir. Ancak bunların hiçbiri doğru değildir. Hiçbir yorum ve açıklama Amerika’nın Siyonist rejime sınırsız maddi ve diplomatik desteğini açıklayamaz.

Siyonist rejimin bütçesi, ABD kongresinde Cumhuriyetçi üyelerin yoğun telaş ve himayeleri sonucunda tayin edilmektedir. Siyonist rejime büyük miktarlarda askeri ve mali yardımların aktarılmasında Cumhuriyetçiler asli destekçilerdir. Bu kongre üyeleri, bu yolla Ortadoğu’da nüfuzlarını arttırdıklarını ve hedeflerini tutturduklarını iddia etmektedirler.

Siyonist rejime aktarılan askeri ve mali yardımların kesilmesi, bu rejimin zayıf düşmesine ve diğer başka ülkelere muhtaç olmasına yol açacak. Ve bu durumda Cumhuriyetçiler ciddi bir tehlike ile karşı karşıya geleceklerini düşünmektedirler. Örneğin eğer bu bağlılık Rusya tarafına kaysa, ABD’nin menfaati için tehlike çanlarının çalmasına yol açacak.

Siyonist rejim, mali açıdan Amerika’nın bütçesinden en fazla pay alan ülkelerin başında gelmektedir. Bush’un başkanlığının sön dönemlerinde Amerika’nın Siyonist rejime yardımları 30 milyar dolara ulaşmıştı. Bu son yılların en büyük yardım rakamıydı. 1979 yılında Mısır’la Siyonist rejim arasındaki anlaşmadan sonra Amerika, Siyonist rejime yardım oranlarında büyük miktarda artışa gitti. Yardımlar her zaman olduğu gibi kongrenin desteğiyle şekillendi.

ABD sultacılarının Ortadoğu’daki nüfuzu Siyonist rejimin yardımıyla gerçekleşmektedir. Bu mesele, Amerika siyasetinde ciddi bir etkinliğe sahip olan Siyonist rejimin lobileriyle yakından alakalıdır.

Bugüne kadar özel menfaatlere sahip Amerikalı siyasi gruplar Amerika’nın dış siyasetinde ciddi sapmalara yol açtılar. Ancak nüfuz sahibi hiçbir grup bu sapmayı Amerika’nın menfaatlerinden sapma noktasına kadar götürmedi. Amerika siyasetçilerinin en büyük yalanlarından biri ve bu ülkenin halkına empoze ettiği görüş Siyonist rejim ile Amerika’nın menfaatinin kâmilen aynı olduğu iddiasıdır.

Amerika’nın Siyonist rejime ardı arkası kesilmeyen askeri ve ekonomik yardımları, bu rejimin ABD’nin stratejik ortağı olmaktan çok daha öte bir konum teşkil ettiğini, Amerika’nın hayati menfaatinin bir parçası olduğunu ortaya koymaktadır. Boğuştuğu ağır ekonomik krizlere ve ödediği ağır bedellere rağmen Amerika hükümeti, Siyonist rejim söz konusu olunca yardımları her yıl daha fazla arttırmakta ve bütün bunları hiçbir karşılık beklemeden yapmaktadır. Amerika’nın farklı organlarından, özellikle de Pentagon’un bütçesinden ayrılan bu yardımlar gizli bir şekilde korunmaya alınmakta, bunları kimse kullanamamaktadır. Her yıl Siyonist rejime yapılan yardımlar üç milyar dolardan fazladır. Bu yardımlar yaklaşık her israilli için 500 doların üzerindedir.

Siyonist rejime yapılan yardımlar; askeri, ekonomik, muhaceret ve sığınma alanında işbirliği, ABD’ye bağlı okul ve hastanelerin bütçelerine yardım, çiftçilik, bilim, teknoloji… vb alanları kapsamaktadır. Bu yardım miktarlarının bir kısmı kongrenin bütçesinde belirginleşmiştir. Telaviv’in emrine verilen gizli yardımlar ise bütün bunların dışındadır.

1998 yılından sonra Siyonist rejim yılda yaklaşık iki milyar dolar silah yardımı, bir milyar dolardan fazla da ekonomik yardım alıyordu. 1999 yılında ABD ve Siyonist rejim arasında yardımlarla ilgili yine bir anlaşma yapıldı. On yıl için yapılan anlaşmada mali yardımlarda 120 milyon dolar azalma ön görülürken, askeri yardımlarda ise 60 milyon dolar artışa gidiliyordu. 2007 yılında ABD ile Siyonist rejim arasında on yıl geçerli resmi anlaşma yapılmış, yardım miktarı 30 milyar dolar olarak tespit edilmişti.

اریک کانتور» تنها نماینده یهودی

ABD meclisinde Cumhuriyetçi senatörlerden Eric Cantor, Siyonist rejime yapılan yardımlar hakkında şu önemli bilgileri vermektedir. Yahudi Telgraf Ajansı (JTA) Cumhuriyetçi üyeler tarafından idare edilmektedir, ABD’nin diğer ülkelere yardımını, ABD’nin bu ülkelere desteği esasına göre yönlendirir. ABD menfaatlerine uygun hareket etmeyen rejimlere ise herhangi bir yardım gönderilmez.

Bu, meclisin yetkisini kullanarak Amerika bütçesinden istediği ekonomik yardımları kararlaştırıp Amerika’ya bağlılıklarına göre ülkelere dağıtma yetkisine sahip olduğu manasına gelmektedir.

Cantor devamla şunları dile getirmektedir, Amerika bütçesinden önemli bir miktari ekonomik yardım adı altında israil hükümetine verilmektedir. Amerika bütçesinin bir bölümü İsrail için ekonomik yardım olarak belirginleşmiştir. Bu yardımların miktarı oldukça büyüktür.

Amerika seçimlerinin Siyonist rejime ekonomik yardımlarla ilgili bir etkileri yoktur. Çünkü bütçesinin bir miktarını İsrail için ayıran Amerika’da hiçbir kişi ya da kurumun buna karşı çıkması veya engellenmesi söz konusu değildir. Amerika bütçesinden başkanlık seçimlerine yönelik propagandalar için önemli bir miktar harcansa dahi İsrail’e yardım miktarı önceden tespit edilmiş olup özeldir. Bunun miktarında hiçbir değişiklik yapılmaz.

ABD senatosunun çoğunluğunu gerek Cumhuriyetçiler gerekse de Demokratlar oluştursun Siyonist rejime yapılan yardımlarda düşme bir yana sürekli yükselme görülür. Amerika’nın Siyonist rejimle ilişkilerinde bu durum sürekli devam etmiştir. Siyonist rejime yapılan yardımlar ister seçim propagandaları günlerine denk gelsin, isterse de barış ya da savaş ortamına denk gelsin, önceden tayin edilen bütçeyi hiçbir gelişme engelleyemez. Kısaca Amerika halkının vergileri doğrudan Siyonistlerin ceplerine akmaktadır.

Amerika’nın başından beri devam eden Siyonist rejimi destekleme siyaseti 1990’da artış göstermiş, 11 Eylül saldırılarından sonra çok daha fazla artmıştır. Her iki ülkenin İslam dünyası kaynaklı sözde terörist gruplar tarafından tehdit altında olduğu sık sık dile getirilmektedir. Filistinlilere yönelik siyasette Amerika, Siyonist rejimi sonuna kadar serbest bıraktı. Suriye gibi Siyonist rejime muhalif ülkeleri de baskı altında tutmaya çalışarak bu rejimin güvenliğini temin etmede yardımcı olmaktadır.

Siyonist rejime ekonomik yardımlarla yetinmeyen Amerika, bu eli kanlı rejime toplu katliam silahlarını vererek Siyonist rejimin cinayetlerine ortak olmaktadır.

22 günlük Gazze savaşında Amerika’nın en gelişmiş silahlarını özellikle de katliam silahları olan fosfor bombalarını kullanan Siyonist rejim, bu ölüm silahlarıyla yüzlerce Filistinlinin hayatını kaybetmesini, binlercesinin de yaralanmasına yol açtı. Amerika’nın en gelişmiş öldürücü silahlarının Siyonist rejim tarafından mazlum Filistinlilere karşı kullanılması Washington ile Telaviv’in ilişkilerinin boyutlarını hakkında yeterince bilgi vermektedir.

1967 yılında bizzat Amerika savaş uçaklarını kullanan Siyonist rejim, Amerika’nın gelişmiş silahları neticesinde Beyt-ül Mukaddes, Sina Yarımadası, Gazze Şeridi ve Golan tepelerini işgal etmişti.

Siyonist rejimin işlediği cinayetlerin tümünde destekçisi ve ortağı Amerika’dır. Hiçbir stratejik delil ya da ahlaki ıstılah Amerika’nın Siyonist rejime bu derece arka çıkmasını anlatamaz. Ancak Amerikalı siyasetçileri kontrolüne alan Amerika’daki Siyonist lobi, bu siyasetçileri Siyonist rejimin menfaatleri doğrultusunda istediği gibi kullanmaktadır.

Kaynak: Keyhan Gazetesi

Çeviren: Hanefi Aydın